15. Ceza Dairesi 2019/745 E. , 2019/965 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK"nın 157/1, 62, 52 ve 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Sanık ... ile hakkında verilen mahkumiyet hükmü daha önce kesinleşen diğer sanık ...’un birlikte hareket ederek, suç tarihinde müşteki...’den saman almak hususunda anlaştıkları, müştekinin suça konu samanları kantarda tarttırıp kamyonu ile sanıkların yanına geldiği, sanıklarında kamyonun samanı koyacakları yere giremeyeceğini söyleyerek, samanları diğer sanık ...’un kullandığı traktöre yükledikleri, diğer sanık ...’un bu samanları alarak olay yerinden ayrıldığı, sanık ...’in ise müşteki ile birlikte kamyonun ağırlığını tartmak için kantara gittiği sırada müştekinin yanından kaçarak uzaklaştığı, bu surette sanık ...’in hileli eylemlerle haksız menfaat temin ettiği, sanık ...’in ikrar içeren savunması, müşteki beyanı, teslim tutanakları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünde her hangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun"un 34 maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nın 253 maddesi ile 05/08/2017 tarih ve 30145 sayılı Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği"ne göre, soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması halinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Uzlaştırmacı uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Resmi mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır. Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafii ve vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır" hükümlerine yer verildiği,
Bu hukuksal bilgiler ışığında somut olay incelendiğinde, müştekinin kovuşturma sırasında alınan beyanında adres olarak “Karşı Ova Mahallesi No... Selendi/Manisa” adresini bildirdiği, hatta bu adresde müştekinin eşine de duruşma günü tebliğ edildiği, mahkemece dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra, uzlaştırmacı bilirkişi tarafından sanığın sorgusunda beyan ettiği adres yerine, “Turgutlu ve Selendi’de” bulunan başka adreselere uzlaştırma teklif formları gönderildiği, ancak uzlaşma teklif formları müştekiye tebliğ olunmadan merciine iade edildiği ve uzlaştırmacı tarafından da, başka her hangi bir araştırma yapılmadan, müştekiye ulaşılamadığı gerekçesi ile uzlaşma sağlanamadığını belirterek, hazırladığı tutanağı mahkemeye gönderdiği, mahkemece de usul ve yasaya aykırı olarak hazırlanmış tutanağa istinaden karar verildiğinin anlaşılması karşısında, müştekiye usulüne uygun olarak meşruhatlı tebligat yapılması ve 5271 sayılı CMK"nın 253 maddesi ile ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra, bozma sonrası uzlaşma isteğinde bulunan sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek, usul ve yasaya aykırı olarak yapılan uzlaştırma işlemlerine dayalı hüküm kurulması,
Kabule göre de,
Bozmaya konu edilen 04/10/2013 tarih ve 2008/339 E. - 2013/543 K. sayılı ilk hükümde, sanık ... hakkında, sadece hapis cezasına hükmedildiği, her hangi bir adli para cezası verilmediği, anılan bu hükmünde yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği de dikkate alınarak, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince, kazanılmış haklarının korunması gerektiği gözetilmeden, sanık ... hakkında adli para cezası hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..."in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.