Abaküs Yazılım
18. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/6278
Karar No: 2019/11968
Karar Tarihi: 10.09.2019

Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2019/6278 Esas 2019/11968 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Şüpheli Fatih Yavaşçı'nın konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan yargılandığı bir davada, yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz edilmiştir. Ancak itirazın reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. CMK'nın 160, 170 ve 172. maddeleri incelendiğinde, suç şüphesi olduğunda soruşturma evresinin başlatılması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, kamu davası açılmama sebepleri ortaya çıkmadığı sürece, kamu davasını açma mecburiyeti ilkesi gereği suçun takibi yapılmalıdır. İncelenen dosyada, eksik ve etkin olmayan bir soruşturma yapıldığı tespit edilmiş ve itirazın reddi hukuka aykırı bulunmuştur. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca kararın bozulması ve sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanması kararlaştırılmıştır. CMK'nın 160, 170 ve 172. maddeleri, Cumhuriyet Savcısı'nın soruşturma evresindeki görevleri ve kamu davasının açılması hakkında hükümler içermektedir.
18. Ceza Dairesi         2019/6278 E.  ,  2019/11968 K.

    "İçtihat Metni"



    KARAR

    Konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan şüpheli Fatih Yavaşçı hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı"nca verilen 17/09/2018 tarihli ve 2018/171407 soruşturma, 2018/109297 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hâkimliği"nin 31/10/2018 tarihli ve 2018/8695 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 06/05/2019 gün ve 45094 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
    İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı"nca şüphelinin müştekinin rızası bulunmaksızın evinin kapı kilidini değiştirmesi şeklinde geliştiği iddia olunan eylemin, 6284 sayılı Kanuna göre verilen koruma kararının ihlal edilmesinin aile mahkemesince değerlendirilmesi gereken disiplin hapsini gerektiren bir eylem olup, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle hiç bir soruşturma işlemi yapılmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilip, merciince de yapılan itirazın reddine karar verilmiş ise de, merciince İstanbul Anadolu 9. Aile Mahkemesi"nin 2018/650 değişik iş, 2018/648 sayılı koruma kararına konu ikametgahın tapu bilgileri temin edilip, gerekirse kolluk araştırması da yaptırılmak suretiyle halen kime ait olduğu ve kim tarafından kullanıldığının tespitini müteakip, sonucuna göre konut dokunulmazlığını ihlal veya mala zarar verme suçları yönünden kamu davası açılıp açılmayacağının takdirine yönelik soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
    Hukuksal Değerlendirme;
    CMK"nın 160. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." 2. fıkrasında, "Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir.
    Aynı Kanun"un 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet Savcısı"nın kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde ise;
    “(3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O Yer Cumhuriyet Başsavcılığı"ndan talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
    (4) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” hükümleri yer almaktadır.
    Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır.
    Bir fiilin işlendiği haberinin alınması üzerine, suçu takibe yetkili makamlar tarafından derhal hazırlık soruşturmasına başlanmasını ifade eden ilkeye "araştırma mecburiyeti ilkesi"; hazırlık soruşturmasının neticesinde fiilin takibini gerektirecek hususlarda fiilin ve failin belli olması, yeterli emareler teşkil edecek vakıaların bulunması, başka bir ifade ile, şüphelerin ciddi olduğunun tespit edilmesi ve dava şartlarının gerçekleşmiş olması durumunda, yetkili makam tarafından kamu davasının açılmasını ifade eden ilkeye ise "kamu davasını açma mecburiyeti ilkesi" denilmektedir.
    Diğer taraftan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi"nin (AİHS) 13. maddesi uyarınca da, temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen kimselere etkili bir başvuru yapma hakkı tanınması zorunlu olup, anılan hükmün uygulanmasına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarında, (Örn: Vilko E. - Finlandiya kararı 2007; Sürmeli - Almanya kararı 2006) etkili başvuru yolunun hem teoride, hem pratikte erişilebilir, yeterli ve etkili olması gerektiği belirtilmektedir.
    İncelenen dosyada, tüm dosya kapsamına göre şikâyete konu binanın kime ait olduğu ve kim tarafından kullanıldığı tespit edilmeden, müşteki ve şüpheli ifadelerine başvurularak iddiaya konu olaya ilişkin kolluk araştırması yapılmadan eksik soruşturma ile takipsizlik kararı verildiği görülmektedir.
    Bu nedenle itiraz merciince etkin soruşturma yapılmaması dikkate alınarak, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
    Sonuç ve Karar:
    Yukarıda açıklanan nedenlerle;
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
    1- İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hâkimliği"nin 31/10/2018 tarihli ve 2018/8695 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
    2- Aynı Kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, 10/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.












    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi