Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/5196
Karar No: 2021/2045
Karar Tarihi: 23.03.2021

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2017/5196 Esas 2021/2045 Karar Sayılı İlamı

14. Hukuk Dairesi         2017/5196 E.  ,  2021/2045 K.

    "İçtihat Metni"

    14. Hukuk Dairesi

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi



    Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 12/09/2008 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27/12/2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
    K A R A R

    Dava, suya vaki elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve kal istemine ilişkindir.
    Davacı vekili, davacıların 104 ada 63 parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, davacıların murislerinin başlangıcı belli olmayan tarihlerde taşınmazlarına yakın bir yerde mülkiyeti Hazineye ait taşınmazdan su çıkardıkları ve su ile yıllardan bu yana kendi taşınmazlarındaki bağ ve bahçeleri suladıkları gibi bu sudan köy halkının da istifade etmesini sağladıklarını, davalıların, davacılara ait suyu kendi suları ile birleştirerek taşınmazlarına götürdüklerini müdahalenin men’ine suyun eski hale getirilmesine, davacılarca bu iş için oluşturulan muhdesatın kal’ine karar verilmesini istemiştir.
    Davalılar; davacıların suyuna müdahalenin olmadığını bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
    Mahkemece, dava konusu yapılan suyun .... Köyü 104 ada 75 parsel sayılı taşınmazdan çıktığı, taşınmaz sahibinin Maliye Hazinesi olduğu, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından davacının bahçesini sulamak için dava konusu suyu kullanmadığı, davalıların yaptığı kazı sonucunda dava konusu suyun miktarında bir değişim olmadığı, ziraatçi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda bahçede bulunan ağaçların susuzluk yüzünden kurumadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.
    4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 756. maddesine göre; Kaynaklar arazinin bütünleyici parçası olup, bunların mülkiyeti ancak kaynadıkları arazinin mülkiyeti ile birlikte kazanılabilir. Gerçek kaynağın suyu bir akiferden gelir. Su çıkışı bir noktadan veya bir alandan olabilir. Bu alana kaynak alanı denir. Kaynak, yeraltı suyunun doğal olarak yeryüzüne çıkması halidir.
    Kaynak suyu kendiliğinden kaynadığı arazinin hudutlarını aşacak debide ise ya da malikinin ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra fazlası varsa genel su kabul edilir ve komşular yararlanabilir. Uygulamada kaynak "yeraltı suyunun üst düzeyinin yer yüzeyini kestiği yer" olarak tanımlanmaktadır. Yeraltı suyu doğal yoldan yeryüzüne çıkmamış, drenaj vs. yollarla çıkarılmış ise, kaynak olarak değil, drenaj veya kuyu vs. isimlerle anılır. Bu şekilde insan eliyle çıkarılan sular, yeraltı suyu olarak kabul edilir.
    Yeraltı suları, kamu yararına ait sulardandır. Arza malik olmak, onun altındaki yeraltı sularına da malik olmak sonucunu doğurmaz. (TMK. md. 756/3)
    Davaya konu suyun, dava dışı Hazine adına kayıtlı 104 ada 75 parsel sayılı taşınmazdan çıktığı, genel su niteliğinden olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Genel sulardan herkes ihtiyacı oranında yararlanır.
    Mahkemece yerinde yapılan keşif ve keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ile tanık beyanlarına göre davalıların açtığı kuyunun imalatından evvel davacıların hazine adına kayıtlı taşınmazda bulunan kaynaktan yararlandıkları anlaşılmaktadır. Davaya konu su genel su niteliğinde olup, suya elatmanın önlenmesi davasını sudan yararlanan ve yararlanmasına engel olunan kişiler tarafından açılabilir. Dosya içerisinde bulunan hidrojeoloji bilirkişisi ve jeoloji bilirkişisi raporlarından davacıların kullandığı suyun debisinin davalıların açmış oldukları kuyu nedeniyle azalmış olduğu anlaşılmaktadır. Sağlıklı bir sonuca ulaşabilmek için suların en az olduğu bir dönemde mahallinde jeoloji ve ziraat mühendisi bilirkişiler eşliğinde keşif icrası ile tarafların suya ihtiyaç durumu, sudan yararlanan tüm taşınmazlar belirlendikten sonra yararlandıkları veya yararlanabilecekleri tüm su kaynakları da incelenerek, davacılara ait taşınmazlarda yapılan zirai faaliyet nedeniyle su ihtiyacının kesin olarak belirlenmesi gerekmektedir. Davacıların tarımsal faaliyetlerindeki su ihtiyaçlarını diğer kaynaklardan karşılayamadığının belirlenmesi halinde mahkemece davanın kabulüne karar verilmeli, su ihtiyaçlarının bulunmadığının tespiti halinde ise şimdiki gibi davanın reddine karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma sonucu yetersiz ziraatçı bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi