Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2013/656
Karar No: 2014/427

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/656 Esas 2014/427 Karar Sayılı İlamı

Hukuk Genel Kurulu         2013/656 E.  ,  2014/427 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Ankara 3.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
    TARİHİ : 10/07/2012
    NUMARASI : 2012/105 E-2012/174 K.

    Taraflar arasındaki “TPE YİDK karar iptali, marka hükümsüzlük ve tanınmışlığın tespiti” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 3.FSHH Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 23.06.2009 gün ve 2008/61 E.-2009/180 K sayılı kararın incelenmesi davacı ve davalılardan TPE vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 08.12.2011 gün ve 2009/14791 E.-2011/16644 K. sayılı ilamı ile;
    (...Davacı vekili, “Derby” markasının ilk defa 1953 yılında tıraş bıçakları vs. emtia üzerinde kullanılmak üzere müvekkili adına tescil edildiğini, sonraları aynı şekilde veya bazı eklemelerle kozmetik, temizlik ürünleri ve benzeri çeşitli emtialar için de marka tescilleri yaptırıldığını, davalı şirket adına tescili istenen “Derbytech” markasının müvekkiline ait markaların neredeyse tümü ile aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkili tarafından sözkonusu tescil başvurusuna karşı yapılan itirazların davalı Kurumca reddine karar verildiğini, oysaki müvekkiline ait “Derby” markalarının tanınmış marka olup, ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle de davalı şirket tarafından tescili istenen marka farklı ürünlerde kullanılacak olsa bile müvekkiline ait markanın itibarının zedeleneceğini, tüketicileri yanıltacağını ve müvekkili tarafından üretilen bir ürün olduğu düşüncesine yol açılacağını, müvekkiline ait tescilli ve tanınmış markanın birebir aynısı olan markayı tescil ettirmek isteyen davalı başvuru sahibinin müvekkilinin tescilli markasının tanınmışlık düzeyinden haksız bir şekilde yararlanma amacını gütmesi nedeniyle kötüniyetli olduğunu, TPE tarafından verilen kararların yerinde olmadığını ileri sürerek, YİDK’nun 2007-M-7468 sayılı kararının iptali ile “Derbytech” markasının ve marka başvurusunun hükümsüzlüğü ile iptaline ve sicilden terkinine, müvekkiline ait “Derby” markasının tanınmış marka olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı TPE Başkanlığı vekili, davacı ile davalı şirket markalarının işaret bağlamında benzer olmakla birlikte aynı ya da benzer mal ve hizmetleri kapsamadıkları için davacı markaları ile davalı markası arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını, davalının davacıdan tamamen farklı bir alanda iştigal ettiği göz önüne alındığında 556 sayılı KHK’nin 8/4.maddesinde belirtilen şartların da gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Davalı şirket vekili, davacı markasının tamamen kişisel bakım ve temizlik ürünleri sektöründe bilindiğini, müvekkilinin markasının ise özellikle makine ve makine aksamları emtiaları bakımından kullanıldığını, bu nedenle markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "DERBY" ibareli markalarının özellikle "traş bıçakları" için KHK’nin 8/4. maddesi hükmü anlamında tanınmış olduğu, bu durumda tescil kapsamındaki 07/01, "testere, zımpara makinesi, keski makinesi, motorlu çim biçme makinesi", 07/07 "ziraat aletleri ve makineleri, makine veya motor ile çekilen ziraat aletleri, ziraat makineleri" emtiası ile bu malların nitelikleri, kesme, biçme gibi traş bıçakları ile benzer ve çağrışım suretiyle ilişkilendirilebilir fonksiyonları olan emtia olmaları nedeniyle KHK"nin anılan hükmü uyarınca haksız yararlanma, ayırt ediciliğinin zedelenmesi ve itibarına zarar vermesi olasılığının mevcut olduğu, dosya kapsamındaki deliller itibariyle davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu kabule olanak bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile davacıya ait “Derby” ibareli markanın 556 sayılı KHK’nin 8/4. maddesi hükmü kapsamında tanınmış marka olduğunun tespitine, davalı TPE YİDK’nun 2007-M-7468 sayılı kararının başvuru kapsamındaki 07/01 ve 07 sınıf ve alt gruba dahil mallar yönünden kısmen iptaline, 2005/52668 sayılı markanın 07/01 ve 07 sınıf ve alt gruba dahil mallar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemlerin ise reddine karar verilmiştir.
    Kararı, davacı ve davalı TPE Başkanlığı vekilleri temyiz etmiştir.
    1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
    2-Davalı TPE vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, YİDK kararının iptali ile davalı şirket tarafından tescili istenen “Derbytech” ibareli marka başvurusunun hükümsüzlüğü ile iptaline, sicilden terkinine ve davacıya ait “Derby” markasının tanınmış marka olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir.
    Davacı şirkete ait ve tanınmış olduğu kabul edilen “Derby” ibareli markalar ile davalı şirket tarafından tescil başvurusuna konu “Derbytech” ibareli marka işaret bağlamında benzer ise de taraf markalarının tescil kapsamında bulunan malların birbirinden çok farklı olması nedeniyle markalar arasında 556 sayılı KHK’nin 7/1-b ve 8/1-b maddeleri anlamında bir iltibas bulunmamaktadır. Ancak, davacının “Derby” ibareli markalarının özellikle “tıraş bıçakları” için anılan KHK’nin 8/4. maddesi anlamında tanınmış marka olması davalı şirkete ait farklı mallarda tescili istenen benzer işaret için tescil engeli oluşturup oluşturmayacağının tespiti için anılan madde hükmünün somut olayla ilgili olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.Anılan maddede tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile sonraki markanın tescil başvurusunun reddedileceği düzenlenmiştir. Mahkemece yapılan değerlendirmede davacının "DERBY" ibareli markalarının özellikle "tıraş bıçakları" için KHK’nin 8/4.maddesi hükmü anlamında tanınmış olduğu, bu durumda tescil kapsamındaki 07/01, "testere, zımpara makinesi, keski makinesi, motorlu çim biçme makinesi", 07/07 "ziraat aletleri ve makineleri, makine veya motor ile çekilen ziraat aletleri, ziraat makineleri" emtiası ile bu malların nitelikleri, kesme, biçme gibi tıraş bıçakları ile benzer ve çağrışım suretiyle ilişkilendirilebilir fonksiyonları olan emtia olmaları nedeniyle KHK"nin anılan hükmü uyarınca haksız yararlanma, ayırt ediciliğinin zedelenmesi ve itibarına zarar vermesi olasılığının mevcut olduğu gerekçesiyle YİDK kararının anılan mallar yönünden kısmen iptaline karar verilmiştir. Oysaki davalı şirkete ait başvuru konusu markanın kullanılacağı mallar ile davacı markasının kapsamındaki tıraş bıçaklarının birbirlerinden tamamen farklı nitelikteki mallar olmaları ve çok farklı ihtiyaçları karşılamaları nedeniyle aralarında herhangi bir bağlantı kurulmasının sözkonusu olamayacağı, davalı şirkete ait markanın kapsamındaki malların hitap ettiği ortalama tüketicilerin davalı şirketin mallarını satın aldığı veya kullandığı sırada bu malları davacının tıraş bıçağı ürünüyle ve davacı şirketle ilişkilendirmesinin mümkün bulunmaması karşısında 556 sayılı KHK’nin 8/4. maddesinde tescil engeli olarak düzenlenmiş bulunan haksız bir yararın sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi gibi koşulların somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla YİDK kararının iptaline ilişkin davacı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 07/01 ve 07/07 sınıf ve alt gruba dahil mallar yönünden davalı Kurum kararının kısmen iptaline karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bu yönden davalı Kurum yararına bozulması gerekmiştir..)
    gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

    Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
    Dava, T.. E.. Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (TPE YİDK) kararının iptali ile davalı şirket tarafından tescili istenen marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesi ve davacıya ait “Derby” markasının tanınmış marka olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir.
    Mahkemece, bilirkişi raporundaki çoğunluk görüşü benimsenerek, davalı marka tescili kapsamındaki "testere, zımpara makinesi, keski makinesi, motorlu çim biçme makinesi, ziraat aletleri ve makineleri, makine veya motor ile çekilen ziraat aletleri, ziraat makineleri" emtiası ile bu malların nitelikleri, kesme, biçme gibi traş bıçakları ile benzer ve çağrışım suretiyle ilişkilendirilebilir fonksiyonları olan emtialar olmaları nedeniyle, 556 Sayılı KHK"nin 8/4 madde hükmü uyarınca, haksız yararlanma, ayırt ediciliğinin zedelenmesi ve itibarına zarar vermesi olasılığının mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacıya ait “Derby” ibareli markanın 556 sayılı KHK’nın 8/4 hükmü kapsamında tanınmış marka olduğunun tespitine, TPE YİDK’in 2007-M-7468 sayılı kararının başvuru kapsamındaki 07/01 ve 07.Sınıf ve alt gruba dahil mallar yönünden kısmen iptaline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
    Davacı ve davalılardan TPE vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur.
    Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davalılardan TPE vekili getirmiştir.
    Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; 556 sayılı KHK’nin 8/4. maddesinde tescil engeli olarak düzenlenmiş bulunan haksız bir yararın sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi gibi koşulların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, buradan varılacak sonuca göre TPE YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
    556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 Sayılı KHK) 1. ve 6.maddeleri uyarınca, bu KHK ile sağlanan marka koruması tescil yolu ile elde edilir. Aynı KHK’nin “Marka tescilinde red için mutlak nedenler” başlıklı 7.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendi uyarınca; “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar” tescil edilemez. Bu husus, mutlak ret nedenleri kapsamında bulunduğundan, başvuru halinde TPE tarafından re’sen dikkate alınmalıdır.
    556 Sayılı KHK’nin 8.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendi uyarınca da; “tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa; tescil edilmiş veya tescil için başvuru yapılmış bir markanın sahibi tarafından itiraz yapılması durumunda marka tescil edilemeyecektir”
    Ayrıca, aynı KHK’nin 8.maddesinin 4.fıkrası aynen; “Marka, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir markanın aynı veya benzeri olmakla birlikte, farklı mallar veya hizmetlerde kullanılabilir. Ancak, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu red edilir” hükmünü içermektedir.
    Bu hükümden de anlaşılacağı üzere, TPE nezdinde tescilli bir marka sahibi ya da daha önce tescil başvurusunda bulunarak tescil talebi bakımından öncelik hakkı elde eden kişi, kural olarak markasının aynı veya benzer markalar ve/veya hizmetler için başkası tarafından marka olarak tescil ettirilmesine veya kullanılmasına engel olabilir (556 Sayılı KHK, m. 7/1-b ve 8/1-b). Öte yandan, söz konusu marka, farklı mal veya hizmetler için kullanılabilir ve tescil ettirilebilir (556 Sayılı KHK, m. 8/4, birinci cümle).
    Ancak, 556 Sayılı KHK “toplumsal tanınmışlık” düzeyine ulaşmış markaların, başka, (farklı) mal ve hizmetler için tesciline bazı durumlarda izin vermemekte, böyle bir marka sahibine de itiraz hakkı tanımaktadır. Şöyle ki; tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle, böyle bir markanın başka bir mal veya hizmet için tescili, onu tescil ettirecek kişiye haksız yarar sağlayacak (haksız yararlanma, şöhreti sömürme), markanın itibarına zarar verecek yada ayırt edici karakterini zedeleyecek sonuçlar doğuracak ise, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine tescil talebi TPE tarafından ret edilecektir (556 Sayılı KHK, m. 8/4, ikinci cümle). Şöhreti sömürme, itibar yitirilmesi ve markanın itibarının sulandırılması aynı zamanda bir tecavüz eylemidir ve tanınmış marka sahibi bu tür kullanımları da engelleme hakkına sahiptir (556 Sayılı KHK, m. 9/1-c; 61/1-a; Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. bası, s.426).
    Somut uyuşmazlıkta, davalı şirketin marka tescil başvurusuna konu “DERBYTECH” ibaresi ile davacının tescilli “DERBY” markasını oluşturan işaretlerin 556 Sayılı KHK’nin 7/1-b ve 8/1-b maddeleri anlamında iltibasa neden olacak derecede benzer oldukları hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, yukarıda da ifade edildiği üzere, “DERBYTECH” markasının farklı mallar üzerinde kullanılacak olmasının, davacının tanınmış “DERBY” markasından haksız yararlanma sayılıp sayılmayacağı ve bu markanın itibarını zedeleyip zedelemeyeceği hususlarındadır.
