15. Ceza Dairesi 2019/168 E. , 2019/969 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, iftira
HÜKÜM : Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık TCK"nın 158/1-f-son, 52, 58 ve 53 maddeleri gereğince, iftira suçundan TCK"nın 267/1, 53 ve 58 maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlarından, sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Sanığın yokluğunda verilen hükmün, bilinen en son adresine tebliğe çıkartıldığı, tebliğ yapılmaması üzerine aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 35. maddesine göre tebliğ yapılmak suretiyle hükmün kesinleştirildiği görülmüş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 10/2. maddesine göre bilinen en son adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde yer alan adresi araştırılarak buraya tebligat yapılması, bunun da bulunmaması halinde, kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan yasanın 35. maddesine göre tebligat yapılması, daha önce kendisine tebligat yapılan adresin de olmaması halinde ise, adres araştırması ile yeni adres tespitine çalışılıp, bulunamaması halinde ilanen tebligat yapılması gerektiği, en son bilinen adresine çıkartılan tebligatın iadesi üzerine, daha önce aynı adrese kanuni usullere göre yapılmış bir tebligat bulunmamasına rağmen, 7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 35. maddesine göre yapılan tebliğin hukuki geçerliliğinin bulunmadığı, aynı yasanın 32/2 maddesi gereğince usulsüz tebliğ halinde, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi kabul edilmesi gerektiği, bu bilgiler ışığında sanığa yapılan tebligatın usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın 09/10/2017 tarihinde yaptığı temyiz başvurusunun öğrenme üzerine ve süresinde olduğu, ayrıca 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK"nın 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde, bu talebi inceleme merciinin Yargıtay"ın ilgili dairesi olması karşısında, 23/10/2017 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun bulunduğu değerlendirilerek, bu ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede,
Sanık tarafından “Denizli iş ilanları” isimli internet sitesinde verilen ilanı gören katılan ...’in ilanda belirtilen cep telefonu numarasını aradığı, sanığın kendisini ... ismi ile tanıtarak nikah şekeri yaptıklarını, katılanın 100 TL para göndermesi halinde şeker yapımı için malzeme göndereceğini ve yaptığı şekerleri de daha sonra kendisinin satın alacağını söylediği, buna inanan katılanın sanığın banka hesabına 100 TL parayı yatırmasına rağmen bir daha sanığa ulaşamadığı, katılanın şikayeti üzerine, banka hesabı ve ilan verilen telefon numarası üzerinden sanığa ulaşıldığı, sanığın alınan savunmasında ilanda kullanılan ve eşinin adına kayıtlı bulunan cep telefonu hattını ve kendi adına bulunan banka hesabını kullanması için Sancaklı Bozköy’de oturan ... isimli kişiye verdiğini, kendisinin kullanmadığını savunduğu, bunun üzerine ...’in şüpheli sıfatı ile ifadesi alındığı, yapılan soruşturma neticesinde de ... hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, bu surette sanığın nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlarını işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda,
1) Katılan ...’in dosyaya sunduğu, 19/09/2016 havale tarihli dilekçesi ile “sanık tarafından banka hesabına 100 TL yatırıldığını” beyan etmiş olması ve banka hesap özetini sunması karşısında, nitelikli dolandırıcılık suçu açısından, 5237 sayılı TCK"nın 168/2 maddesi gereğince sanığın cezasında etkin pişmanlık indirimi yapılması gerektiği gözetilmeksizin, fazla ceza tayini,
2) Tekerrüre esas alınan, Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin ilamındaki hırsızlık suçunu işlediği tarihte sanığın 18 yaşından küçük olup, hükümde de TCK"nın 31/3. maddesinin uygulandığının anlaşılması karşısında, TCK"nın 58/5. maddesi gereği anılan ilamın tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
3) 5237 sayılı TCK’nın 267. maddesine göre; yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idarî bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişinin cezalandırılacağının hüküm altına alındığı, bu kapsamda, somut olayda, sanığın, hakkında yapılan şikayet üzerine alınan savunmasında suçta kullanılan telefon hattı ve banka hesabını Bozköy’de oturan ... isimli bir kişiye verdiğini beyan etmesi, kovuşturma aşamasında kollukça yapılan araştırmada Bozköy’de ... isimli başka kişilerinde bulunduğunun anlaşılması ve sanığın katılan ... hakkında adli soruşturma başlatılması amacıyla hareket ettiğine dair bir delilin elde edilemediği, dolayısıyla iftira suçunun kanunda aradığı yasal unsurlarının gerçekleşmediği tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, sanığın, iftira suçundan beraatı yerine, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.