(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2019/2358 E. , 2020/1130 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Bakırköy 3. İş Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
A)Davacı İstemi :
Dava, yazılım geliştirme uzmanı olarak davalı işyerinde 02.01.2012-02.09.2013 tarihleri arasında çalışan davacının prime esas gerçek ücretinin tespiti istemine ilişkindir.
B)Davalı Cevabı :
Davalı şirket vekili; davacının 01.03.2012 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalışmaya başladığını, sigorta primlerinin aldığı ücret üzerinden yatırıldığını, yapılan avans ödemeleri için prim yatırılmasının söz konusu olamayacağını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı Kurum vekili; davacının talebinin zaman aşımına uğradığını, Kurum kayıtlarının esas olduğunu, iddianın yazılı belgelerle ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararı :
Mahkemece, yazılı delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı :
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, kararının Yargıtay 21.Hukuk Dairesi"nin 2017/3982 Esas,2018/9024 Karar sayılı ilamı ile "tanık beyanları ile ve emsal ücret araştırmasına göre belirtilen miktara göre,Kurum kayıtlarında gözüken ücretin aksinin eşdeğer yazılı delille ispatlanamaması nedeniyle davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve Yasa"ya aykırı olup bozma nedenidir" gerekçesi ile bozularak Dairemize iade edildiği,Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davacının ücret iddiasını yazılı belgelerle ispat edememesi nedeni ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve Yasa"ya uygun olduğu kanaatine vararar davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermiştir.
E)Temyiz :
Davacı vekili, tanık beyanları ile davacının maaşının bir kısmını elden bir kısmını bankadan yatırıldığının belli olduğunu, davacı ile işyerinde aynı işi yapan..."in 5.500,00 TL ücretle çalıştığını gösteren maaş yazısının dosyada olduğunu, davacının hesap ekstresi incelendiğinde, elden aldığı 5.000,00 TL"yi aynı gün bankaya yatırdığının anlaşıldığını belirterek kararın bozulmasını, Dairemizin önceki bozma kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun Bozmaya uyma veya direnme başlığı altında 373. maddesinin birinci fıkrasında ""Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilir"" hükmü, ikinci fıkrasında ise ""Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir."" hükmü düzenlenmiştir. Belirtilen hükümlere göre iki tür bölge adliye mahkemesi kararı Yargıtay"ın temyiz incelemesine konu olabilir. Birincisi, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlarıdır. Bu durumda Yargıtay"ın bozma kararı vermesi halinde dosya karar vermek üzere ilk derece mahkemesine gönderilir. İkincisi ise bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararlarıdır. Bu durumda Yargıtay"ın bozma kararı vermesi halinde dosya karar vermek üzere bölge adliye mahkemesine gönderilir. Zira bozulan karar ilk derece mahkemesi kararı değil dosyanın esasına girerek dosyanın esası hakkında yeniden verilen bölge adliye mahkemesi kararıdır.
Dosyanın incelenmesinden Dairemizin 06/12/2018 tarih 2017/3982 Esas 2018/9024 Karar sayılı ilamı ile davacının istinaf başvurusunu kabul ederek esas hakkında yeniden hüküm kuran bölge adliye mahkemesi kararının bozulmuş olduğu ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşıldığı halde yukarıda yapılan açıklamalar ve Bölge Adliye Mahkemesince Dairemizin 06/12/2018 tarih 2017/3982 Esas 2018/9024 Karar sayılı ilamı doğrultusunda dosyanın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerekirken davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararı yukarıda yazılı sebepten dolayı bozulmalıdır.
G) SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 25/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.