21. Hukuk Dairesi 2017/2 E. , 2017/9351 K.
"İçtihat Metni"
Davacı, ... vekili Av.... ile davalı, ... vekili Av.... aralarındaki tespit davası hakkında ...Mahkemesince verilen 11/03/2015 gün ve 2013/261 Esas, 2015/119 Karar sayılı kararın bozulmasına ilişkin Dairemizin 04/05/2016 gün ve 2015/15649 Esas, 2016/8013 Karar sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde maddi hatanın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
İstem, maddi yanılgının düzeltilmesine ilişkindir.
İş Mahkemeleri Kanununun 8/3. maddesi gereğince İş Mahkemelerinden verilen kararlara ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Ancak Yargıtay onama ya da bozma kararlarında açıkça maddi hatanın bulunduğu hallerde, dosyanın yeniden incelenmesi mümkündür. Zira maddi yanılgıya dayalı olarak verilmiş onama ya da bozma kararları ile hatalı biçimde hak sahibi olmak, evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf yararına sonuç doğurmamalıdır. Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
Maddi yanılgı kavramından amaç; Hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta yanılgı olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa, inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin Kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık yanılgılardır.
Uygulamada zaman zaman görüldüğü gibi, Yargıtay denetimi sırasında, uyuşmazlık konusuna ilişkin maddi olgularda, davanın taraflarında, uyuşmazlık sürecinde, uyuşmazlığa esas başlangıç ve bitim tarihlerinde, zarar hesaplarına ait rakam ve olgularda ve bunlara benzer durumlarda; yanlış algılanma sonucu, açık ve belirgin yanlışlıklar yapılması mümkündür. Bu tür açık hatalarda ısrar edilmesi ve maddi gerçeğin göz ardı yapılması, yargıya duyulan güven ve saygınlığı sarsacağı gibi, Adalete olan inancı ortadan kaldırır ve yok eder.
Bu nedenledir ki; Yargıtay; bu güne değin maddi yanılgının belirlendiği durumlarda soruna müdahale etmiş baştan yapılmış açık maddi yanlışlığın düzeltmesini kabul etmiştir. Kaldı ki kimi açık maddi yanılgıya dayalı ve yanlışlığı son derece belirgin haksız ve adaletsiz sonuçların giderilmesi kamu düzeni açısından zorunludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/10-895E ve 2002/838K, 2003/21-425E ve 2003/441K sayılı kararları da bu doğrultudadır.
./..
Mahkemenin davanın reddine dair kararının 5510 sayılı yasanın 25. Ve 26. Maddelerine dayanılarak bozulmasına ilişkin Dairemiz kararında maddi hatanın söz konusu bulunduğu anlaşılmakla Dairemizin 04/05/2016 tarih 2015/15649 Esas ve 2016/8013 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, kurum işleminin iptaline, dava tarihine kadar hak edeceği yaşlılık aylıkları toplamının tespiti ile hak kazanılan tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine, karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davacının 01.04.1991-20.01.1992 tarihleri arasında 45 gün, 19.03.2011-31.05.2011 tarihleri arasında 73 gün olmak üzere toplam 118 gün 4a bendi kapsamında sigortalılığının bulunduğu, 20.09.1993-16.03.2011 tarihleri arasında 17 yıl 5 ay 27 gün 4b bendi kapsamında sigortalılığının bulunduğu, ....merkezinin 18.7.2014 tarih ve 3701931 sayılı yazısı ile 13.04.2009 tarihinde malul sayılması halinde 2009 yılı mart ayı dahil 2013 şubat ayına kadar alabileceği aylık miktarının 40.008,10-TL olarak hesaplandığı, kuruma 2014 temmuz ayı itibarıyla 6.718,35-TL borcu bulunduğunun bildirildiği, davacının 13.04.2009 tarihli ve 63772 varide sayılı dilekçesi ile yaşlılık aylığı talebinin davalı Kurumun 05.05.2009 tarih ve 113215 varide sayılı yazısı ile 5510 sayılı kanunun 28. Maddesi gereği Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının; a) % 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4320 gün, b) % 40 ilâ % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4680 gün, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla ikinci fıkranın (a) bendindeki yaş şartları aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanırlar. Hükmüne amir maddesi gereği talebe istinaden sevkin yapılmış olduğu, hazırlanan sağlık kurulu raporunda iş