19. Hukuk Dairesi 2017/5077 E. , 2019/1935 K.
"İçtihat Metni"19. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilince duruşmalı, davalılar ... ve ... vekilleri tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ..., davalı asil ..., davalılar ..., ..., ..., ... ve ... ... vekili Av. ... gelmiş olduğundan duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Mahkeme ilamı davalı ... vekiline 10.05.2016 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı ... vekilince temyiz dilekçesi 25.05.2016 tarihinde verilmiş, ancak nisbi temyiz harcı yatırılması gerekirken, maktu temyiz harcı yatırılmıştır. Çıkartılan muhtıraya rağmen de eksik harç ikmal edilmemiştir. HUMK’nın 432. maddesine göre temyiz süresi 15 gün olduğu gibi, harca tabi işlemlerde Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 1984/5 E.-1985/1 K. sayılı, 25.01.1985 günlü İçtihadı Birleştirme Kararında, harç alınmadan temyiz defterine kaydedilen dilekçeler için HUMK’nın 434/3. maddesindeki eksik harç ödenmesi halinde yapılacak işlemle ile ilgili kuralın benzetme yolu ile uygulanacağı belirtilmiştir. Eksik harcın süresi içinde ikmal edilmemesi halinde yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi,1.6.1990 tarihli ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre Yargıtay tarafından da karar verilebileceği benimsenmiş olduğundan, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz istemine gelince; Dairemizin 09.03.2017 gün, 2016/13745 E.-2017/1958 K. sayılı ilamı ile mahkeme kararını davalılar ..., ..., ... ve ... vekili sıfatı ile temyiz eden (temyiz dilekçesi sunan) Av. ...’e ait dava dosyası içinde adı geçen bu davalılar tarafından verilmiş bir vekaletnameye rastlanılmadığı bildirilerek, adı geçen bu davalılar tarafından Av. ...’e verilmiş usulüne uygun süre olarak geçerli bir vekaletnamenin eklenmesi istenilmiş, mahkemece anılan bu hususun ikmali için Av. ...’e ihtaratlı davetiye çıkartılmış, davetiye tebliğ olunmuş ise de, davalılar ..., ..., ... ve ... vekili sıfatı ile temyiz dilekçesi sunan Av. ... tarafından vekaletname sunulmamıştır. Bu durumda dava dosyasına davalılar ..., ..., ... ve ... vekili sıfatı ile yetkili vekil tarafından süresi içinde sunulmuş bir temyiz dilekçesi bulunmadığından, süresi içinde temyiz dilekçesi sunan Av. ... tarafından da vekaletname ibraz edilmediğinden, davalılar ..., ..., ... ve ...’in temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... vekilinin temyiz istemi bakımından yapılan incelemede; davalı ...’in intifa hakkının terkin edildiği taşınmazın terkin tarihi itibariyle maliki olmadığı, taşınmaz maliklerinin ..., ..., ..., ..., ... ve ... olduğu anlaşıldığından, terkin tarihi itibariyle taşınmazın maliki olmayan davalı ...’in intifa terkin giderlerinden sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Davalı ... vekilinin temyizine gelince; dava konusu taşınmaz üzerine 18.10.2007 tarihli, 14872 yevmiye nolu resmi senetle üzerindeki ipotekler zikredilmekle birlikte 100.000,00 TL bedelle intifa tesis edilmiş, intifa hakkı sahibi 01.10.2010 tarihli, 11621 yevmiye nolu tescil işlemi ile lehine olan intifanın çıplak mülkiyet malikleri lehine bedelsiz olarak terkinini talep etmiş, gerçekte 100.000,00 TL bedelli olan intifanın değerini 2.030.000,00 TL (YTL’ye eş değer TL) olarak beyan ederek 120.582,00 TL terkin harcı ödemiştir. 100.000,00 TL bedelli intifa hakkının terkini için ödenmesi gereken harç 120.582,00 TL (YTL’ye eş değer TL) olamayacağından, davacının harca esas değeri hatalı olarak beyan etmesinden ortaya çıkan gereksiz ödemeden taşınmazın çıplak mülkiyet sahipleri sorumlu tutulamaz.
Ayrıca taşınmaz müşterek mülkiyete konu olup, davalı ... gerçek terkin harcından kendi payına düşen miktar kadar sorumludur. Bu durumda mahkemece bu husus gözetilmeden davalı ...’in harcın tamamından müteselsilen sorumlu tutulması da doğru değildir.
Mahkemece yapılması gereken iş, ilgili tapu müdürlüğüne müzekkere yazılarak, 100.000,00 TL bedelli bir intifanın, terkin tarihi olan 01.10.2010 tarihinde terkini halinde ödenmesi gereken gerçek terkin harcı miktarı sorulup, bu miktarın davalı ...’den taşınmazdaki payı oranında tahsilinden ibaret olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bend uyarınca davalı ... vekilinin, (2) nolu bend uyarınca davalılar ..., ..., ... ve ...’in temyiz dilekçelerinin REDDİNE, hükmün (3) nolu bend uyarınca davalı ... yararına, (4) nolu bend uyarında davalı ... yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı ... yararına Yargıtay duruşma tarihi de dikkate alınarak takdiren 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...’e verilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 21/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.