21. Hukuk Dairesi 2016/5606 E. , 2017/8930 K.
"İçtihat Metni"
Davacı, murisin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar ve davalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kanuni gerektirici nedenler ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
Dava 09/11/2004 tarihindeki iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahibi eş ve çocuklarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamından, davacı eşin diğer çocukları ile birlikte, aynı iş kazasına dayalı tazminat istemlerine ilişkin olarak 2010 yılında dava açtığı, dava dilekçesinde davalı olarak gösterdiği, mahkemece eş yönünden hesap bilirkişisi raporunda da maddi zarar olarak hesaplanan 57.606,40 TL. maddi tazminata, 4.000,00 TL manevi tazminata olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dava tarihi olan 2014 yılına gelindiğinde, davacı eşin bu kez, dava açmayan diğer çocuklarıyla birlikte, kusur raporunda kendisine kusur verilen davalı olarak gösterip dava açtığı, kendisi için tahsilde tekerrür olmamak üzere ıslahla birlikte 89.679,41 TL maddi tazminat, 4.000 TL. Manevi tazminat talep ettiği, yerel mahkemenin davacı eş yönünden maddi zararının hesaplanması için bilirkişiden rapor aldığı ve raporda maddi zarar olarak hesaplanan 89.679,41 TL maddi tazminata ve 3.000,00 TL manevi tazminata olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmettiği anlaşılmıştır.
.../...
Yukarıda açıklanan nedenlerle; mahkemece davacı eş yönünden eldeki dava dosyasında hüküm altına alınmasını istedikleri tazminat tutarlarının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınmasını talep ettiklerinin gözden kaçırılması ve daha önce kesinleşen 57.606,40 TL. Maddi tazminat ile sınırlı kalmak ve tahsilde tekerrüre mahal vermemek kaydıyla hüküm vermesi gerekirken fazlaya ilişkin hüküm kurulması hatalı olmuştur.
2- Öte yandan davacı eş yönünden yine mahkemece hükmedilen manevi tazminatın “tahsilde tekerrür olmamak üzere“ kaydıyla verilmesi gerekirken fazlaya ilişkin hüküm kurulması hatalı olmuştur.
3-Ayrıca, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/1.maddesinde; avukatlık ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulacağı; aynı maddenin 2.fıkrasında ise, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek; ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir. Anılan maddenin amacına ve içtihatı birleştirme kararına hakim olan ilke birlikte gözetildiğinde, birden fazla davacının birlikte dava açması ve tek vekille temsil edilmeleri halinde, davanın kabul edilen bölümü üzerinden davacılar yararına tek, ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmelidir.
Somut olayda; her bir davacı lehine kabul edilen kısımlar yönünden ayrı ayrı kabul, reddedilen kısımlar yönünden ayrı ayrı red vekalet ücreti hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacılara yükletilmesine, 07/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.