17. Hukuk Dairesi 2016/4978 E. , 2019/7792 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili davacının 09/12/2008 tarihinde davalı ..."nin idaresindeki ve diğer davalı ..."a ait araçta yolcu olarak bulunurken bu aracın önce bir otomobile, daha sonra da çekiciye takılı olan yarı römorka çarpması sonucu meydana gelen kazada ağır şekilde yaralanmış olduğunu, davaya konu kazada davalılardan ..."nin tam kusurlu olduğunu, müvekkili davacının kafasından aldığı darbenin sonucu kafatasında ve yüzünde çökmeler meydana geldiğini, sol gözünde işlevini kaybetmiş olduğunu, göz kapağının/kirpiğinin inik kaldığını, bu nedenlerle önce Antalya Tıp Fakültesinde sonra da Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinde beyin ve göz ameliyatları olduğunu ve uzun süre tedavi gördüğünü, davacının Antalya ve Ankara"daki tedavi ve ameliyatlar için refakatçiler ile birlikte yolculuklar yaptığını, tüm masrafların davacı tarafından karşılandığını, davalılardan şimdilik tedavi gideri olarak 5.000,00 TL, sürekli sakatlık/iş göremezlik nedeniyle 25.000,00 TL, olmak üzere toplam 30.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunduklarını, davalıların aracının zorunlu mali sorumluluk, taşımacı sorumluluk ve ticari kasko sigortası ile davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığını, bu nedenle davalı ... şirketinin sigorta limitleri dahilinde maddi tazminattan sorumluğu olduğunu, sigorta şirketi dışındaki davalılardan 09/12/2008 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte 100.000,00 TL manevi tazminat talep ettiklerini belirterek yargılama ve vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak davacının maddi tazminat istemine ilişkin davanın kabulü ile 34.521,77 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ..."tan olay tarihi 09/12/2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, davalı ... şirketinin ise poliçe limiti ile sınırlı olarak dava tarihi 14/06/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat istemine ilişkin davanın kısmen kabulü ile 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 19/12/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ..."tan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; tedavi, refakatçi ve yol gideri talebinde de bulunmuş olup mahkemece bu talepler hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
3-Borçlar Kanunu"nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı"nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı lehine takdir olunan manevi tazminatın bir miktar fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı ..."a geri verilmesine 19/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.