5. Ceza Dairesi 2012/15284 E. , 2014/2090 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sanık ... yönünden nitelikli zimmet, sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık; sanıklar ..., yönünden denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete neden olma
HÜKÜM : Sanıklar ..., "nın denetim görevinin ihmaliyle zimmete neden olma suçundan beraetlerine, sanık ..."nin dolandırıcılık suçundan beraetine, nitelikli zimmet ve sahtecilik suçundan mahkumiyetine
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., hakkında denetim görevinin ihmaliyle zimmete neden olma, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçlarından verilen beraet hükümlerinin incelenmesinde;
Temyiz incelemesi sırasında UYAP ortamından temin edilen nüfus kayıtlarına göre hükümden sonra sanık ..."nin 22/08/2010 ve ..."nin 24/09/2011 tarihinde öldükleri; denetim görevinin ihmali ve dolandırıcılık suçlarının ise, 765 sayılı TCK"nın 203/1 ve 504. madde ve fıkralarında öngörülen cezalarının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık eklemeli zamanaşımına tabi olduğu, son suç tarihi olan 2004 ile inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşılmakla,
Sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322, 5237 sayılı TCK"nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK"nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davalarının ölüm ve zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞÜRÜLMESİNE,
Sanık ... hakkında zimmet ve sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun “lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul” başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, sanığın belgelerde sahtecilik yaparak nitelikli zimmet suçunu işlediği kabul edilerek 765 sayılı TCK"ya göre hüküm kurulması durumunda, ayrıca bu suçun unsuru niteliğindeki resmi evrakta sahtecilik suçundan cezalandırılamayacağı, buna karşın 5237 sayılı TCK"nın tercih edilmesi durumunda bu Kanunun 212. maddesinin açık hükmü karşısında nitelikli zimmet suçu yanında resmi evrakta sahtecilik suçundan da cezalandırılmasının gerekeceği ve 5252 sayılı Yasanın 9/3, CMK"nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün 765 sayılı TCK’nın 202/2, 80, 202/3 ve 5237 sayılı TCK"nın 247/1-2, 43, 248/1; 204/2, 43. maddeleri uyarınca ayrı ayrı hükümler kurularak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi zorunluluğuna uyulmadan yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
CMK"nın 2/e, 158/1 ve 160. maddelerine ve Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17/10/2006 gün 2006/5-165-213 sayılı Kararına göre soruşturmanın, “kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi” ifade ettiği ve adli soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk makamlarınca suçun işlendiğinin öğrenilmesiyle başlayacağı, buna göre 28/06/2007 tarihinde dava konusu olayın...Merkez Birliğince Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar edilmesiyle soruşturmanın başladığı, sanığın ise zimmetine geçirdiği kabul edilen 14.555,49 TL"yi soruşturma başlamadan önce idari tahkikat sırasında 27/04/2007 tarihinde ödediği nazara alınarak 5237 sayılı TCK"nın 248/1. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayini,
5237 sayılı TCK"nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçları işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezaların infazından sonra başlamak üzere hükmolunan cezaların yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii, katılan kooperatif vekili ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.