6. Ceza Dairesi 2017/1760 E. , 2017/5598 K.
"İçtihat Metni"
Mağdur ...’ya yönelik eylem nedeniyle sanık ... hakkında yağma suçundan TCK’nın 149/1-a,h, 31/3. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında TCK’nın 141, 143, 31/3, 51. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine ilişkin Elmalı Ağır Ceza Mahkemesince verilen 26.03.2015 gün, 2014/222 Esas, 2015/67 Karar sayılı hükmün sanıklar savunmanları tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 6.Ceza Dairesi 03/12/2015 gün 2015/6390 esas 2015/45689 karar sayı ile;
“1-) CMK 150/(2) "Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. .... Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." hükmü gereğince Suça Sürüklenen Çocuk ... savunmanının yokluğunda karar verilerek CMK"nın 150/2-3. maddesine aykırılığa yol açılması;
2-) Kolluk görevlileri tarafından düzenlenmiş 27/08/2014 "Tutanaktır" başlıklı tutanak içeriği incelendiğinde: "....isimli şahıs ise devriye aracını görerek sokağa kaçıp tarafımıza teybi verebileceğini beyan ederek köy içerisinde ara sokaklara kaçmıştır.... .isimli şahıs da hırsızlanan araç teybini Yuvalı Köyü sokağında... Kullanılamayan, yarı yıkık halde bulunan eski bir evin duvarına bırakarak kaçmıştır. .... teyp muhafaza altına alınmıştır..." biçiminde anlatıma yer verildiği, teybin 27/08/2014 tarihli tutanak karşılığında mağdura teslim edildiği, suça sürüklenen çocuk Erson"un pişmanlık göstererek, yağmaya konu teybi kolluk görevlilerine teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK"nın etkin pişmanlığa ilişkin 168. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-) Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan sanıklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası"nın 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp raporunun aldırılmaması ve aynı maddenin 3. fıkrası gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda tartışılmaması,
4-) Tutuklu sanık ..."in yağma eylemini, gece vakti ve silahla işlediğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK"nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinin yanı sıra (a) bendinin de uygulanması gerektiği ve dolayısıyla olayda birden fazla nitelikli halin gerçekleşmiş olmasına karşın, aynı Yasanın 61.
maddesi gereğince temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiştir” şeklinde bozulmasına oybirliği ile karar verilmiştir.
Bozma sonrası Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 gün 2016/3-2016/79 sayılı kararı ile;
“TCK"nın 168. maddesinin uygulanması yönünden yapılan bozma sebebine mahkememizde direnilmesi yönünde vicdani kanaat oluşmuştur. Şöyle ki, TCK"nın 168.maddesi incelendiğinde, pişmanlık göstererek suça konu malvarlığı değerini kendi rızasıyla mağdura ya da ilgili kolluk görevlilerine teslim eden sanığın söz konusu hükümden yararlanma imkanı bulunduğu, madde gerekçesinde de etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için failin herhangi bir zorlama altında bulunmaksızın, tamamen kendi iradesiyle suça konu elde ettiği malvarlığı değerini aynen iade yahut tazmin suretiyle mağdura iade etmesi gerektiğinin belirtildiği, bu bağlamda herhangi bir dış etki olmaksızın, tamamen suçtan duyduğu pişmanlık yahut başka bir sebeple ve kendi rızasıyla failin suça konu malvarlığı değerini aynen iade etmesi yahut tazmin etmesi durumunda müsnet hükmün uygulanmasının zorunlu olduğu, somut olayda kolluk görevlileri geldikten sonra, daha önce hakkında verilen hüküm kesinleşmiş olan SSÇ Erson"un kaçarak olay yerinden uzaklaştığı esnada kolluk görevlilerinin takip ettiğini anlaması karşısında teybi verebileceği yönünde beyanda bulunduğu ve daha sonra kolluk görevlilerine ilgili teybi nereye koyduğunu yahut söz konusu teybin nerede bulunduğunu dahi söylemeksizin suça konu teybi yıkık, virane halde bir eski evin duvarına bırakarak kaçması şeklinde gerçekleşen eylemde SSÇ"nin etkin pişmanlığın zorunlu unsuru olan herhangi bir dış müdahale gerekmeksizin, bizzat kendi iradesiyle suça konu malvarlığının tam aksine kolluk görevlilerinin kendisini takibi neticesi bizzat teslim etmeden teybi bırakarak kaçtığı, bu bağlamda, söz konusu takip işlemi olmasaydı SSÇ"nin suça konu malvarlığı değeri olan oto teybini teslim etmesinin mümkün görünmediği, dolayısıyla SSÇ"nin kendi iradesiyle değil kolluk görevlilerinin olaya müdahil olması sonucu müsnet teybi olay yerine yakın, virane bir eve bırakarak kaçması şeklinde ortaya çıkan fiilin etkin pişmanlık hükümlerini uygulamayı zorunlu kılan bir fiil olarak mahkememizce değerlendirilmediği ve bu bakımdan TCK"nın 168.maddesinin uygulanmaması yönünde oluşan vicdani kanaat çerçevesinde Yargıtay 6. Ceza Dairesinin bozma ilamına kısmen direnilmesi yönünden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesi ile ilk hükümde kısmen direnilmesine karar verilmiştir.
Bu hükmün, sanıklar savunmanları ve Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının "bozulması" istemli 25.02.2017 gün ve 2017/6627 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilen dosya, yeniden incelenerek değerlendirilmiş ve karara bağlanmıştır.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Oluş ve dosya kapsamına göre, Kolluk görevlileri tarafından düzenlenmiş 27/08/2014 "Tutanaktır" başlıklı tutanak içeriği incelendiğinde: "....isimli şahıs ise devriye aracını görerek sokağa kaçıp tarafımıza teybi verebileceğini beyan ederek köy içerisinde ara sokaklara kaçmıştır.... . isimli şahıs da hırsızlanan araç teybini Yuvalı Köyü sokağında... Kullanılamayan, yarı yıkık halde bulunan eski bir evin duvarına bırakarak kaçmıştır. .... teyp muhafaza altına alınmıştır..." biçiminde anlatıma yer verildiği, teybin 27/08/2014 tarihli tutanak karşılığında mağdura teslim edildiği, suça sürüklenen çocuk Erson"un pişmanlık göstererek, yağmaya konu teybi kolluk görevlilerine teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK"nın etkin pişmanlığa ilişkin 168. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle, bozulmasına dair,
Dairemizin 03/12/2015 gün 2015/6390 esas 2015/45689 kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 gün 2016/3- 2016/79 sayılı ilamındaki direnme kararı yerinde görülmediğinden,
CMK"nun 307/3.maddesi gereğince, mahkemenin direnme kararı konusunda karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.