Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/17579
Karar No: 2018/786
Karar Tarihi: 12.02.2018

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2015/17579 Esas 2018/786 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Dava, tapuda kamuya ait mera vasfıyla kayıtlı olan bir taşınmazın sınırlarının düzeltilmesi ve komşu taşınmazların bu alana dahil edilip edilmediği konusunda açılmıştır. Davalı mera parseli içerisinde kalan taşınmazın tespiti yapılmış ancak mülkiyet ihtilafı nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yönlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme kararında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi özetlenmiştir. Bu maddede, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerinde sınırlandırma, ölçü ve hesaplama hatalarından kaynaklanan eksikliklerin giderilmesi amacıyla yeniden kadastro yapılabileceği ancak mülkiyet ihtilafı yaşanması durumunda Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu belirtilmiştir.
16. Hukuk Dairesi         2015/17579 E.  ,  2018/786 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Uygulama kadastrosu sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda kamu orta malı mera vasfıyla kayıtlı bulunan eski 402 parsel sayılı 18.640.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 101 ada 365 parsel numarasıyla ve 22.234.012,53 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiş, bilahare itiraz üzerine komisyon kararı ile yüzölçümü 22.200.027,35 metrekare olarak düzeltilmiştir. Davacılar ... ve ..., uygulama kadastrosu sırasında, murisleri adına kayıtlı olup çekişmeli taşınmaza komşu ... Köyünde bulunan taşınmazların davalı mera parseli içerisine dahil edildiğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 101 ada 365 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü ve sınırları düzeltilmiş olarak uygulama paftasında olduğu gibi tapu kütüğüne aynen aktarılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 22/a maddesinde yer alan düzenlemeye göre, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan eksikliği görülen ve zemindeki sınırları gerçeğe uygunluk göstermediği tespit edilen kadastro haritalarının tekrar düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin sağlanması amacıyla tapulama ve kadastro görmüş yerlerde yeniden kadastro yapılabilirse de bu hallerde mülkiyet ihtilafı çıkarılamaz ve çalışmalar sadece taşınmazların geometrik durumlarını belirlemek üzere teknik çalışmalarla sınırlıdır. Somut olayda; davacılar ... ve ... vekili tarafından çekişmeli taşınmazın uygulama kadastrosunun askı ilan süresi içerisinde davacının murisine ait taşınmazların çekişmeli taşınmaza dahil edildiği ileri sürülerek dava açılmış, 16.02.2015 tarihli celsede ise davacı vekili; çekişmeli taşınmazların kadimden beri davacılar tarafından kullanıldığını belirterek mera parseli içerinde kaldığını ileri sürdükleri taşınmazın davacılar adına tescilini istemiştir. Dolayısıyla; davacı tarafından her ne kadar bölgede 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun (22/a) maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna ilişkin askı ilan süresi içinde dava açılmış ise de, uyuşmazlığın uygulama kadastrosundan değil, mülkiyet ihtilafından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Çekişmeli taşınmazın tesis kadastro tutanağı dava tarihinden daha önceki tarihte kesinleşmiş olup, kadastro tespiti kesinleşen taşınmazlar hakkında mülkiyet iddiası ile açılacak davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Hal böyle olunca; mahkemenin görevsizliğine, uygulama tutanağının aslının usulüne göre kesinleştirilme işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesine, kadastro tutanağının bir örneği içine konulmuk suretiyle dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesi"ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi