Hukuk Genel Kurulu 2013/1011 E. , 2014/645 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 16/01/2013
NUMARASI : 2012/235 E-2013/3 K.
Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesince birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.05.2011 gün ve 2007/774 E.- 2011/247 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 09.02.2012 gün ve 2011/10284 E.-2012/1782 K. sayılı ilamı ile;
(...Asıl dava, davacının davalı hakkında 01.05.2007 ile 18.05.2007 tarihleri arasını içeren faturalardan doğan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali, birleşen dava ise 16.12.2006 tarihli faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili müvekkili ile davacı arasında satın alma sözleşmesi imzalandığını, ilişkinin bu sözleşme çerçevesinde yürütüldüğünü müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak gondol bedeli, ciro primi vs gibi faturalar düzenleyip davacıya gönderdiğini, sözleşmenin 4. maddesinin delil sözleşmesi niteliğinde olup müvekkili defter kayıtlarının esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre asıl dava yönünden taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4.maddesinin delil sözleşmesi niteliğinde olduğu, taraf defterlerinin birbirini doğrulamadığı, davalı defterlerinde borç gözükmediğinden asıl davanın reddine, birleşen davada davalının 6.629.99 TL borcu var iken dava tarihinden sonra 22.01.2008 tarihli fatura ile yıl sonu ciro pirimi 2.917.41 TL "nin düşülmesi sonucu 3.519.76 TL borcu bulunduğundan bu tutar üzerinden itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; Birleşen davada, davalı defterleri üzerinden 13.04.2009 tarihinde yapılan incelemede 31.12.2007 tarihi itibarıyla davalının davacıya 6.629.99 TL borçlu gözüktüğü, davalının davadan sonra 22.01.2008 tarihinde 2.917.41 TL ciro prim faturası düzenlediği ancak bu faturanın davacıya tebliğ edildiğine dair teslim evrakına rastlanmadığı yolunda görüş belirtilmiştir. Birleştirme kararından sonra ise bu yönde bir inceleme yapılmamıştır.
Mahkemece bu yönde inceleme yapılmadan eksik inceleme ile davalının davadan sonra tek taraflı olarak düzenlediği 22.01.2008 tarihli ciro prim faturasının davacı alacağından düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir...)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Birleşen dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Birleşen davada davacı vekili, faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında satın alma sözleşmesi imzalandığını, ilişkinin bu sözleşme çerçevesinde yürütüldüğünü, müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak gondol bedeli, ciro primi vs gibi faturalar düzenleyip davacıya gönderdiğini, sözleşmenin 4. maddesinin delil sözleşmesi niteliğinde olup, müvekkili defter kayıtlarının esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4.maddesinin delil sözleşmesi niteliğinde olduğu, taraf defterlerinin birbirini doğrulamadığı, birleşen davada davalının 6.629,99 TL borcu var iken dava tarihinden sonra 22.01.2008 tarihli fatura ile yıl sonu ciro pirimi 2.917,41 TL"nin düşülmesi sonucu 3.519,76 TL borcu bulunduğundan bu tutar üzerinden itirazın iptaline, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde yazılı gerekçeyle bozulmuş; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Direnme kararını, davacı vekili temyize getirmiştir.
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; itirazın iptali davasında takip tarihinden sonra düzenlenen ciro prim faturasının borçlu lehine davacı alacağından düşülmesinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu"nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
S O N U Ç : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, aynı kanunun 440/III-1.maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14.05.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.