Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/26920
Karar No: 2020/1651
Karar Tarihi: 05.02.2020

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/26920 Esas 2020/1651 Karar Sayılı İlamı

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2017/26920 E.  ,  2020/1651 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ: ALACAK

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı İsteminin Özeti:Davacı vekili, müvekkilinin davalı işveren nezdinde fason takip sorumlusu olarak çalıştığını, iş sözleşmesine davalı tarafından haksız nedenle son verildiğini ileri sürerek bir kısım işçilik alacaklarına hükmedilmesini talep etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Temyiz:
    Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Gerekçe:
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
    2-Taraflar arasında fazla çalışma ücret alacağının belirlenmesi hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
    Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
    İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.Somut olayda; hükme dayanak alınan raporda davacının haftanın 3 günü 08.00-18.00 saatleri arasında, haftanın 2 günü 08.00-24.00 saatleri arasında ve cumartesi günü de 08.00-13.00 saatleri arasında çalıştığı kabulüyle hesaplama yapılmış ise de, davacının dava dilekçesindeki beyanına bakıldığında kabul edilen işe giriş ve çıkış saatlerinde talep aşımına gidildiği görülmüştür.
    Şöyle ki, davacı dava dilekçesinde normal mesai saatlerinin haftanın 5 günü 08.15- 18.15 saatlerine kadar, cumartesi günleri ise öğlen 13.00 saatine kadar olduğu halde haftanın en az 4-5 günü akşam 22.30-23.00 saatlerine kadar işleri organize etmek suretiyle çalıştığını ileri sürmüştür. Bu beyan karşısında, davacının haftanın 3 günü 08.15-18.00 saatleri arasında, haftanın 2 günü 08.15-22.30 saatleri arasında ve cumartesi günü de 08.15-13.00 saatleri arasında çalıştığının kabulüyle ve hükme dayanak alınan raporda belirlenen mola süreleri de yine aynı kalmak kaydı ile fazla çalışma ücretinin hesaplanması gerekmektedir.
    3- Bir diğer uyuşmazlık konusu davacının aldığı ücret konusundadır.Davacı fesih tarihindeki ücretinin net 2.400,00 TL olduğunu iddia ederken, davalı davacının ücretinin brüt 1.500,00 TL olduğunu savunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ücretinin dava dilekçesi ekinde sunulan 2014/Ocak ayı hesap pusulasına göre net 2.030,00 TL olduğunun anlaşıldığı, buna göre hesaplamaya esas ücretin net 2.030,00 TL olarak kabul edildiği görülmüş ise de, bilirkişi raporunda da bahsedildiği gibi dava dilekçesi ekinde ibraz olunan hesap pusulasında imza veya davalı kaşesi yer almadığı gibi davalı unvanın da yazılı olmadığı ve sonuçta bu belgelerin davalıdan sadır olduğunun kesin olarak kanıtlanamadığı, kaldı ki ücret miktarını ispat ile yükümlü olan davacının dinlettiği tanıklarla da ücretin net 2.030,00 TL olduğunun ispatlanamadığı görülmüştür.Davacı tanığı ... davacının 2.000,00TL civarında ücret aldığını hatırladığını söylerken, diğer davacı tanığı ... davacının da kendisi gibi 1.950,00 TL net aylık ücret aldığını beyan ettiğinden, ücretin net 1.950,00 TL olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.02.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi