4. Ceza Dairesi 2020/1250 E. , 2020/7379 K.
"İçtihat Metni"Sanık ... hakkında, tehdit ve yaralama suçlarından yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetine dair Silifke(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi"nin 16/05/2014 gün ve 2014/268 esas, 2014/398 karar sayılı hükmünün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 12/12/2019 gün ve 2015/4009 esas, 2019/19533 sayılı kararıyla,
"Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın tehdit suçunu uzlaşmaya tabi olmayan yaralama suçuyla birlikte işlediği belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa yükletilen yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ..."in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yaralama suçundan kurulan hükümde, sanığın kendisine karşı gerçekleştirilen haksız fiil neticesinde haksız tahrik etkisi altında kaldığı kabul edilerek sanık hakkında TCK"nın 29. maddesi uygulanmasına rağmen, bir bütün halinde meydana gelen tehdit suçunda ise "sanığın ilk suçu gerçekleştirmesi neticesinde duyduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisinin geçmiş olduğu ve ikinci suç olan tehdit suçuna da haksız tahrik uygulanmasının müştekinin haksız fiili ile artık orantılı ve ölçülü bulunmadığı" şeklindeki gerekçe ile haksız tahrik hükmü uygulanmayarak çelişkiye düşülmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ..."in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi." şeklinde karar verilmiştir.
I- İTİRAZ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/02/2020 gün ve KD - 2020/20269 sayılı yazısı ile,
"KONU: İtiraz Talebi
TALEPTE BULUNAN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
DÜZELTİLMESİ TALEP EDİLEN KARAR: Yüksek Dairenizin, Silifke (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi"nin 16/05/2014 gün ve 2014/268 esas, 2014/398 sayılı kararına ilişkin 12/12/2019 gün ve 2015/4009 sayılı kararı.
ANLATIM VE TALEP: Hükümlü ... hakkında, Silifke (Kapatılan)
1. Sulh Ceza Mahkemesi"nin 16/05/2014 gün ve 2014/268 esas, 2014/398 sayılı kararı ile, tehdit suçundan, 5327 S. TCK."nın 106/1, 53, 58/6-7. maddeleri uyarınca, 5 ay hapis ve yaralama suçundan aynı Yasanın 86/2-3a, 29, 53, 58/6-7. maddeleri gereği 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş, sanığın temyizi sonrasında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının onama istemli tebliğnamesiyle dairenize gönderilmiş ve Dairenizin 12/12/2019 gün ve 2015/4009 E.-2019/19533 K. sayılı ilamıyla yaralama suçundan kurulan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında uygulama yapılırken, tekerrüre esas alınan Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2013/461 E.-2013/566 K. Sayılı kararıyla, 5327 S. TCK."nın 116/1-4, 119/1-c 31/3, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına hükmolunduğu, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu anlaşılmıştır. Tekerrüre esas alınan ilamdaki suçu işlediği sırada, 18 yaşından küçük olan sanık hakkında, TCK"nun 58/5 ve CGTİHK"nun 108. maddeleri uyarınca tekerrür hükümleri uygulanamayacağından, Daireniz ilamına itiraz zorunluluğu doğmuştur.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İtirazımızın KABULÜ ile, Dairenizin 12/12/2019 gün ve 2015/4009 esas, 2019/19533 Sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın itirazen incelenerek, sanık hakkındaki hükmün BOZULMASINA,
3-İtirazımızın yerinde görülmemesi durumunda dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
Karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur.
"İsteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz yaralama suçundan sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararının onanmasına dair Dairemizin 12/12/2019 tarihli ilamına yönelik olup, tekerrür hükümlerinin uygulanmasında isabet bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçesi yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca
İTİRAZIN KABULÜNE
Dairemizce verilen12/12/2019 gün ve 2015/4009 esas, 2019/19533 K. sayılı ve sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan hükmün onanmasına dair kararın, itiraz nedeniyle sınırlı olarak KALDIRILMASINA,
SanıkAbdullah Altuner hakkında yaralama suçundan kurulan, Silifke(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi"nin 16/05/2014 gün ve 2014/268 esas, 2014/398 karar sayılı hükmünün yeniden incelenmesi neticesinde:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak
Tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin, sanığın onsekiz yaşından önce işlediği suça ilişkin olması karşısında, sanık hakkında TCK"nın 58/5. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..."in temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılıklar, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktalarının; tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin fıkranın karardan çıkarılması biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA, 18/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.