12. Hukuk Dairesi 2016/10239 E. , 2017/1963 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlunun, haczedilen taşınmazının İİK"nun 82/12. maddesi kapsamında haline münasip evi olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılması için şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; alacaklı vekilince şikayete konu taşınmaza ilişkin olarak 11.11.2015 tarihinde ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2015/1989 E. sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davası açıldığı,bu dava dilekçesinin şikayetçi borçluya 24.11.2015 tarihinde tebliğ edildiği, şikayetçinin dava konusu taşınmaz üzerine konulan hacizden en geç bu tarihte haberdar olduğu, haczi öğrendiği tarihten itibaren yasal 7 günlük süre geçirildikten sonra 07/12/2015 tarihinde yapılan şikayetin süresinde olmadığı gerekçesiyle şikayetin süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 10/1. maddesinde ""Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir"" hükmü yer almaktadır. Tebligat Kanunu"nun 10/2.maddesine göre ise; ""Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır."" Aynı Kanun"un 21/2.maddesi gereğince de; "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." Tebligat Kanunu"nun 23. maddesinin 1. fıkrasının 8. bendi uyarınca ise; ""Tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda buna ilişkin kaydı...ihtiva etmesi lazımdır.""
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre de; ""Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79. maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir."" 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 2l/2.maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğu belirtilerek bu adrese T.K."nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılacağına dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunlu olup; tebligatı çıkaran mercii tarafından söz konusu şerh verilmeden dağıtıcı tarafından T.K."nun 21/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamayacağı açıktır.
Somut olayda; ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2015/1989 E sayılı dosyasında açılan ortaklığın giderilmesi davasında şikayetçi borçluya gönderilen dava dilekçesinin, doğrudan TK"nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, tebligat mazbatasında, tebliğin TK"nun 21/2. maddesine göre yapılması yönünde tebliğ merciince düşülmüş bir şerh bulunmadığından, söz konusu tebligatın usulsüz olması karşısında, şikayetçi borçlunun taşınmazı üzerine konulan hacizden, ortaklığın giderilmesi davasına ilişkin dava dilekçesi tebliğiyle haberdar olduğunun kabulü mümkün değildir.
O halde, mahkemece, meskeniyet şikayetinin süresinde olması nedeniyle şikayetin esasının incelenip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK"nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.