    556 Sayılı KHK’nin 8.maddesinin 4.fıkrasının ‘ikinci cümlesinde’ düzenlenen koşulların gerçekleşmesi için, farklı mal veya hizmetler için yapılan başvurudan dolayı tanınmış markanın toplumda ulaşmış olduğu tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlayabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği ya da markanın ayırt edici karakterini zedeleyeceği sonuçların doğabileceği hallerin mevcudiyeti gereklidir. Hemen belirtilmedir ki, bahsi geçen hallerin hepsinin aynı anda gerçekleşmesi zorunlu değildir. Bu hallerin herhangi birisinin somut olayda bulunması, 556 Sayılı KHK’nin 8/4.maddesi anlamında nispi red nedeninin varlığı için yeterlidir. Bu haller, doktrinde ve uygulamada markanın sulandırılması (dilution) olarak da adlandırılmaktadır (Hamdi Yasaman, Marka Hukuku, 1. Cilt, S.415; Ünal Tekinalp, a.g.e.s.426).
    Nitekim, somut uyuşmazlıkta yerel mahkeme direnme gerekçesinde, 556 Sayılı KHK’nin 8/4.maddesinde sayılan ve yukarıda açıklanan hallerden yetişkin tüketicinin keski, testere, biley makinesi vb. mallar almak istediğinde “DERBYTECH” markalı ürünleri gördüklerinde davacının “DERBY” markasının kullanıldığı “traş bıçakları” için ulaştığı tanınmışlığın etkisiyle keskinlik, paslanmazlık, sağlamlık gibi nitelikleri ön plana çıkaran başvuru konusu ürünleri tercih edeceği, böylece davacıya ait tanınmış markanın ününden ve ayırt ediciliğinden haksız yararlanma hali ile dava konusu “DERBYTECH” markasının başvuruda yer alan “zımpara makinesi” emtiasında kullanılması halinde keskinliği ve cildi tahriş etmeme özelliği nedeniyle tercih edilen davacı markasının imajının kötüleşeceği, neticeten davacı markasının itibarının zarar görmesi halinin gerçekleşmesi ihtimalinin bulunduğu şeklinde görüş açıklanmıştır.
    Bu hallerden tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlamaktan kast edilen; tanınmış markanın tüketiciler nezdinde sahip olduğu olumlu imajın hukuka aykırı bir şekilde diğer markaya aktarılmasıdır. Bu yolla tanınmış markanın reklâm değeri ve şöhreti sömürülmekte, tescilli markanın itibarından dolayı haksız avantaj elde edilmektedir (556 sayılı KHK madde 9/1-c).
    Tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi hali ise, doktrinde lekeleme (tarnishment) olarak adlandırılmaktadır. Bu durumda, marka itibarı zarar görecek şekilde küçültücü, imaj zedeleyici bir mal veya hizmet için kullanılmaktadır. (Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, 2. Baskı, s.311; Hamdi Yasaman, age s.415)
    Ayrıca 556 sayılı KHK 8/4 maddesinde sayılan tanınmış markadan haksız yararlanma halleri, her somut olayın özelliklerine, markanın ne kadar tanınmış olduğuna, tanınmış markanın ayırt edicilik derecesinin ne derecede yüksek olduğuna, her iki tarafa ait markanın birebir aynı olup olmamasına, farklı sınıftaki mal veya hizmetin tanınmış markanın asıl olarak kullanıldığı sektör veya sektörlerden mal ve/veya hizmetlerden ne derece uzak ya da yakın, ne derece farklı olduğuna göre değerlendirilmelidir (Uğur Çolak, age s.314, 319)
    Bu genel açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa gelince; davacının “DERBY” markası, özellikle, Sınıflandırma Tebliği’nin 8. Sınıfındaki “traş bıçakları” emtiası bakımından 556 sayılı KHK 8/4.maddesi anlamında tanınmış markadır. Dava konusu “DERBYTECH” ibareli marka başvurusu ise; aynı Tebliğin 7.sınıf (01) alt grubundaki “Ahşap, metal, cam ve plastik malzeme işlemek için makineler, takım tezgahları: Tornalar, frezeler, planyalar, testereler, zımpara makineleri, endüstriyel biley makineleri, keski makineleri, plastik enjeksiyon makineleri, diş açma makineleri” ve (07) alt gruptaki “Ziraat aletleri ve makineleri: Makine veya motor ile çalışan ziraat aletleri, ziraat makineleri biçerdöverler, biçerbağlarlar, pulluklar, dizkarolar, vanveyler, balyalama makineleri, motorlu çim biçme makineleri, ilaçlama makineleri (pulvarizatörler)” için yapılmıştır.
