
Esas No: 2015/7703
Karar No: 2017/2477
Karar Tarihi: 03.10.2017
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/7703 Esas 2017/2477 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin, borçludan alacağı olduğunu, borçlunun maaşına yönelik olarak yazılan haciz yazısına verilen cevapta müvekkili haczinin ikinci sırada bulunduğu, birinci sırada ... 12. İcra Müdürlüğü"nün 2013/11125 sayılı dosyasının bulunduğunun bildirildiğini, iş bu yazı cevabının sıra cetveli yerine geçtiğini, ... 12. İcra Müdürlüğü"nün 2013/11125 esas sayılı dosyasının dayanağının 26.04.2013 tanzim, 03.06.2013 vade tarihli bono olduğunu, davalılar arasında böyle bir bononun tanzimini gerektirecek hiçbir alacak ya da borç ilişkisinin bulunmadığını, dolayısıyla davalının borçlu ile muvazaalı borç yaratmak ve müvekkili alacağının tahsilini imkansız hale getirmek yönünden bononun düzenlendiğini ileri sürerek, davalı-borçlu ..."ın maaşı üzerindeki 2. sırada yer alan ... 8. İcra Müdürlüğü"nün 2014/2807 esas sayılı dosyasının 1. sıraya alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davalı borçlunun kendisinin bacanağı olduğunu ve borcun elden ödenen paradan kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükünün alacağına itiraz edilen alacaklıya ait olduğu, alacaklının alacağının gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını takipten önce düzenlenmiş ve birbirini teyid eden usulüne uygun delillerle ispatlaması gerektiği, senetler ancak tarafları ve onların cüz"i ve külli haleflerine karşı ileri sürüleceğinden davacı üçüncü kişi bakımından bir ispat vasıtası olamadığı, somut olayda davalının borçluya borç para verdiğini savunduğuna göre bu savunmasını belirtilen şekilde ispatlamasının zorunlu olduğu, her zaman düzenlenebilecek nitelikteki bono bakımından borcun doğumu tarihinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 299. maddesi de gözönüne alınarak belirlenmesi gerektiği, dolayısıyla davalılar arasında yapılan işlemin muvazalı olduğu, düzenlenen bono ve bu bononun takibe konu edilmesinin de davacı alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla yapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Maaş hacizleri usulüne uygun sıra cetvelleri değildirler.(İİK 140/2) Bu nedenle sıra cetvelindeki muvazaa iddiasına dayalı davalarda olduğu gibi ispat yükünün davalı tarafa ait olduğu düşünülerek karar verilmesi doğru değildir. İspat yükünün davacıda olduğu gözetilerek deliller değerlendirilir, hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma nedenine göre, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.