Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/2984
Karar No: 2018/6968

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2018/2984 Esas 2018/6968 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2018/2984 E.  ,  2018/6968 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacılar vekili 24.04.2015 tarihli dilekçe ile; müvekkillerinin murislerinin maliki olduğu; .... köyü 101 ada 12, 103 ada 42, 108 ada 22, 110 ada 12 parsel sayılı taşınmazların orman oldukları gerekçesiyle bedelsiz olarak hükmen tapularının iptaline karar verildiğini, tapuların iptal edilmesi sebebiyle zararın oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutup şimdilik 30.000.-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Hazineden tahsiline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Daha sonra 28.12.2015 tarihli harçlı ıslah dilekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak toplam 544.863,358.-TL tazminatın tapu kayıtlarının iptaline ilişkin kararların kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
    Davalı Hazine; davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece; davanın kabulüne, 544.863,358.-TL tazminatın 03.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
    Dosya kapsamından, tazminata konu 103 ada 42 ve 108 ada 22 parselin tapulama ile 1959 yılında kişiler adına tescil edilen 106 ve 116 kök parsellerden geldikleri, ..."nın taşınmazları 1989 yılında satın alma yoluyla edindikleri, Orman Yönetimi tarafından açılana tapu iptali ve tescili davası sonucu Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/07/2014 tarihinde kesinleşen 2012/299-2014/247 E.K. sayılı ilamıyla 103 ada 42 ve 108 ada 22 parsellerin tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, tazminata konu 101 ada 12 parselin ise tapulama ile kişiler adına tescil edilen kök 8 parselden gelmekte olup, Rafi Akkaya ve arkadaşlarının satın alma yoluyla 1989 yılında edindikleri, Orman Yönetimi tarafından açılan tapu iptali ve tescili davası sonucu Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10/10/2011 tarihinde kesinleşen 2010/412-2011/231 E.K. sayılı ilamıyla tapunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verildiği, tazminata konu 110 ada 12 parselin ise tapulama ile kişiler adına tescil edilen kök 181 parselden gelmekte olup, Muhsin Akkaya’nın 1989 yılında satın alma yoluyla edindiği, Orman Yönetimi tarafından açılan tapu iptali ve tescili davası sonucu Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/09/2016 tarihinde kesinleşen 2012/279 -2013/306 E.K. sayılı ilamıyla taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, eldeki davanın ise davacı ... ve arkadaşları tarafından 24/04/2015 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
    4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi gereğince, tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle zarara uğrayan kişinin bütün zararlarından Devlet sorumludur. Tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse, tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek

    zarar; tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı, zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı, zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse, aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.03.2003 gün ve 2003/19-152 E. - 2003/125 K.; 29.09.2010 gün ve 2010/14-386 E. - 2010/427 K.; 15.12.2010 gün ve 2010/13-618 E. - 2010/668 K. sayılı kararı). Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise, tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup, bu tarih ise zararın meydana geldiği tarihtir. 4721 sayılı TMK’nın 705/2. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil istekli davaların kesinleştiği tarih itibariyle mülkiyet hakkı sona ereceğinden bu tarih itibariyle tapusu iptal edilen gerçek ve tüzel kişilerin zararı oluşacak olup, bu tarih itibariyle de taşınmazların değerinin tespit edilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Zararın meydana geldiği tarihe göre, tapusu iptal edilen gayrimenkulün niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise gelir metodu yöntemi ile, arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.
    Bu bilgiler ışığında somut olaya bakıldığında; Devlet ormanları özel mülkiyete konu olamayacak ise de, genel arazi kadastrosu sırasında taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenerek tapu kütüğünün gerçek kişiler adına oluşturulduğu, bu şekilde tapu sicili hatalı olarak tutulduğundan, TMK"nın 1007. maddesi kapsamında Devletin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ve davacıların gerçek zararının tazmininin gerektiği açıktır. Tapusu iptal edilen taşınmazların arazi niteliğinde olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak, gerçek zararın, tapu iptal kararının kesinleşme günündeki net gelir metoduna göre hesaplanması zorunlu iken ve 110 ada 12 parsel yönünden tapu iptal kararının kesinleşme tarihi 08/09/2016 tarihi, 101 ada 12 parsel yönünden ise 10/10/2011 tarihi iken, mahkemece 103 ada 42 ve 108 ada 22 parseller yönünden tapu iptal kararının kesinleştiği 03/07/2014 tarihinin tüm parseller yönünden tapu iptal kararının kesinleşme tarihiymiş gibi değerlendirilmesi ve belirlenen tüm değere bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi, ayrıca 2014 yılı resmî rakamları esas alınarak 2015 yılı değeri bulunup, daha sonra TÜİK endeksine göre yeniden 2014 yılı değerinin bulunarak yapılan değerlendirmeye göre hüküm kurulması, yine 101 ada 12 parselin tapu kaydına 1964 yılında ...lehine konan irtifak tesisinin de taşınmazın değerine etkisinin tartışılmaması doğru değildir.
    O halde çekişmeli taşınmazlar arazi niteliğinde olduğundan çevrede yetiştirilen ürünlerin münavebesi, dekar başına ortalama verim, toptan satış fiyatı ve üretim maliyeti resmî verileri ilçe tarım müdürlüğünden getirtildikten sonra konunun uzmanı bilirkişiler aracılığıyla yeniden keşif yapılarak, taşınmazların sulu-kuru olup olmadıkları, bitki örtüsü, yerleşim alanlarına uzaklıkları, iklim şartları, arazilerin toprak ve topoğrafik yapıları ve bölgelerindeki konumları gözetilerek çevredeki ekilebilir ürünler araştırılıp elde edilen verilere uygun biçimde değerlendirme yapılıp net gelir yöntemiyle değerlendirme tarihlerindeki ilçe tarım müdürlüğü verilerine göre tapu iptali ve tescil davalarında verilen kararların kesinleştiği tarihlerde gerçek değerlerinin hesaplattırılması, taşınmazların varsa mütemmim cüzleri, muhdesat ve sökülemeyen teferruatlarının değerleri bayındırlık birim fiyatları ve yıpranma oranları gözetilerek değerlendirme tarihine göre tespit ettirilmesi, bu şekilde tapusu iptal edilen taşınmazların zemin değeri, var ise üzerindeki mütemmim cüz, muhdesat ve sökülemeyen teferruatlarının değerleri esas alınarak ve taşınmazlar üzerindeki irtifak haklarının taşınmazların değerine etkisi tartışılıp, tapu sahiplerinin oluşan gerçek zararının saptanması gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 01/11/2018 günü oy birliği ile karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi