(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2019/1748 E. , 2020/1148 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
K A R A R
A)Davacı İstemi:
Davacı, davacının 31.10.1988-06.04.1994 ve 01.10.1994-30.06.2010 tarihleri arasında davalı ...’na bağlı okullarda sözleşmeli usta öğretici olarak tam gün ve sürekli çalıştığını, fiilen işe giriş tarihinden itibaren çalıştığı dönemlerden tam gün esaslı çalışmasına rağmen çalıştığı sürelerin eksik bildirildiğini belirterek, davalı Kuruma eksik bildirilen çalışmalarının tespitini istemiştir.
B)Davalı Cevabı:
Davalı ... vekili, davacı ile müvekkili arasında İş Kanunu kapsamında iş akdi bulunmadığını, usta öğreticiler ile ilgili olarak yargı yerinen belirlenmesi konusunda değişik kararların olduğunu, bu davada da idari yargı görevli olduğundan ret kararı verilmesi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre nedeniyle de reddinin gerektiğini, davacının 657 sayılı Yasanın 89. maddesine göre çalıştığı, 7,5 saatlik çalışma bir gün kabul edilmek suretiyle bildirim yapıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, fiili çalışma olgusunun yöntemince araştırılması gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararı:
Mahkemece, davalı SGK yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile; sigorta priminin ödenmediği tespit edilen 1989 yılı Ocak ayında 12 gün, Şubat ayında 11 gün, Mart ayında 5 gün, Nisan ayında 2 gün, Haziran ayında 11 gün, Eylül ayında 3 gün, Ekim ayında 2 gün, Kasım ayında 7 gün, Aralık ayında 1 gün, 1990 yılı Ocak ayında 5 gün, Şubat ayında 2 gün, Mart ayında 1 gün, Mayıs ayında 7 gün, Eylül ayında 4 gün, Ekim ayında 22 gün, Kasım ayında 10 gün, Aralık ayında 22 gün, 1991 yılı Ocak ayında 7 gün, Şubat ayında 6 gün, Mart ayında 7 gün, Nisan ayında 10 gün, Mayıs ayında 4 gün, Eylül ayında 5 gün, Ekim ayında 7 gün, Kasım ayında 6 gün, Aralık ayında 6 gün, 1992 yılı Ocak ayında 7 gün, Şubat ayında 10 gün, Mart ayında 8 gün, Nisan ayında 7 gün, 1993 yılı Ocak ayında 16 gün, Şubat ayında 6 gün, Mart ayında 6 gün, Nisan ayında 2 gün, Mayıs ayında 2 gün, Haziran ayında 3 gün, Ekim ayında 4 gün, Kasım ayında 5 gün, Aralık ayında 5 gün,1994 yılı Ocak ayında 11 gün, Şubat ayında 2 gün, Mart ayında 6 gün, Nisan ayında 12 gün, Kasım ayında 5 gün, Aralık ayında 5 gün, 1995 yılı Ocak ayında 11 gün, Şubat ayında 8 gün, Mart ayında 6 gün, Nisan ayında 7 gün, Mayıs ayında 14 gün, Kasım ayında 13 gün, Aralık ayında 6 gün,1996 yılı Ocak ayında 8 gün, Şubat ayında 1 gün, Mart ayında 1 gün, Nisan ayında 7 gün, Mayıs ayında 11 gün, Kasım ayında 11 gün, Aralık ayında 7 gün,1997 yılı Ocak ayında 9 gün, Şubat ayında 7 gün, Mart ayında 6 gün, Nisan ayında 9 gün, Mayıs ayında 6 gün, Haziran ayında 18 gün, Kasım ayında 9 gün, Aralık ayında 8 gün,1998 yılı Ocak ayında 11 gün, Şubat ayında 1 gün, Mart ayında 5 gün, Nisan ayında 10 gün, Mayıs ayında 7 gün, Haziran ayında 17 gün, Kasım ayında 14 gün, Aralık ayında 5 gün,1999 yılı Ocak ayında 15 gün, Şubat ayında 4 gün, Mart ayında 7 gün, Nisan ayında 8 gün, Mayıs ayında 7 gün, Haziran ayında 19 gün, 2000 yılı Kasım ayında 14 gün, Aralık ayında 8 gün, 2001 yılı Ocak ayında 5 gün, Şubat ayında 4 gün, Mart ayında 7 gün, Nisan ayında 4 gün, Mayıs ayında 4 gün, Kasım ayında 10 gün, Aralık ayında 8 gün, 2002 Mayıs ayında 22 gün, 2003 yılı Ocak ayında 22 gün, Şubat ayında 22 gün, Mart ayında 22 gün, Nisan ayında 22 gün, Mayıs ayında 6 gün, Haziran ayında 5 gün, Aralık ayında 22 gün, 2004 yılı Ocak ayında 22 gün, Şubat ayında 15 gün, Mart ayında 22 gün, Nisan ayında 22 gün, Mayıs ayında 22 gün, Kasım ayında 1 gün, Aralık ayında 3 gün, 2005 yılı Ocak ayında 14 gün, Şubat ayında 2 gün, Mart ayında 3 gün, Nisan ayında 5 gün, Mayıs ayında 5 gün, Haziran ayında 3gün, Aralık ayında 4 gün, 2006 yılı Ocak ayında 16 gün, Mart ayında 3 gün, Nisan ayında 6 gün, Mayıs ayında 3 gün, Aralık ayında 16 gün, 2007 yılı Ocak ayında 8 gün, Şubat ayında 4 gün, Mart ayında 4 gün, Nisan ayında 10 gün, Mayıs ayında 3 gün, Haziran ayında 6 gün, Kasım ayında 4 gün, Aralık ayında 7 gün, 2008 yılı Ocak ayında 7 gün, Şubat ayında 4 gün, Mart ayında 7 gün, Nisan ayında 7 gün, Mayıs ayında 5 gün, Haziran ayında 5 gün, Kasım ayında 1 gün, 2009 yılı Ocak ayında 7 gün, Şubat ayında 9 gün olmak üzere toplam 1106 gün davalı ... nezdinde sigortalı olarak çalıştığının TESPİTİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararı:
Bölge Adliye Mahkemesince, dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre ve özellikle tanık beyanları nazara alındığında davacının günlük tüm mesaisini davalıya ait işyerine hasrettiğinin anlaşılması karşısında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanun’un 353-(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, karar verilmiştir.
E)Temyiz:
Davalı ... vekili, davacı ile davalı arasında İş Kanunu kapsamında iş akdi bulunmadığını, davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyerlerinin kamu kuruluşuna ait olduğunu, kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının asıl olduğu, bu itibarla davacının Kurum kayıtlarına yansımayan çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığının aynı nitelikteki bilgi ve belgelerle kanıtlanması gerektiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir.
Davalı Kurum vekili, davalı Kurum yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verildiği halde Kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmediğini, dava tarihi itibariyle fer’i müdahil olan Kurumun yargılama giderleri ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulamayacağını belirterek kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Davanın 5510 sayılı Yasa"nın 4/I-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu, geçiş hükümlerini içeren aynı yasa"nın Geçici 7. maddesi hükmünde “Bu Kanun"un yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun"un geçici 20. maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” hükmü gözetildiğinde, eldeki somut uyuşmazlığın dayandığı mevzuat hükümleri 506 sayılı Yasa"nın 79. maddesi ile 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 47. maddesidir.
Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre, örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ve hizmet içi yetiştirme kurs, seminer ve konferanslarında uzman ve usta öğreticiler de geçici veya sürekli olarak görevlendirilebilir. Öğretim tür ve seviyelerine göre uzman ve usta öğreticilerin seçimlerinde aranacak şartlar, görev ve yetkileri, yönetmeliklerle tespit edilir. Bu yasal düzenleme uyarınca çıkarılan Yönetmeliğin 5. maddesi, “Uzman ve usta öğreticiler aşağıdaki şekillerde görevlendirilirler.
1-Geçici personel olarak:
Geçici personel olarak görevlendirilecek uzman ve usta öğreticiler ile yapılacak sözleşme esasları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu"nun 15.05.1975 gün ve 1897 sayılı Kanun"un 1. maddesi ile değiştirilen 4. maddesine göre Bakanlıkça hazırlanır.
2-Ek ders görevi verilmek yoluyla:
4. maddede belirtilen esaslara göre ek ders görevi verilmesi yoluyla görevlendirilecek uzman ve usta öğreticilere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu"nun 89. maddesi uyarınca 02.12.1998 tarihli ve 98/12120 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen ve Yöneticilerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Esaslarda belirtilen miktarda ek ders görevi verilebilir.”; aynı Yönetmeliğin 8. maddesi, “geçici sözleşmeli olarak görevlendirilen uzman ve usta öğreticilerin haftalık çalışma süresi 40 saattir”; aynı yönetmeliğin 9. maddesi ise, “uzman ve usta öğreticilerin günlük çalışma süresi en fazla 8 saattir. Kurum müdürü, cumartesi, pazar günleri de dahil olmak üzere, uzman ve usta öğreticilere günün 08.00-23.00 saatleri arasında görev verebilir.” hükümlerini içermektedir.
Davacının, çalışma esasları ile çalışması sırasında tabi olacağı statü yukarıda sıralanan mevzuat çerçevesinde ayrıntılı bir düzenlemeye tabi tutulmuş olup, anılan düzenlemelere egemen ilkeler ve 4857 sayılı İş Kanunu"nun 13. maddesinde yer alan “işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmi süreli iş sözleşmesidir.” hükmü de gözetildiğinde, çalışma ilişkisinde, “tam süreli iş sözleşmesi” olarak nitelenmeye olanak verecek bir bağımlılık ilişkisinin bulunmadığı, usta öğreticilerin öngörülen ve önceden belirlenen süre dahilinde bir çalışma yükümlülüğünü kabullendikleri ve ders saati karşılığında da ücrete hak kazandıklarını göstermektedir.
Bu konuda ortaya çıkan uyuşmazlık sonucu Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nca verilen 17.09.2008 gün 2008/10-555 Esas 2008/530 sayılı kararda da, “dinlenen tanıkların da aynı davacı gibi başka köylerde usta öğretici olarak çalışan kişiler olduğu, resmi belgeler ve davacının imzasını taşıyan belgelerle çelişkili tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği anlaşıldığından; tam gün esası ve aylık karşılığı olmayan çalışmaların, günlük çalışma saatine göre ve kısmi zamanlı çalışma olması nedeniyle bu çerçevede değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmek gerektiği” belirtilmiş olup, bu şekildeki bir çalışma ilişkisinde, tam süreli çalışmaya ilişkin hakların doğduğunu kabule olanak yok ise de, yasa ve sözleşmelerde belirtilen sınırlamalara aykırı, tam süreli hizmet sözleşmesinin unsurlarının gerçekleştiği bir çalışma durumunun, eylemli olarak oluştuğunun iddia edilip kanıtlanması olanak dahilinde bulunmaktadır. Ancak, bu yöndeki iddia, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin niteliği gözetilerek kanıtlanmalı; işverenin resmi kurum niteliği, ücret ödemelerinin kayıtlara dayalı olma gerekleri dikkate alınarak; Kurum kayıtlarına yansıyan bilgilerin aksinin kanıtlanmasına yönelik kanıtların hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı, sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesine yönelik davanın özelliklerinin gerektirdiği duyarlılık uyarınca denetlenmelidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, kesintili çalışmaları gösterir birden fazla işe giriş bildirgelerinin Milli Eğitim Bakanlığınca davacı adına düzenlenip Kurum kayıtlarına intikal ettiği, davacının 31/10/1988-30/06/2009 tarihleri arasında giriş ve çıkışlarla birlikte Muş ve Korkuteli Halk Eğitim Merkez Müdürlükleri"nde usta öğretici olarak Kurum"a hizmet bildiriminin yapıldığı, ücret bordro ve listeleri ile puantaj cetvellerinin bulunduğu, duruşmalarda davacı ile birlikte çalışan müdür, hizmetli ve usta öğretici beyanlarının alındığı ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının Muş ve Korkuteli Halk Eğitim Merkezindeki 1988 ve Aralık 2008 yıllarına ait çalışmaları bakımından puantaj kayıtlarına göre günlük 6 saat çalışma kaydı bulunan süreler yönünden aylık çalışma gün sayısının 22 gün, 2008 Aralık ayından itibaren ise çalışılan saat miktarına bakılmaksızın aylık sigortalı gün sayısının çalışılan gün sayısı dışında 30 gün olduğu kabul edilerek eksik günler belirlenmiş ise de varılan sonuç hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşu olduğundan puantaj kayıtlarındaki ve ücret ödeme belgelerindeki günlük çalışma süresi dikkate alınarak 7,5 saatlik çalışmanın 1 gün kabul edilmesi ile davalı işyerindeki çalışma süresi hesaplanarak varsa eksik bildirilen hizmetinin tespitini belirlemek üzere bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 25/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.