1. Hukuk Dairesi 2018/1252 E. , 2018/8631 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar, ortak mirasbırakanları ..."ın kız çocuklarından mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak 10287 ada 53 parsel sayılı taşınmazda yer alan 5/20 (30/120 payını) payını vekil kıldığı gelini ... aracılığıyla davalı oğullarına eşit paylarla tapuda satış gibi göstermek suretiyle temlik ettiğini, gerçekte bağış yapıldığını ileri sürerek, davalılar adına kayıtlı payların iptali ile tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, taşınmazın bedeli karşılığında satın alındığını, davacı ... ve diğer davacıların murisi ... dava konusu taşınmazla ilgili olarak mevcut pay oranlarını kabul ederek kat karşılığı inşaat sözleşmesini imzaladıklarını, davacıların müteahhit tarafından tamamlanan binada kendilerine düşen daireleri itirazsız ve ihtilafsız teslim aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, mirasbırakan ...’ın 30.07.2004 tarihinde öldüğü, mirasçı olarak davalı çocukları ...,...,... ile davacılar ..., ..., ... ve ...’un kaldığı, davacı ...’nun mirasbırakanın kızı diğer davacıların ise mirasbırakanın 15.10.2005 tarihinde ölen kızı ... eşi ve çocukları olduğu, mirasbırakanın dava konusu taşınmazdaki 5/20 payını 17.10.1995 tarihinde satış suretiyle davalılara temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
Bilindiği üzere muvazaa iddiasına dayalı davalarda mirasbırakanın kastının açık bir şekilde saptanması gerekmektedir.Bu kapsamda HMK 190. madde ve TMK. 6 madde gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir.
Somut olaya gelince; temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu ileri sürülerek eldeki dava açılmış ise de; davacı tanıklarının duyuma dayalı beyanlarına karşılık davalı tanığı ..., davalıların mirasbırakan için köyde ev inşaa ettirmeleri ve bakımının da davalılar tarafından yapılmasına karşılık çekişme konusu payın mirasbırakan tarafından devredildiğini beyan ettiği, bu tanık ifadesiyle dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacılar tarafından temliklerin muvazaalı olarak mal kaçırma kastı ile yapıldığı iddiası kanıtlanmış değildir.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Davalıların yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.