Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/15380
Karar No: 2017/9304
Karar Tarihi: 14.11.2017

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2016/15380 Esas 2017/9304 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2016/15380 E.  ,  2017/9304 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, davalılardan ... aleyhine açılan davanın reddine, 67.596,06 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan ..."dan alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacılar vekilince duruşmasız, davalılardan ... vekilince de duruşmalı olarak istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14/11/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan... vekili Avukat ..., ... vekili Avukat ... ile karşı taraf vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

    KARAR

    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz kapsam ve nedenlerine göre; tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
    2-Dava, sigortalının iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davalı ... açısından her ne kadar işin tamir işi olmadığı, bina inşaat işi olduğu, davalı ..."in de asıl işveren olarak %30 kusurlu olduğu kanaatine varılmış ise de adı geçen davalı hakkında verilen kesinleşmiş beraat kararının mahkemeyi bağlayacağı gerekçesi ile davanın reddine, davacı eş açısından 25.596,06 TL maddi, 18.000,00 TL manevi, davacı çocuklar açısından ise 8.000,00"er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15/09/2012 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı ..."dan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
    Dosya kapsamından, davacı tarafın ıslah dilekçesinde hüküm altına alınacak tazminatlara dava tarihinden faiz işletilmesini talep ettiği, yargılamaya konu iş kazasına ilişkin olarak alınan birinci, ikinci ve üçüncü kök kusur raporlarının tamamında davacılar murisinin %20, davalı ..."in %30, davalı ..."nın ise %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, ikinci kök kusur raporuna ek olarak ikinci kök kusur raporunu düzenleyen aynı heyetten alınan kusur raporunda ise murisin %20, davalı ..."nın %80 kusurlu olduğunun belirtildiği, temyiz incelemesine konu kararın gerekçesinde belirtildiği üzere mahkemenin aslında kök kusur raporlarını oluşa uygun kabul etmesine karşın davalı ... hakkındaki kesinleşmiş beraat hükmü nedeniyle ek kusur raporunu hükmüne esas aldığı, buna dayanarak davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verdiği anlaşılmaktadır.
    3-6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 74. maddesine göre hukuk hakimi zarar verenin kusuru olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun sorumluluğa dair hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu"nun 53. maddesi de bu düzenlemeyi içermekte idi.
    Yargılamaya konu ihtilafın sağlıklı biçimde çözülmesi için asıl işveren-alt işveren kavramlarının da açıklanmasında fayda bulunmaktadır.
    4857 sayılı Kanun"un 2.maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.
    İş Kanunu"nun 2.maddesinin 7.fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
    4857 sayılı Kanun"un 2/7.maddesi ile işçilerin İş Kanunu"ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde, 4857 sayılı Kanun"dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kurtulmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu.
    Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu"nun 2. maddesinin 6. fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.
    Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında davalı ..."in yaptığı inşaatın çatı oluklarının takılması, çatı dereleri ile baca diplerinin kaplanması işlerini diğer davalı ..."ya verdiği, davacılar murisinin davalı ..."nın işçisi olduğu, bu iş ilişkisinde davalı ..."in asıl işveren, davalı ..."nın ise alt işveren olduğu, bu kabule göre düzenlenen birinci, ikinci ve üçüncü kök kusur raporlarının olayın oluşuna uygun olduğu, ceza mahkemesince verilen beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı, bu kapsamda davalı ..."in hüküm altına alınan tazminatlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği gözden kaçırılarak, adı geçen davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
    4-HMK 26. (HUMK. nun 74) maddesi gereğince hakim, kural olarak iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup talepten fazlasına hüküm veremez.
    Somut olayda, davacı tarafın ıslah dilekçesinde dava tarihinden itibaren yasal faiz talep ettiği anlaşılmasına karşın hüküm altına alınan tazminatlara olay tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi isabetsizdir.
    Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde temyiz eden tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı ile davalılardan ... yararına takdir edilen 1.480,00TL duruşma Avukatlık parasının karşılıklı olarak birbirlerine yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılar ile davalılardan ..."a iadesine, 14/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi