Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/9680
Karar No: 2018/8913
Karar Tarihi: 10.04.2018

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2015/9680 Esas 2018/8913 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2015/9680 E.  ,  2018/8913 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS

    Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil-tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 10.04.2018 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... ve vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

    -KARAR-

    Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.
    Davacılar, babaları olan mirasbırakan ..."in dava konusu 1398 ve 1130 parsel sayılı taşınmazlarını mirastan mal kaçırmak amacıyla ara malikler kullanarak davalı oğluna aktardığını ileri sürmüşler, miras payları oranında tapu iptali-tescile, aksi takdirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir.
    Davalı, işlemlerde muvazaa bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
    Davanın kabulüne ilişkin karar Dairece; 1398 nolu parsel bakımından verilen kabul kararının doğru olduğu, ancak 1130 nolu parselin tedavül kayıtları getirtilerek mirasbırakanın temlikinin "hibe" suretiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek 1130 nolu parsel bakımından bozulmuş; mahkemece bozmaya uyularak tamamlanan yargılama sonucunda 1398 nolu parsel hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş; 1130 nolu parselin ise "hibe" yoluyla temlik edildiği, iptal-tescile konu edilemeyeceği, tenkis yönünden de zamanaşımı sürelerinin geçtiği gerekçesiyle anılan parsel hakkındaki dava reddedilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
    Gerçekten de, Daire bozma ilamında da belirtildiği üzere, 1398 nolu parsel hakkında davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
    Ne var ki, 1130 parsel sayılı taşınmaz bakımından varılan sonucun isabetli olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir.
    Daire bozma ilamı sonrasında getirtilen kayıtlardan; 1130 nolu parselin 8386/8486 payının kadastro suretiyle mirasbırakan ... adına kayıtlı iken, 12.01.1989 tarihinde "satış" suretiyle ..."a temlik edildiği; ..."un anılan payı 30.11.1992 tarihinde mirasbırakanın karısı ..."e "satış" suretiyle devrettiği; ..."in de bu payı 07.02.1996 tarihinde "terekeye iade edilmemek kaydıyla bağış" suretiyle davalı ..."a aktardığı anlaşılmaktadır.
    Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada muris, gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu tür uyuşmazlıkların 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararı kapsamında değerlendirilebilmesi, murisin taşınmazını kendi malvarlığından ne şekilde ve hangi iradeyle çıkardığına bağlıdır.
    Somut olayda, 1130 nolu parselin mirasbırakan ... tarafından 12.01.1989 tarihinde "satış" suretiyle temlik edilerek malvarlığından çıkarıldığının getirtilen kayıtlarla saptanmış olması karşısında, anılan taşınmazın da 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararı kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği açıklık kazanmıştır. Taşınmazın mirasbırakanın temlikinden sonra başka temliklere de konu edilmesi halinde, sonraki temliklerin ne şekilde(satış, ölünceye kadar bakım akti, bağış v.b.) gerçekleştirildiğinin 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulanması açısından sonuca bir etkisi yoktur. Artık, sonraki temlikler bakımından değerlendirilecek tek husus, mirasbırakanın mal kaçırma iradesinin devamını sağlamaya yönelik danışıklı temlikler olup olmadıkları hususudur.
    Hal böyle olunca, dava konusu 1130 nolu parsel bakımından da 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararı kapsamında değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile taşınmazın "hibe" yoluyla temlik edildiğinden bahisle yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.
    Davacıların yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.12.2017 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden davacılar vekili için 1.630.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi