21. Hukuk Dairesi 2016/5934 E. , 2017/8056 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01.09.1986-1988 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı işyeri nezdinde 01/09/1986 tarihi ile 1988 yılı arasında geçen ve Kurum"a bildirilmeyen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, “davanın kısmen kabulü” ile yazıldığı şekilde davacının davalı işyerinde 01/09/1986-31/12/1986 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 01/09/1986 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin 24534 sicil no lu Vural Matbaası-... ünvanlı davalı işyeri tarafından davacı adına düzenlenmiş olup Kurum kayıtlarına intikal ettiği, 01/09/1986 tarihli ilk işe giriş tarihini gösterir sigorta sicil kartı örneğinin dosyaya sunulduğu, davacıya ait hizmet cetvelinde davalı işyerince herhangi bir hizmet bildiriminde bulunulmadığı, davalı işyerinin 01/06/1985-31/12/1986 tarihleri arasında matbaacılık faaliyetinden dolayı Kanun kapsamına alınmış olduğu, 01.08.1982 tarihinden itibaren davalı işyerinin matbaacılık faaliyetinden dolayı işe giriş bildirgesinde de bildirilen adreste kayıtlı olan vergi kaydının bulunduğu, bu faaliyetine ne zaman son verdiğinin Kurum tarafından belirtilmediği ve yine 01.09.1987-31.12.1987 tarihleri arasında davalı ..."ın vergi kaydının bulunduğu, 1985/1 ve 1986/2 dönem bordrolarının getirtildiği, yapılan kolluk araştırması neticesi ihtilaf konusu dönemde faaliyet gösteren işyerlerinin faaliyette bulunmadıkları, işyerlerine ait bilgilerin tespit edilemediğinin tutanağa bağlanmak suretiyle Mahkeme"ye bildirildiği, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporlarının dosyaya sunulduğu ve duruşmalarda davacı ve davalı taraf tanıkları ile davalı işyeri çalışanı olan bordrolu tanıkların dinlenmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; vergi kaydının bulunduğu sürelerde davalı işyerinin faal ve kapsama alınabilecek nitelikte olup olmadığı gözetilmeksizin, davalı işyerinin Kanun kapsamında kaldığı sürelerle sınırlı kalınarak ve ihtilaf konusu tüm dönemi kapsamayan yetersiz tanık beyanları esas alınarak yazılı şekilde hizmet tespitine dair karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davalı işyerinin 01.01.1987-31.12.1987 tarihleri arasında da faal ve kapsama alınabilecek nitelikte olduğunu belirlemeye yönelik 01.08.1982 tarihli vergi kaydının ne zaman sona erdiğini araştırmak, bulunması halinde işyeri ile ilgili olarak düzenlenen kira kontratını getirtmek, davalı işyerine ait belirtilen adreste bulunan elektrik, su, telefon abonelik kayıtlarını ve davalı işyerinin çalışma izni ve ruhsatını ilgili belediye ile diğer birimlerden sorarak tespit etmek, Matbaa olarak faaliyette bulunan davalı ... ve adrese göre işyeri ile ilgi olarak meslek kuruluşları nezdinde herhangi bir kaydın bulunup bulunmadığını araştırmak, davacının davalı nezdinde geçtiği iddia olunan hizmetleri ile ilgili olarak tanık beyanlarının yetersiz olması nedeniyle davacının çalıştığını iddia ettiği adreste Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit olunan kayıtlı çalışanları yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalı Kurum ile davalı işyerleri vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya ve davalılardan ..."a iadesine, 19/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.