gücü kayıp oranı %23 olduğu ve yukarıda belirtilen şartları sağlamadığından talebin işleme alınmadığının bildirildiği, ... ... merkezinin 24.10.2013 tarih ve 3895360 sayılı yazısında 0567158597 bağkur nolu sigortalının 5510 sayılı yasanın 28/5 maddesi gereği yapmış olduğu kısmi yaşlılık aylığı taleplerine işlem yapıldığı, söz konusu maddeye göre sağlık kurulu raporu %40 ın altında olduğu için maaş bağlama işlemlerinin yapılamadığının bildirildiği, ... Başkanlığı"ndan alınan 09/05/2014 tarihli 2618 sayılı raporunda şahsa ait 2000 yılına ait rapor ve muayene notları mevcut olmadığından 2000 yılı şartlarına göre rapor düzenlenemediği, şahısta mevcut kraniektomi defektinin yönetmelikte karşılığı bulunmadığı için hesaplamaya dahil edilmediği, 2009 yılı şartlarına göre yapılan değerlendirmede 16.7.2006 tarihli özürlülük ölçütü sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre tüm vücut fonksiyon kayıp oranının %20 olduğunun bildirildiği ..."ndan alınan 30/05/2014 tarihli 3115 sayılı raporunda 18.03.1998 tarihli özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmelik hükümlerine göre davacının tüm vücut fonksiyon kayıp oranının % 46" olduğunun bildirildiği, anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa"nın 28/5 maddesi olduğunun anlaşıldığı, Anılan maddede; "....Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının; a) % 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4320 gün, b) % 40 ilâ % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4680 gün, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla ikinci fıkranın (a) bendindeki yaş şartları aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanacağı..." belirtilmiştir.
./..
Bu düzenleme çerçevesinde, sigortalı sayılanlar ve bunların bakmakla yükümlü oldukları veya hak sahibi çocuklarının çalışma gücü veya meslekte kazanma gücü kayıp oranlarının tespitine ilişkin, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 01.10.2008 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 11.10.2008 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak; Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği 01.09.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 03.08.2013 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 95’inci maddesinde malûl sayılmayı gerektirecek hastalık veya arızanın bulunup bulunmadığının tespitinde izlenecek yol açıklanmıştır. Buna göre, kurum sağlık tesislerince düzenlenen raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, söz konusu kurul raporlarının Kurumu bağlayacağı, ancak, diğer ilgilileri bağlamayacağı dikkate alınarak, itiraz halinde,... alınacak rapora göre karar verilmeli; ... raporu arasında çelişki bulunması halinde ise,... Kurulundan alınacak raporla, bu çelişki giderilip, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Somut olayda; mahkemece 5510 Sayılı Kanun"un 95"inci maddesinde belirtilen prosedüre uyulmadan verilen kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş: 5510 sayılı Kanunun 58. maddesinde öngörülen prosedür uyarınca ve 5510 sayılı Yasanın 95’inci maddesi gereğince, öncelikle ..., davacıdaki hastalık ve arazların ilk başvuru tarihi olan 18.12.2008 tarihinden 31.08.2013 tarihine kadar olan dönem bakımından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde; 01.09.2013 tarihi sonrası için Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde dava dilekçesi de gözetilerek 5510 sayılı Yasa"nın 28/5 maddesinin b) bendine göre % 40 ilâ % 49 arasında olup olmadığı, malûl ise, maluliyet oranı ve malûllük halinin hangi tarihte oluştuğuna dair rapor almak, iş bu rapora itiraz edilmesi halinde ise; ... kurulundan aynı şekilde rapor almak;...raporu ile ... kurulu raporu arasında çelişki olması halinde söz konusu çelişkinin giderilmesi için ... Genel Kurulundan aynı esaslara göre rapor almak ve 5510 sayılı yasanın 28/5 maddesinde yer alan diğer maluliyet aylığı koşullarınında değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, karar düzeltme harcının istek halinde davacıya iadesine,
09/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
...