Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2014/739
Karar No: 2015/2771
Karar Tarihi: 02.12.2015

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/739 Esas 2015/2771 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Dava kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak terkini istemine ilişkindir. Davacı idare zilyetlik tespit tutanağıyla belirlenen taşınmazların değerinin tespiti ile Hazine adına tescilleri ve yol olarak terkini talep etmiştir. Davalı önerilen bedeli kabul etmemiştir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, ancak Yargıtay'ın bozma ilamına karşı direnme kararı verilmiştir. Uyuşmazlık, kamulaştırma planında belirtilen taşınmaz üzerinde bulunan yapının değeri tespitinde, yapı birim fiyat listesine göre belirlenen değere endeks ilavesi yapılıp yapılmamasıdır. Kamulaştırma Kanunu'nun 11. maddesinde taşınmazın cins ve nevinin, yüzölçümünün, kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurların, her unsurun ayrı ayrı değerinin, kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerinin ve özellikle yapılarda resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarının ve yıpranma payının, ayrıca bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçülerin esas alınarak bedel takdiri gerektiği öngörülmüştür. Anayasa'nın 46/1. m
Hukuk Genel Kurulu         2014/739 E.  ,  2015/2771 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki "kamulaştırma bedelinin tespiti ve yol olarak terkini" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Borçka Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 12.07.2011 gün ve 2011/54 E.- 2011/158 K sayılı kararın incelenmesi davacı idare vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 10.04.2013 gün ve 2013/2779-6810 E. K. sayılı ilamı ile;
    (…Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanunu"nun 19. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmazların davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
    Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
    Arazi niteliğindeki taşınmazlara gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
    1)Kamulaştırma planında 66 parsel numaralı olan taşınmaz üzerindeki binanın değeri tespit edilirken Çevre ve Şehircilik Bakanlığının değerlendirme yılına ait Yapı Yaklaşık Birim Maliyet Fiyatlarına göre bulunan m2 bedellerinin bir sonraki yıl m2 birim fiyatlarını geçmeyecek şekilde değerlendirme tarihine eskale edilmesi gerekir ise de; dava konusu binanın özelliklerine uygun olan yapı sınıfının 2012 yılı için belirlenen 475,00 TL birim fiyatının, 2011 yılından daha düşük olması nedeniyle bina değeri eskale edilmeden hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde fazla bedele hükmedilmesi,
    2)Fen bilirkişi raporuna göre kamulaştırma planında 70 parsel numaralı olan ve tamamı kamulaştırılan taşınmazın yüzölçümü 6.888,66 m2 olduğu ve kamulaştırma bedeli bu rakam üzerinden hesaplandığı halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasına 6.891,43 m2 olarak yazılması,
    Doğru görülmemiştir...)
    gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemesince gerekçesi genişletilmek suretiyle bozma kararının 1 numaralı bendine yönelik önceki kararda direnilmiştir.


    HUKUK GENEL KURULU KARARI

    Hukuk Genel Kurulunca incelenerek kararın süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
    Dava, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak terkini istemine ilişkindir.
    Davacı idare, kamulaştırma planının 66, 69 ve 70 parselinde kayıtlı bulunan ve davalının zilyetliğinde olduğu zilyetlik tespit tutanağıyla belirlenen taşınmazların değerinin tespitleri ile Hazine adına tescilleri ve yol olarak terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.


