
Esas No: 2016/2016
Karar No: 2018/5885
Karar Tarihi: 24.09.2018
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/2016 Esas 2018/5885 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.12.2014 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men"i kal ve tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine dair verilen 12.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, kira sözleşmesine dayalı kişisel hak nedeniyle elatmanın önlenmesi ve tazminat isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, ... Emlak Müdürlüğü ile yapılan kira sözleşmesi kapsamında davalı Rektörlüğün Mühendislik Fakültesi bünyesindeki "..." isimli işletmeyi işlettiğini, davalı idare tarafından 2014 Ağustos ayı içerisinde dava konusu işletmenin yanında bulunan alanda çalışmalar başlatıldığını, iş güvenliği nedeni ile işletmenin ana giriş-çıkış kapısı da dahil olmak üzere tüm çevresinin brandalarla kapatıldığını, bu nedenle davacının mağdur olduğunu, çalışmaların bittiğini, ancak keyfi uygulamanın ısrarla sürdürüldüğünü, işletmenin ana giriş-çıkış kapısı da dahil olmak üzere tüm çevresinin yüksek brandalarla kapatılması şeklindeki müdahalenin önlenmesine ve şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, HMK "nın 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK"nun 2/1 maddesinde “dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir. Görev kamu düzenine ilişkin olup mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması zorunludur.
Somut olayda; davacı kira sözleşmesine dayalı olarak davalıya karşı elatmanın önlenmesi ve tazminat isteğinde bulunmuştur. Kiralayan (dava dışı ... Emlak Müdürlüğü) davada taraf olmadığı gibi, uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklanmamaktadır. Bu durumda, uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklanan kişisel hakka dayalı elatmanın önlenmesi ve tazminat davası olduğu gözetilerek davanın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.
Mahkemece, davacının zilyetliğin korunması hükümlerine dayanılarak el atmanın önlenmesi ve tazminat isteğinde bulunduğu, 6100 Sayılı HMK"nın 4/c Maddesi gereğince zilyetliğin korunmasına ilişkin davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
24.09.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.