22. Hukuk Dairesi 2019/8661 E. , 2019/24581 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının Köy Hizmetleri Müdürlüğü"nde işe başladığı tarihten kadrolu işçi statüsüne geçirildiği tarihe kadar geçici işçi statüsünde çalıştırıldığını, 02.02.2001 tarihinde sürekli işçi kadrosu statüsü alarak bu tarihten itibaren iş makinesi operatörü olarak çalışmaya devam ettiğini, mülga Köy Hizmetleri Müdürlüğü"nde işe başladığı tarihten itibaren Türkiye... sendikasına üye olduğunu, 6111 sayılı Kanun kapsamında ise 21.11.2011 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğüne naklinin yapıldığını, mevsimlik işçi olarak çalıştığı dönemin kanun ve içtihatlar gereğince belirsiz süreli iş sözleşmesi niteliği kazandığını, sürekli işçi kadrosuna geçirildiği tarihte yürürlükte bulanan Toplu İş Sözleşmesinde, çalıştırıldığı pozisyona tabi olduğu ücret skalasının yanlış tespit edildiğini, Toplu İş Sözleşmesi hükümleri uygulanırken mevsimlik işçi olarak çalıştığı dönemin dikkate alınmadığını, sanki ilk defa işe girmiş gibi değerlendirilerek ücretinin tespit edildiğini, mevsimlik işçi olarak işe başladığı tarihten daimi statüye geçtiği tarihe kadaki hizmet süresinin toplamına göre belirlenecek derece ve kademesine göre ücret intibakının yapılması gerektiğini belirterek fark yıllık izin ücreti, fark ücret, fark akdi ikramiye, fark ilave tediye ve ağır hizmet, tehlike sorumluluk primi alacağı ile seyyar görev tazminatı alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti :
Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde özetle, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının kullanmadığı yıllık izin ücretlerinin kendisine ödendiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti :
Mahkemece davanın kabulü hakkındaki 17.10.2014 tarihli ilk karar, Dairemizin 2015/2618 esas 2015/4861 karar sayılı 16.02.2015 tarihli bozma ilamı ile “ Devir, tasfiye ve paylaştırma komisyon kararının getirtilerek tüzel kişiliği kaldırılan İl Özel İdaresinin devir öncesi borçlarının hangi kuruma devredildiğinin belirlendiği durumda davalı taraf sıfatının borcu devralan bu kurum veya kuruluş olduğu, borçların devri konusunda alınmış bir karar yok ise anılan il özel idaresinin aktiflerini ve alacaklarını devralanın borçlardan da sorumlu tutulması gerekeceği, tüm bu araştırmalarla borçtan sorumlu tutulacak davada taraf ehliyetine sahip bir kurum veya kuruluş tespit edilemediği hallerde borcun mahalli idare birimi olan il özel idaresindeki çalışmalardan doğan borç olması dikkate alındığında davanın İçişleri Bakanlığına yöneltilerek sonuçlandırılması gerekir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davacı tarafından husumetin ...’na yöneltilmesi üzerine davalı olarak adı geçen Bakanlığın hasım sıfatının bulunduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz :
Kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe :
1-Taraflar arasında dava konusu alacaklardan davalı ... Bakanlığın sorumlu olup olmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda davacı, mülga ... İl Özel İdaresi aleyhine dava açmıştır. Yargılama sırasında yürürlüğe gire 6360 sayılı yasa uyarınca davalı İl Özel İdaresinin tüzel kişiliği sona ermiş olup, uyuşmazlık davanın bundan sonra hangi kuruma husumet yöneltileceği noktasında toplanmaktadır. Dairemizin 2015/2618 esas 2015/4861 karar sayılı bozma ilamında yazılı gerekçelerle davada hasım olarak hangi kurumun yer alması gerektiği konusunda yapılması icap eden araştırmaların tamamlanmasından sonra husumetin ilgili kuruma tevcihi gerektiği belirtilmiş, Mahkemece ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na bu hususta yazılan müzekkere cevapları uyarınca dava ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na yöneltilmiştir. Ancak davacı vekilinin davanın ...’na yöneltilmesi konusundaki talebi üzerine Mahkemece talep gibi davalı Belediye’nin hasım olmaktan çıkartılmasına karar verilerek, husumet bu kez İç İşleri Bakanlığına yöneltilmiş ve uyuşmazlık konusu alacakların davalı Bakanlık’tan tahsili yönünde hüküm kurulmuştur. Ne var ki mahkemece yapılan değerlendirme ve varılan sonuç tarafların iddia ve savunmaları ile örtüşmediği gibi dosya kapsamına da uygun düşmemektedir. Zira dosya içerisinde yer alan 12.11.2014 tarihli Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu toplantı karar tutanağı örneğinden, ... Valiliği İl Mahalli İdareler Müdürlüğü’nün 18.11.2014 tarihli 20653795-349 sayılı yazısından, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın dosya içerisinde yer alan yazı cevapları ile belgelerden ve tüm dosya içeriğinden, dava konusu uyuşmazlık hakkında yapılan devir işlemlerine göre tüzel kişiliği kaldırılan İl Özel İdaresinin davacının dosyası itibarıyla ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na devredildiği ve sorumluluğun da anılan Belediyeye ait olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle yargılamaya Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı hakkında devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken ... hakkında hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Taraflar arasındaki başka bir uyuşmazlık konusu da, davacının ücret farkı, akdi ikramiye farkı, ilave tediye farkı, ağır hizmet tehlike sorumluluk prim alacağı ve seyyar görev tazminatı alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda; eldeki davayla benzer mahiyetteki uyuşmazlık hakkında, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.11.2015 tarihli ve 2015/7-1115 esas, 2015/2541 karar sayılı kararında, geçici işçilikte geçen sürelerin daimi kadroya geçişte kademe ve derece intibakında dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir. Uygulama birliği, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri nazara alınarak, Dairemizce de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bahsi geçen kararı benimsenmiştir.
Anılan sebeple, emsal nitelikteki, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 11.11.2015 tarihli ve 2015/7-1115 esas, 2015/2541 karar sayılı kararı gereğince işin esasına girilerek dava konusu taleplerin değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi hatalı görülmüştür.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 26.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.