(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2017/9457 E. , 2020/2804 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün istinaf edilmesi üzerine verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 15.03.2017 tarih 2017/488 Esas - 2017/499 Karar sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü
K A R A R
Çekişmeli ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 720 parsel sayılı 7.300 m2 yüzölçümündeki taşınmaz koru niteliğinde davalılar adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 720 parsel sayılı 7.300 m2 yüzölçümlü taşınmazın 115 nolu Orman Kadastro Komisyon çalışmaları ile tamamının Devlet ormanı içerisinde kaldığını ve orman kadastrosunun kesinleştiğini belirterek; davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalıların müdahalelerinin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sonunda mahkemece; davacının davasının kabulü ile; ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 720 parsel sayılı davaya konu taşınmazın kayıt malikleri adına olan kaydının iptali ile tamamının orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilen kısma davalılar tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine karar verilmiş, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 15.03.2017 tarih 2017/488 Esas - 2017/499 Karar sayılı kararı ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu iptal tescil ve elatmanın önlenmesi davasıdır.
Taşınmazın bulunduğu yörede 2002 yılında yapılıp 12.06.2005 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Orman Kanuna göre orman kadastrosu ve aynı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi uygulama çalışmaları vardır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada 720 sayılı parselin orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalılar vekilinin tapu iptal tescil davasına yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Türk Medenî Kanununun 683. maddesi uyarınca mülkiyet hakkı bulunan malik hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde yararlanma, kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Yine, aynı hüküm uyarınca haksız bir elatma varsa anılan hüküm malike her türlü haksız elatmanın önlenmesini isteme yetkisi de tanımıştır. Somut olayda, davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmaz davalı adına tapuda kayıtlı olup, davalının haksız bir tasarruf ve
elatmasından söz edilemez ve elatmanın önlenmesine karar verilemez. Bu itibarla, mahkemece elatmanın önlenmesine ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bu sebeple bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda bir numaralı bentde açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin tapu iptali ve tescil davasına yönelik, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) İki numaralı bentde açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin müdahalenin men"i davasına yönelik, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin ise 6100 sayılı HMK"nın 373/1. maddesi uyarınca bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde iadesine 10/09/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.