3. Hukuk Dairesi 2016/11291 E. , 2018/2972 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalının 28180 nolu tarımsal sulama abonesi olduğunu, abonelikten kaynaklanan borçtan davalının sorumlu olduğunu, ödenmemiş fatura borçlarının tahsili amacıyla davalı (borçlu) aleyhine ... 3.İcra Müdürlüğü"nün 2010/7312 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını ancak davalının (borçlu) takibe itiraz ettiğini belirterek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı; kendisinin 1999 yılından bu yana İstanbul"da ikamet ettiğini, davaya konu 24 Ekim 1997 tarihli tarımsal sulama aboneliği ve dava konusu borç ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, abonelik sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu abonelik sözleşmesindeki imzanın davalının el ürünü olmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen hükmün davacı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 19.12.2013 tarih ve 2013/15405 esas, 2013/18308 karar sayılı ilamı ile; uzman bilirkişi incelemesine dayanak yapılacak olan belgelerin dava konusu abonelik sözleşmesinin tanzim tarihinden önceki tarihleri taşıyan belge belge asılları olması gerektiği, buna göre mahkemece davalının sözleşme tarihinden önce resmi kurumlara vermiş olduğu imza örnekleri toplanarak imza incelemesi konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda anılan bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Adli tıp kurumu fizik ihtisas dairesinden aldırılan 08.03.2016 tarih ve 1104 sayılı rapora ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu abone sözleşmesindeki imzanın davalının eli ürünü olmadığı gerekçesi ile davanın reddine, asıl alacağın %40"ı olan 21.819,88.TL tutarında icra inkar tazminatının davacıdan alınıp davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı vekilinin kötüniyet tazminatına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
İİK 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez.
Somut olayda her ne kadar mahkemece, reddedilen alacak miktarı üzerinden davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş ise de, davacının icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğu ispat edilememiştir. Bu nedenle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tazminata karar verilmesi doğru değildir. Ancak, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK. 436/2 maddesi gereği düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan “Asıl alacağın %40"ı 21.819,88.Tl. İcra inkar tazminatının davacıdan alınıp davalıya ödenmesine” ifadesinin hükümden çıkarılarak yerine "Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,"" ifadesinin yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 6100 sayılı HMK"nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.