17. Hukuk Dairesi 2016/15535 E. , 2019/7234 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacılar vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü;
-K A R A R-
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkil ..."ın eşinin, diğer müvekkillerin ise anneleri olan ..."ın araç içinde yolcu olarak Siverek İlçesinden Şanlıurfa ili istikametinde seyir halinde iken tek taraflı olarak meydana gelen kaza sonucunda hayatını kaybettiğini, müvekkillerin destekçilerinin ölümünden dolayı ev hizmetlerinden yoksunluk zararı olarak desteklerinden yoksun kaldığını, müvekkillerin destekçisi müteveffa ..."ın içinde yolcu olarak bulunduğu aracın ... Sigorta A.Ş. şirketinin poliçesi ile sigortalandırıldığını, müvekkillerin destekçisi ..."ın kazada herhangi bir kusurunun olmadığını, bu nedenlerle belirsiz alacak davası olarak (ıslah ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) davalı ... AŞ"nin maddi tazminat ve poliçe limitiyle sorumlu olmak kaydıyla şimdilik; ... için 500,00 TL, ... için 500,00 TL, ... için 500,00 TL ve ... için 500,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini müvekkilleri davacı ... için 130.276,38 TL, davacı İbrahim için 1.460,10 TL, davacı ... için 5.497,57 TL, davacı ... için 5.851,53 TL olmak üzere toplamda 143.085,58 TL"ye yükseltmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, müvekkil şirket nezdinde trafik sigortası ile sigortalı olan aracın kaza yaptığını, sorumluluklarının şahıs başına 268.000,00TL ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, her ne kadar desteğin eşi olan davacı ... için iskontolu kazanç dönemi hesabı yapılmışsa da davacı ..."ın dosya arasına alınan nüfus kayıt örneği ile 01/06/2015 tarihinde evlendiği anlaşılmakla ilgili davacı bakımından evlendiği tarihe kadar yapılan hesaplama yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı ... için ıslah edilen kısmın kısmen kabulü ile 9.289,65TL"nin 500,00TL"lik kısmı için dava tarihinden, kalan kısmı için ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ... için talep edilen 5.851,43 TL"nin 500,00 TL"lik kısmı için dava tarihinden, kalan kısmı için ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ... için talep edilen 5.497,57 TL"nin 500,00 TL"lik kısmı için dava tarihinden, kalan kısmı için ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ... için talep edilen 1.460,10 TL"nin 500,00TL"lik kısmı için dava tarihinden, kalan kısmı için ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekillinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-6100 sayılı HMK’nin belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesinde "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir.
2918 sayılı KTK.’nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir.
Aynı zamanda zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Davalı ... şirketine davadan önce başvuru yapıldığı dosyadan anlaşılmamakla, davalı ... şirketinin dava tarihinde temerrüte düştüğünün kabulü gerekir. Buna göre davalı ... de dava dilekçesi ile talep edilen ve ıslaha konu edilen miktarlar yönünden zararın tamamı için dava tarihinde temerrüte düşmüş sayılır. O halde, davalı ... yönünden faiz başlangıcının asıl ve ıslah edilen kısım yönünden temerrüt tarihi olan dava tarihi olarak kabulü gerekir. Tüm tazminat miktarı için faizden sorumluluklarının başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekirken, ıslah ile arttırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden HMUK’nun 438/7. maddesi gereğince kararın bu kısım yönünden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasınındaki 1 nolu bendin çıkarılarak yerine; "Davanın Kısmen Kabulu ile;
A-Davacı ... için ıslah edilen kısmın kısmen kabulü ile 9.289,65 TL"nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine B-Davacı ... için talep edilen 5.851,43 TL"nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C- Davacı ... için talep edilen 5.497,57 TL"nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, D-Davacı ... için talep edilen 1.460,10 TL"nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 10/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.