7. Hukuk Dairesi 2014/4400 E. , 2014/10580 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Dörtyol 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 21/01/2014
Numarası : 2013/309-2014/20
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm taraf vekillerince süresi içinde temyiz edilmiş, davalı-karşı davacı vekili tarafından duruşma istemiş ise de; HUMK"nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı-karşı davacının tüm, davacı-karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının, davalı şirkette çalıştığını, işe girdiği tarihten 2008 yılı başlarına kadar sabah 08:00"dan, akşam 20:00- 22:00 arasına kadar çalışıp günde ortalama 4 saat ve üzeri fazla mesai yapmış olmasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin eksik ödendiğini, ayrıca hakarete maruz kaldığını, bunun yanında işyerinde çalışma şartları, işçi sağlığı ve iş güvenliğine uygun olmayıp, koruyucu malzeme olarak verdikleri iş elbisesi, baret, toz maskesi vs. çalışma şartlarına uygun olmadığını, bu nedenlerle iş akdini haklı olarak fesheddiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile fazla mesai ve aylık ücretinin tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini, karşı dava olarak da sebepsiz yere işten ayrılan davacı işçiden ihbar tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre davacının ödenmeyen fazla mesai ücretinin bulunduğu, bu nedenle iş akdini haklı olarak feshettiği, kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı-karşı davacının temyizi üzerine Dairemizin 03.06.2013 tarihli ilamı ile özetle, “...Somut olayda, Davacı taraf hak edilen fazla mesai ücretlerinin işverence ödenmediği iddiasındadır. Davacı tanıkları davalı şirkete bağlı işyerinde bazı bölümlerde 2"li bazı bölümlerde ise 3"lü vardiya sistemi uygulandığını belirtmişlerdir. Karara esas alınan bilirkişi raporunda hesap dönemi bakımından 2"li vardiya sistemi ile çalışma yapıldığından hareketle hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf ise işyerinin tümünde 3"lü vardiya sistemi bulunduğu ve fazla çalışmanın söz konusu olmadığını savunmaktadır. Davalı tanıkları davalı tarafı destekler ifadelerde bulunmuşlardır. Davalı vekilinin delilleri arasında işyerinde Bölge Çalışma Müdürlüğünce yapılan teftiş raporuna ait tek sayfalık fotokopi sunulduğu görülmüştür. Bu belgede ise işyerinde 1.1.2006 tarihinden sonra 7"li sisteme göre üç posta halinde çalışıldığı tespitine yer verilmiştir. Söz konusu teftiş sonucu düzenlenen rapor ve tanık anlatımları tam olarak örtüşmemekle işyerindeki çalışma düzeni hakkında tereddüt hasıl olmaktadır. Bu nedenle mahkemece davalı vekilince fotokopisi sunulan teftişe dair tüm rapor ve belgeler getirtilerek incelenmeli, gerekirse tanık ifadelerine tekrar başvurularak işyerindeki çalışma düzeni net bir şekilde belirlenmeli ve davacının fazla çalışma ücreti alacaklısı olup olmamasına göre akdin feshinin ne surette gerçekleştiği şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmelidir.
Mahkemece eksik araştırma ve yazılı gerekçe ile hüküm kurulması isabetsiz olup bozma nedenidir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyan mahkeme, iş müfettişinin raporunu getirttikten sonra ek rapor almış, davacının ödenmemiş fazla mesai ücretinin olmaması nedeni ile iş akdini feshinin haklı olmadığı, kıdem tazminatına ha kazanmadığı, karşı davanın ise kabulü gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen, karşı davanın ise tamamen kabulüne karar vermiştir.
Fazla mesai ücreti ihtilaflıdır.
Hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca getirtilen iş müfettişi raporuna göre, davalı işyerinde 01.01.2006 tarihinden itibaren 3 vardiya halinde çalışılmaya başlanmıştır. Mahkemenin benimsediği bozma sonrası alınan ek hesap raporunda da 01.01.2006 tarihinden sonra 3 vardiya halinde çalışılması, davacının 3 vardiyalı sistemde fazla mesai yaptığını yazılı delil ile ispat edememesi nedeni ile 01.01.2006 tarihinden sonraki dönem için fazla mesai ücreti hesap edilmemiştir. Zaman aşımından etkilenmeyen 21.06.2005-01.01.2006 tarihleri arasında istek dönemi bakımından ise, bazı aylara ait bordrolarda fazla mesai ücreti tahakkuk ettirildiği, bordroların bir kısmının imzalı, bazılarının imzasız olmakla birlikte imzasız bordroların teslimine ilişkin evrakta davacının imzasının bulunması nedeni ile bu dönem için de fazla mesai ücreti talep edemeyeceği belirtilerek hesaplama yapılmamıştır. Davacı vekili ek rapora bu dönem içinde kalan bordroları ve bordro zarfı temsil tutanaklarını ekleyerek bu döneme ait bazı aylarda fazla mesai tahakkuku bulunmadığını, biliirkişinin tek tek ay bazında inceleme yapması gerektiğini belirterek itiraz etmiş olup mahkemece davacı-karşı davalı vekilinin bu itirazı üzerinde durulmamıştır. 21.06.2005-01.01.2006 dönemi içinde kalan bordroların tetkikinde bazı aylarda fazla mesai ücreti tahakkuku bulunmadığı görülmekte olup davacı-karşı davalı vekilinin bu itirazı üzerinde durularak bu dönem içinde kalan tüm aylara ait bordrolarda fazla mesai tahakkuku bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, fazla mesai tahakkuku bulunmayan aylar bakımından davacı-karşı davalı iddiasını tanık ile ispat edebileceğinden tanık anlatımlarına göre tespit edilen süre kadar fazla mesai yaptığı kabul edilerek ücreti hesap edilmeli ve sonucuna göre fazla mesai ücreti, kıdem tazminatı ve karşı dava bakımından ihbar tazminatı talebi hakkında karar verilmelidir.
Kabule göre de, kararın gerekçe kısmında davalı-karşı davacının ihbar tazminatına hak kazandığı belirtilmesine rağmen karşı davada 1500,00 TL ücret alacağının hüküm altına alınması sureti ile hükümde karışıklığa neden olunması doğru olmamıştır.
O halde davacı-karşı davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı-karşı davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı-karşı davacıya yükletilmesine, 13.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.