    Bu sınıflandırma itibariyle davacıya ait tanınmış “DERBY” markasının kapsadığı traş bıçağı emtiası “kişisel ihtiyaç ve bakım ürünlerinin” dahil olduğu tüketim sektörüne ait olmasına karşın, dava konusu “DERBYTECH” marka başvurusunun üzerinde kullanılacağı ürünler “endüstriyel ve zirai alet ve makineleri”nin de bulunduğu üretim sektörüne dahildir. Bu durumda, her iki markanın kullanılacağı ürünlerin birbirinden çok farklı sektörlere dâhil oldukları açıktır. Her ne kadar, söz konusu ürünlerin kullanıcıları yetişkin tüketiciler olmakla birlikte, tanınmış DERBY markasının asıl olarak kullanıldığı kişisel bakımla ilgili tüketim sektörü, diğerinin ise endüstriyel ve zirai işletmelerin ihtiyaçlarına yönelik alet ve makinelerin üretimi sektöründe yer aldıklarından, davacı markasını taşıyan traş bıçaklarının keskinlik ve paslanmazlık gibi niteliklerinin tüketicilerin tercihlerinde etkili olacağından ve bu durumun da davacı markasının olumlu imajından hukuka aykırı şekilde haksız bir yarar sağlanacağından söz edilemez.
    Yine, yerel mahkemenin tanınmış markanın kullanıldığı traş bıçağının keskinlik özelliği nedeniyle davalı şirketin “DERBYTECH” marka başvurusunun kapsadığı mallardan zımpara makinesi ve benzeri malların pürüzlü yapısından olumsuz etkileneceği ve tanınmış markanın itibarına zarar vereceğine dair bir diğer direnme gerekçesine gelince, az önce de ifade edildiği gibi ürünlerin kullanıldığı sektörlerin çok farklı olması nedeniyle bu halin gerçekleşebileceği görüşü de yaşamın olağan akışına uygun düşmez. Bu konuda yapılacak bir değerlendirme ancak, Sınıflandırma Tebliğinin 8. Sınıfındaki farklı alt gruplarda yer alan “çatal kaşık, kepçe, kılıç, kama, hançer yada keser, testere, bıçkı, rende, çim kesme makineleri ve benzeri elle çalışan aletler” gibi kişisel ihtiyaçların da karşılandığı ve birbirine yakın sektörlere dahil edilen mallar bakımından yapılabilir. Oysa, davalı şirket başvurusundaki mallar endüstri ve ziraatta kullanılan alet ve makineler mahiyetindedir. Söz konusu iş makinelerinin alıcısı olan imalat ve üretim sektöründeki gerçek ve tüzel kişilerin kişisel bakım ürünü olarak “DERBY” marka traş bıçağının olumlu imajı nedeniyle markalar arasında bağlantı kurarak, bu iş makinelerinin alımına yönelik tercihlerinde söz konusu olumlu imajın etkili olabileceği ve yine bir arızanın varlığı halinde de davacı markasının itibarının zedeleneceğine neden olacağı sonucuna ulaşılması, somut olayın özellikleri itibari ile 556 sayılı KHK 8/4.maddesi hükmüne uygun düşmez.
    Ayrıca belirtilmelidir ki; 556 sayılı KHK 8/4.maddesindeki hallerin varlığı için, tanınmış markanın aynısı ya da benzerinin farklı grup mal ve hizmetler üzerinde kullanılması nedeniyle söz konusu mal veya hizmetlerin ortalama tüketicinin bu marka ile tanımış marka arasında bir bağlantı kurması ve bu bağlantının yaratacağı olumlu izlenim ve çağrışımla satın alma tercihlerine yön verilmesi suretiyle tanınmış markadan haksız yararlanma sonucuna yol açılması gereklidir. Dolayısıyla burada bahsi geçen bağlantı ya da ilişkilendirme ile 556 sayılı KHK 8/1-b maddesinde düzenlenen karıştırılma ihtimali (iltibas) birbirinden farklı kavramlar niteliğindedir.
    Bu itibarla, 556 sayılı KHK’nin 8/4.maddesinde tescil engeli olarak düzenlenmiş bulunan koşulların somut olayda bulunmaması nedeniyle Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
    Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
    S O N U Ç : Davalılardan TPE vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, aynı Kanunun 440/1.maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 02.04.2014 gününde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi