21. Hukuk Dairesi 2016/6007 E. , 2017/9381 K.
"İçtihat Metni"
Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar ve dahili davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı işyeri nezdinde 01.02.2001-01.01.2012 ve 03.06.2012-01.09.2012 tarihleri arasında geçen hizmetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile “3501016234140 ..."nun, davalı kurumda tescilsiz, ..., ..., ..., ..., ..., taksicilik işi işyerinde 26.03.2001-01.01.2012 ve 03.06.2012-01.09.2012 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden asgari ücretle 3965 gün çalıştığı, bu çalışmasının davalı bildirilmediğinin tespitine” şeklinde karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıya ait hizmet cetvelinde 25.03.2001 tarihleri arasında dava dışı işyerince Kurum"a 1 günlük hizmet bildiriminde bulunulduğu, davacının 01.07.2002-30.09.2008 tarihleri arasında kesintili olarak 506 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalılık hizmetinin bulunduğu, davalı taksi durağının tescilsiz işyeri olduğu, davalı taksi durağında bulunan bir kısım ticarî araç sahiplerinin Kurum"da tescilli işyeri olarak kaydının yer aldığı, davacıya ait herhangi bir vergi kaydının bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, duruşmalarda davalı taksi durağında bulunan araç sahiplerinin çalışanı olan bir kısım davacı ve davalı tanıklarının dinlendiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davalı taksi durağında uyuşmazlık konusu dönemde görev yapan ticari taksi işletmecilerini ilgili yönetiminden sormak, davacının davalılara ait ticari taksilerden oluşan taksi durağında uyuşmazlık konusu dönem içerisinde çalışması tespit edilen sigortalı çalışanlarının beyanlarına başvurmak, gerekirse zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle taksi durağına o tarihte komşu olan taksi durağı ve diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları, işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum, davalı ... ve diğer davalılar vekillerinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ve dahili davalı ..."ya iadesine, 16/11/2017 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.