21. Hukuk Dairesi 2016/7810 E. , 2017/8242 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı Kurum işleminin iptaline, 10/04/2013 tahsis talep tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı kurumun tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyizine gelince;
Davacı, 10.04.2013 tahsis talep tarihinde SSK dan emekliliğine karar verilmesini, 23.01.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talebi kabul edilmediği takdirde 24.07.2014 tarihi itibariyle, son celsede ise dava tarihini takip eden 01.05.2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasını talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulu ile davacının yalnızca 506 sayılı yasa kapsamındaki hizmetleri ile 24.07.2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına müstahak olduğu davacıya tahsis tarihini takip eden 01.08.2014 tarihinden itibaren 506 sayılı yasa kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın Yasa"nın 60/G maddesine göre Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak, bu tarihten önceki süreler için ödenen Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir." Yasanın geçici 54.maddesine göre " 01/04/1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında 60 ıncı maddenin (G) fıkrası hükmünün uygulanmayacağı düzenlenmiştir.
Öte yandan, 506 sayılı Yasanın geçici 81. maddesinin....e bendinde 23.5.2002 tarihinde; Sigortalılık süresi 14 (dahil) yıldan fazla, 15 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 44 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 17 yıl (dahil) dan fazla, 18 yıl 6 aydan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 48 yaşını doldurmaları ve en az 5225 gün, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilecekleri düzenlenmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 10.04.1966 doğumlu davacı adına işe giriş tarihinin 27.07.1983 tarihi olduğu ve 27.07.1983- 30.09.2008 tarihleri arası toplam 7180 gün (4/a ) hizmeti bulunduğu ve 20.08.2013 tarihinde aylık talep ettiği, dava tarihinin 30.04.2014 olduğu, 01.10.2008 tarihi itibariyle bağkur sigortalılığının başladığı, tahsis talep tarihine kadar sigortalılığının devam ettiği ve prim borcu bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, 10.04.1966 doğumlu olan davacının sigortalılık başlangıcının 18 yaşını doldurduğu 10.04.1984 tarihi olduğu ortadadır. Davacının 506 sayılı Yasanın geçici 81/e maddesi kapsamına girdiği ve kendisine 25 yıllık sigortalılık süresi 48 yaşını doldurması ve en az 5225 gün, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunması şartı ile yaşlılık aylığı bağlanabilecektir. Dolayısıyla dava tarihi itibariyle davacının yaş ve prim ödeme gün sayısını doldurduğu anlaşılmakla davacının 30.04.2014 tarihini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığına karar verilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 maddesi gereği hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü;
Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine;
" 1- Davanın Kabulüne,
2- Davacının yalnızca 506 sayılı kanun kapsamındaki hizmetleri ile dava tarihi olan 30.04.2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına müstehak olduğu, davacıya tahsis tarihini takip eden 01.05.2014 tarihinden itibaren 506 sayılı yasa kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,
3- 5502 sayılı yasanın 36. maddesi uyarınca SGK harçtan muaf olduğundan aleyhine harca hükmedilmemesine,
4- Davacının yatırmış olduğu 18,40 TL peşin harç ve 18,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 36,40 TL harcın talep halinde kendisine iadesine,
5- Davacı tarafça yapılan 298 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının talepleri halinde kendilerine iadesine," tarih ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün değiştirilen ve düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 24.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.