    Davalı, önerilen bedeli kabul etmediğini savunmuştur.
    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davacı idare vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde yer alan nedenlerle bozulmuştur.
    Yerel Mahkemece, önceki hüküm gerekçeleri genişletilmek suretiyle bozma ilamının 1 numaralı bendine yönelik önceki kararda direnilmiştir.
    Direnme kararını temyize davacı vekili getirmiştir.
    Uyuşmazlık; kamulaştırma planında 66 parsel numaralı olan taşınmaz üzerinde bulunan yapının değeri tespit edilirken Çevre ve Şehircilik Bakanlığının değerlendirme yılına ait Yapı Yaklaşık Birim Maliyet Fiyatlarına göre bulunan m² bedellerinin bir sonraki yıl m² birim fiyatlarını geçmeyecek şekilde değerlendirme tarihine göre endeks ilavesi yapılması gerekip gerekmediği, varılacak sonuca göre fazla bedele hükmedilip hükmedilmediği noktasında toplanmaktadır.
    4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun değer tespiti esaslarını düzenleyen 11.maddesinde; taşınmazın cins ve nevinin, yüzölçümünün, kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurların, her unsurun ayrı ayrı değerinin, kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerinin ve özellikle yapılarda resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarının ve yıpranma payının, ayrıca bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçülerin esas alınarak bedel takdiri gerektiği öngörülmüştür.
    Kanunun lafzı ve ruhu göz önüne alındığında; ana ilke taşınmazın ve üzerinde bulunan muhtesatın gerçek değerinin tespit edilmesidir.
    Esasen, Anayasa’nın 46/1.maddesinde, “Devlet ve kamu tüzelkişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.” düzenlemesine yer verilmiş ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu Tasarısı gerekçesinde de, 11.maddede sayılan ölçütlerin Anayasa’nın 46. maddesindeki unsurlar göz önünde tutularak düzenlendiği belirtilmiştir.
    Anayasa’nın 46/1.maddesinde ifadesini bulan “peşin ödeme” ve “gerçek bedelden” neyin kastedildiğinin cevabı ise, Kamulaştırma Kanunu’nun 15/son maddesinde verilmiş ve anılan maddede, “Bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün esas tutulur.” hükmü öngörülmüştür.
    Öyle ise, kamulaştırılan taşınmaz ve üzerinde bulunan yapıların bedeli tespit edilirken, değerlendirmede idarece belgelerin mahkemeye verildiği; eş söyleyişle Kamulaştırma Kanunu"nun 10. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescil istemiyle davanın açıldığı günün esas alınması gerektiği açıktır. Ancak bu halde, Anayasal hüküm olan “kamulaştırma bedelinin gerçek karşılıklarının peşin ödenmesi” söz konusu olabilecektir.
    Bu açıklamalar karşısında; kamulaştırılan yapılara değer biçilirken, değerlendirme tarihindeki resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesapları ile yıpranma payı da göz önüne alınarak bedelin belirlenmesi; bu değerlendirmeler yapılırken, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı"nca açıklanan yapı birim fiyat listesi yılın tamamında geçerli olmak üzere saptandığı gibi, yıl içerisinde ilan edilen birden fazla yapı birim fiyat listesi bulunması halinde, en son fiyat listesine göre değerlendirme yapılması gerektiği, yapı birim fiyat listesi tüm yıl için geçerli olmak üzere belirlendiğinden anılan liste uyarınca tespit edilen değere ayrıca endeks ilavesi yapılmasının gerek ve mümkün olmadığı her türlü duraksamadan uzaktır.
    Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.12.2014 gün ve 2014/18-531 E. 2014/1089 K. sayılı ilamında da aynı ilkeler kabul edilmiştir.  
    Hal böyle olunca; Yerel Mahkemenin, dava konusu kamulaştırma planında 66 parsel sayısı ile gösterilen taşınmaz üzerinde bulunan yapı yönünden, davanın açıldığı 2011 yılının tamamında geçerli olan birim fiyat listesine göre belirlenen değere hükmetmesi gerekirken, davanın açıldığı 25.02.2011 tarihi itibariyle endeks artışı yapılmak suretiyle güncelleştirilmiş yapı bedelini belirleyen bilirkişi raporuna itibar edilerek fazla bedele hükmedilmesi isabetsiz olduğundan, yerel mahkeme direnme kararının açıklanan bu değişik gerekçe ile bozulması gerekmiştir.


    SONUÇ : Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan değişik nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 02.12.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi