10. Hukuk Dairesi 2020/1892 E. , 2020/6381 K.
"İçtihat Metni"Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Dava, yersiz ödenen yetim aylıklarının 5510 sayılı Yasanın 56. maddesi uyarınca kesilmesi yönündeki davalı Kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, Kurumca yersiz ödendiğinden bahisle yetim aylıklarının 5510 sayılı Yasanın 56. maddesi uyarınca kesilmesi yönündeki davalı Kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
II- CEVAP:
Davalı Kurum vekili, davanın reddini savunmuştur.
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, "Davanın, 6100 sayılı HMK"nun 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle, dava şartı yokluğundan usulden reddine," karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili, davaya konu uyuşmazlıkta iş mahkemesi görevli olduğundan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
B- BAM KARARI
"Davacı vekilinin, ... 1. İş Mahkemesinin 04.07.2019 tarih ve 2019/83 Esas - 2019/282 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK"nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine," karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle ... BAM 10. Hukuk Dairesi Kararının bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, yersiz ödenen yetim aylıklarının 5510 sayılı Yasanın 56. maddesi uyarınca kesilmesi yönündeki davalı Kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Hakkında boşanma kararı verilen davacıya, vefat eden sigortalı babası üzerinden, 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre, hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan yetim aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle, davalı kurumca gerçekleştirilen işlemle kesilerek, yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuku işlemi tesis edildiği anlaşılmaktadır.
506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlarda yer almamakla birlikte ilk kez 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Gelir ve aylık bağlanmayacak haller” başlığını taşıyan 56"ncı maddesinin ikinci (son) fıkrasında düzenlenen davanın yasal dayanağı niteliğindeki norm 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş, fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96"ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
5510 sayılı Kanun, önceki sosyal güvenlik yasalarını birleştiren temel yasa niteliğinde olduğundan, gerek değiştirilen veya yürürlükten kaldırılan, gerekse geçici ve geçiş hükümlerinin yer aldığı maddelerle birlikte ele alınıp değerlendirmeye tabi tutulduğunda ise; Kanunun “Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlığını taşıyan geçici 1"inci ve “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 4"üncü maddeleriyle, kanun koyucu tarafından, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğü öncesinde yukarıda belirtilen beş adet sosyal güvenlik kanunu hükümleri uygulanmak suretiyle hak sahiplerine bağlanan aylığın, durum değişikliği sebebine bağlı olarak kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, yine anılan kanun hükümlerinin esas alınması gerektiği benimsenmiştir. Ancak söz konusu kanunlarda, boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusu, aylığın bağlanması engeli veya kesilmesi nedeni olarak öngörülmemiştir. Dolayısıyla davanın yasal dayanağını oluşturan 56’ıncı maddesindeki uygulama ilk kez 5510 sayılı Kanun ile getirilmiştir.
5510 sayılı Kanun"un “Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri” başlıklı 101."nci madde hükmüne göre ise, 5510 sayılı Kanunda aksine bir düzenleme bulunmayan durumlarda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği öngörülmüştür.
Somut davada, 5510 sayılı Kanunun 56. maddesine dayalı olarak açıldığı anlaşılan davanın görevli olan iş mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde yapılması gereken iş, davaya konu uyuşmazlıkta iş mahkemelerinin görevli olması nedeniyle, davanın esasına girilerek yapılacak yargılama sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, adli yargının (İş Mahkemesi) görevli olduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçelerle idari yargının görevli olduğundan bahisle yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi" ne, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
E.Ü.G.
K.Şefi: A. ÇETİNKOL