Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/4447
Karar No: 2017/2448
Karar Tarihi: 28.09.2017

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/4447 Esas 2017/2448 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2015/4447 E.  ,  2017/2448 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 26.02.2015 gün ve 2014/6541 Esas, 2015/1193 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davalı ... A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü.
    - KARAR -
    Davacı vekili, müvekkili ile davalı yüklenici ... arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalı yüklenicinin elindeki vekaletnameyi kullanarak sözleşmeye göre kendisine verilecek daireleri davalılar ..., ..., ... ve ...’e devrettiği, davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş. lehine ipotekler tesis edildiğini, oysa ortada henüz bağımsız bölümlerin fiilen mevcut olmadığını, inşaatın yapımının durduğunu ileri sürerek, yapılan kat irtifakı tesisi, satış ve ipotek işlemlerinin iptali ile taşınmazın arsa vasfında müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
    Davalı ... ... A.Ş. vekili, müvekkili banka ile davalı ... arasında imzalanan kredi sözleşmesi nedeni ile dava konusu taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine de takibe geçildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Diğer davalılar da davanın reddini talep etmişlerdir.
    Mahkemenin iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya içeriğine göre; davalı ... dışında kalan diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile kat irtifakı tesisi, bağımsız bölüm satışı ve ipotek işlemlerinin iptaline dair kararın davalı ... A.Ş. vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 26.02.2015 tarih ve 2014/6541 E., 2015/1193 K. sayılı ilamı ile onanmıştır.
    Bu kez, ... A.Ş. vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
    Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, HUMK"nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... A.Ş. vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, 65,40 TL harç ve takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine"ye gelir kaydedilmesine, 28.09.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
    Taşınmaz mülkiyeti veya ipotek hakkı edinme tapu sicili ile mümkündür. Tapu sicili herkese açıktır. İlgili herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfa ve belgelerin kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini tapu memurundan isteyebilir. Tapu kütüğüne yapılmış her tescil, bir ayni hakkı karşılar. Geçerli bir tescil, sicil dışı meydana gelen bir değişiklik sonucu sonradan yolsuz tescil haline gelebilir. Bu durumda bile iyi niyetli üçüncü kişiler bakımından, tescilin olumlu hükmü uygulanır.Yani, iyi niyetli üçüncü kişilerin böyle bir tescile güvenerek kazandıkları ayni haklar korunur.(M.K.m.1023)
    Üçüncü kişinin yolsuz kayda dayanarak ayni hak kazanımının korunabilmesi için tescilin yolsuzluğunu bilmemesi veya bilebilecek durumda olmaması gerekir. Bu bağlamda, üçüncü kişilerin Medeni Kanun’un 3. maddesi çerçevesinde iyiniyetli olması esastır. Buna göre, kendisinden beklenen özeni göstermeyen, tescilin yolsuz olduğunu bilen veya bilebilecek durumda olan üçüncü kişiler iyiniyet iddiasında bulunamazlar. Burada aranan iyiniyet, tescil isteminin yevmiye defterine kaydı esnasında mevcut olmalıdır. Ancak, kütükteki tescilin belgelerle çeliştiğini bilmesine ya da şüphelenmesine rağmen bunu incelemekten veya gerekli özeni göstermekten kaçınır ise, iyiniyet iddiasında bulunamaz. Üçüncü kişinin iyiniyetli olmadığını ispat etme yükü, iddia eden tarafa aittir. Ancak iyiniyetin olmadığını kanıtlamak zor olduğundan bunu iddia eden bazı fiili karinelerden yararlanabilir. Örneğin, ayni hak kazanan kişiyle yakın bir ilişkinin bulunması, malın el değiştirmesinin kıssa sürede olması veya düşük bir bedelle el değiştirmesi durumlarında iyiniyet iddiasında bulunulamayacağı karine olarak kabul edilebilir.
    Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, bünyesinde gayrimenkul satış vaadi ve eser sözleşmesini barındıran bir sözleşmedir. Bu sözleşmede arsa sahibi, sözleşmeye uygun koşullarda arsasını yükleniciye teslim etmek; yüklenici kendisine karşı edimini yerine getirdiğinde ise yükleniciye bırakılan bağımsız bölümlerin tapusunu ona devretmek ile yükümlüdür. Sözleşmenin diğer tarafı olan yüklenicinin edim borcu ise sözleşmede kararlaştırılan koşullarda binayı yapıp arsa sahibine teslim etmektir. Aynı zamanda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ani edimli bir sözleşmedir. Ani edimli sözleşmenin kural olarak geriye etkili feshi ve tasfiyesi mümkündür. Geriye etkili fesihte sözleşmenin tarafları verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilirler. Uygulamada arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldıktan sonra yüklenici henüz edimlerini yerine getirmeden; arsa sahibi, arsa veya kat irtifak tapularını veya bir kısmını yüklenici adına tescil ettirmekte ve yüklenici finans ihtiyacını karşılamak için devredilen bağımsız bölüm veya arsa hisselerini üçüncü kişilere satmakta veya ipotek tesis edebilmektedir. Arsa payı veya bağımsız bölümlerin satılmasından veya ipotek tesisinden sonra yüklenici edimlerini yerine getirmediği için sözleşmenin geriye etkili feshedildiği bir realitedir.
    Yukarıda izah edildiği gibi, yükleniciden arsa hissesi satın alan iyi niyetli üçüncü kişinin TMK nın 1023. maddesine istinaden "tapuya güven ilkesi" gereğince iktisabının korunması gerekir. Bu ilkeden ancak üçüncü kişinin kötü niyetli olduğunun ispatlanması halinde vazgeçilebilir.Yüklenici adına yapılan tescil işlemini her halde "yolsuz tescil" kabul etmek, toplumda onarılmaz zararlara sebep olmakta ve adalet duygusuna zarar vermektedir. Yaptığı araştırmada tapu kaydının yüklenici adına olduğunu tespit eden birinin -aksi ispat edilmedikçe- iyi niyetli olmadığını söylemek mümkün olmadığı için "tapuya güven ilkesine" istinaden mülkiyet kazanımının korunması TMK nın 1023. maddesi ve hakkaniyet gereğidir.
    Her arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden tapu intikali yapılan yükleniciden tamamen iyi niyetli olarak arsa payı satın alanın bu iktisabını geçersiz saymak TMK nın 1023. maddesi karşısında açıkça Kanuna aykırı davranmak olacaktır. Arsa sahibi iyi niyetli ve risk almak istemiyorsa; tapu devrinin, sözleşme nedeniyle yapıldığını tapunun beyanlar hanesine şerh vermek suretiyle üçüncü kişilerin iyi niyet iddialarını bertaraf edebilir. Tapu siciline basit bir şerh vermekten kaçınan arsa sahibinin tamamen iyi niyetli üçüncü kişiler karşısında ve onların zararına sebep olacak şekilde korunması menfaatler dengesine aykırı olduğu gibi, taşınmaz hukukunun temeli olan "tapuya güven ilkesine" de açıkça aykırıdır.
    Somut olayda, davacı-arsa sahibi ... ile yüklenici ... arasında 05.03.2007 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmış ve 1421 ada 5 parsel üzerinde kat irtifakı kurmak ve irtifak tapularını sözleşmeye göre arsa sahibi ve yüklenici adına intikal ettirmek üzere verilen vekaletnameye istinaden kat irtifak tapusu tesis edildikten sonra; yüklenici, adına intikal eden 5 nolu bağımsız bölüm tapuda davalı ... Taşpına’a 16.4.2008 tarihinde satılmıştır. ..., ...sından aldığı konut finansman kredisi karşılığında 16.06.2008 tarihinde banka lehine ipotek tesis etmiştir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi tapuya şerh verilmediği gibi, ... veya ...nın kötüniyetli oldukları davacı tarafından ispat da edilmemiştir. Hal böyle olunca yukarıda izah edilen temel ilkeler gereğince İsmail ve ...ının “tapuya güven” ilkesinden yararlanmaları kanuni zorunluluktur. Bu nedenle, karar düzeltme isteminin kabul edilerek ipoteğin fekkine yönelik istemin kabulüne dair yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken, MK nın 1023. maddesi göz ardı edilerek kötüniyetli olduğu ispatlanmayan ipotek lehtarının iktisabının geçersiz sayılması sonucunu doğuran Sayın çoğunluğun “karar düzeltme isteminin reddine” dair kararına muhalifim.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi