Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/5201
Karar No: 2019/1939
Karar Tarihi: 25.03.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/5201 Esas 2019/1939 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacılar, davalı bankadan aldıkları kredi için kefil ve ipotek göstermiştir. Kredi taksitleri ödenirken banka, temerrüt oluşmuş gibi davranarak icra takibi başlatmış ve ipotekli taşınmazı satmıştır. Banka, kredi borcunu TOAH hesabına aktarmıştır. Ancak, davacıların ödemeleri bu hesaba aktarılmamıştır. Davacılar, borçlarını ödedikleri için davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespit edilmesi için dava açmıştır. Mahkeme, davanın reddine karar vermiş ancak Yargıtay, bunun için yeterli nedenleri bulunmadığı gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Mahkeme, davacıların borçlarının kısmen ödendiği için menfi tespit davasının kısmen kabul edilmesi gerektiğini gözden kaçırmıştır. Mahkeme, eksik dava harcını tamamlaması ve menfi tespit davalarının mahiyetine uygun bir karar vermesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar vermiştir. Kanun maddeleri ise 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ve ilgili mevzuatta belirlenen temerrüde ilişkin düzenlemelerdir.
19. Hukuk Dairesi         2017/5201 E.  ,  2019/1939 K.

    "İçtihat Metni"

    19. HUKUK DAİRESİ

    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilâmda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyizi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    - KARAR -

    Davacı vekili, davacı şirketin davalı bankadan 36 ay taksitli küçük işletme kredisi kullandığını diğer davacının da bu krediye müşterek müteselsil kefil olduğunu ve teminat olarak taşınmazını ipotek verdiğini, davacı taksitlerini temerrüt oluşturmayacak şekilde ödediği halde davalının temerrüt oluşmuş gibi hareket ederek başlattığı icra takibi sonrası taşınmazın satıldığını, davalının dava konusu krediyi nedensiz olarak Tasfiye Olunacak Alacaklar Hesabına (TOAH) aktardıktan sonra davacının taksitlerini ödemeye devam ettiğini ve davalı banka tarafından bu ödemelerin kabul edildiğini, bahsedilen hesaba aktarım olması halinde tahsilat işlemlerinde makbuzların üzerinde bu hesapların adının yazıldığını ancak davacının ödemelerinde bu kaydın yer almadığını dolayısıyla davalı bankanın TOAH açıklamasının doğru olmadığını bu şekilde teyid ettiği, davacının açtığı ipoteğin fekki davasında da davalının herhangi bir borç açıklamasının bulunmamasının davacının borcunun olmadığını gösterdiği, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ve ilgili mevzuatta belirlenen temerrüde ilişkin düzenlemelere göre davacının temerrüde düşmediğini belirterek dava konusu krediye ilişkin borcun ödenmiş olması sebebiyle davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, sözleşme hükümlerinin ihlali üzerine hesabın kat edilrek tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarıldığını, davacılara ihtarname gönderildiğini, verilen süreye rağmen borcun ödenmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, ihtarnameye itiraz edilmediğinden temerrüt hükümlerinin oluştuğunu, davacılar tarafından takibin iptali için başvurulan davanın reddine karar verildiğini ve kesinleştiğini, teminat konusu ipoteğin satışının gerçekleşmediğini, davaya konu ipoteğin fekki talebiyle davacının açtığı davanın reddedildiği ve kesinleştiğini, davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
    Mahkemece, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı aleyhine açtığı ipoteğin fekki davasının borç bitmediği gerekçesi ile reddedildiği ve Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiği, dava tarihi itibariyle davacıların anapara borcunun bulunmadığı, icra masrafları ve vekalet ücreti hariç olmak üzere davacının davalı bankaya 6.764,34. TL faiz (ve BSMV) borcunun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
    Dava ... 22. İcra Müdürlüğü’nün 2009/240 sayılı takip dosyasına karşı açılmış menfi tespit davasıdır. Dava konusu takip dosyasında davalı alacaklı banka davacı borçlulardan 44.528,65 TL talep etmektedir. Davacıların dava dilekçelerinde harca esas değer olarak 44.528,65 TL gösterip bunun üzerinden harç yatırmaları gerekirken 20.422,97 TL harç değeri gösterilmiş olup bu tamamlanmadan davaya devam edilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılan tahkikat ve alınan bilirkişi raporuna göre davacı borçluların davalı alacaklıya dava tarihi itibarıyla 6.764,34 TL faiz ve faizin BSMV’sinden ibaret borçlarının kaldığı saptanmıştır. Bu durumda davacıların takibin geri kalan kısmından dolayı borçsuz oldukları anlaşıldığından menfi tespit davasının kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılmıştır. Mahkemece, menfi tespit davalarında da davanın kısmen kabulüne karar verileceği düşünülmeden davanın tamamen reddi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir. Mahkemece yapılması gereken iş öncelikle davacılara eksik dava harcını tamamlattırmak ve dosya kapsamına göre yukarıda belirtildiği gibi menfi tespit davalarının mahiyetine uygun karar vermektir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 25/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi