Hukuk Genel Kurulu 2014/610 E. , 2014/646 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/12/2012
NUMARASI : 2012/234 E-2012/768 K
Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 17.05.2011 gün ve 2010/199 E., 2011/217 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 09.02.2012 gün ve 2012/242 E., 2012/ 862 K sayılı ilamı ile;
(...Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olup, üyelik gereklerini tümüyle yerine getirdiğini ve yapılan kur"a çekimi sonucu B blok 4. kat 12 no"lu dairenin kendisine isabet ettiğini, ancak davalının kötüniyetli davranarak, müvekkiline ait daireyi başkasına satıp, kooperatifle ilişkisinin kesildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin davalıya ödediği aidatların geri alınması için dava açma zarureti doğduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 20.000,00 TL"nin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermeyip, yargılamaya da katılmamıştır.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davacının talebinin, davalı kooperatife ödediği aidat bedelinin kur"a da kendisine isabet eden bağımsız bölümün başkasına satılması nedeni ile tahsili istemine ilişkin olduğu, dava konusu bağımsız bölümün tapulu olup, satışının yapılabilmesi için genel kurul kararının bulunması ve resmi satış işleminin şart olduğu, somut olayda bu iki şartın birlikte bulunmadığı için satış işleminin geçerli olmadığı gerekçesiyle, konusu olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğinden çıkarılan davacının, davalı kooperatife ödediği bedelin geri alınması istemine ilişkindir. Bir başka deyişle, uyuşmazlık çıkma payından kaynaklanmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, kooperatifler konusunda uzman bir bilirkişi seçilerek kooperatif defter, kayıt ve belgeleri ile varsa kooperatife ait banka hesapları üzerinde inceleme yapılarak, ihraç kararının kesinleştiği yılın bilançosunda o yıl için yapılan genel giderlerden davacının hissesine düşen kısmın indirilerek ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 17. maddesi hükmü üzerinde de durulup, gerekli araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirilip gerçek alacak miktarı belirlenip oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir...)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu"nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu ve üyelik gereklerini yerine getirerek yapılan kur"a çekimi sonucu B blok 4. kat 12 no"lu dairenin kendisine isabet ettiğini, ancak davalı kooperatifin müvekkiline isabet eden daireyi başkasına satarak kooperatifle ilişkisinin kesildiğini bildirildiğini, bu nedenle müvekkilinin davalıya ödediği aidatların yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermeyip, yargılamaya da katılmamıştır.
Mahkemece, dava konusu bağımsız bölümün tapulu olup, satışının yapılabilmesi için genel kurul kararının bulunması ve resmi satış işleminin şart olduğu, somut olayda bu iki şartın birlikte bulunmadığı için satış işleminin geçerli olmadığı gerekçesiyle, konusu olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde aynen alınan gerekçe ile bozulmuş, mahkemece, bozma ilamında belirtilen konuda inceleme ve araştırma yapılmak suretiyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararını davacı vekili temyize getirmektedir.
Hukuk Genel Kurulu"ndaki görüşme sırasında, işin esasının incelenmesinden önce, Özel Daire bozma ilamında belirtilen hususlarda Mahkemece “davalı kooperatife müzekkere yazılarak dava dışı 3. kişi Bünyamin Bayraktar’ın kooperatif üyesi olup olmadığı, davacıya ait hissenin satılıp satılmadığı, ayrıca kooperatife ait tüm defter kayıt ve belgeleri sunması, davacı vekiline kooperatif üyeliğinden ihraca ilişkin belge ve bilgileri sunması veya ilgili notere ait bilgileri sunması, aynı konuda Ticaret Sicil Memurluğuna müzekkereler yazılmasına” karar verildiği, yazılan müzekkerelere cevap verilmemiş ise de, Mahkemece bozma ilamında belirtilen hususların araştırılması için müzekkereler yazılması eylemli uyma olup olmadığı, böylece mahkemece verilen direnme kararının gerçekte yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı; dolayısıyla hükmü temyizen inceleme görevinin Hukuk Genel Kurulu"nca mı, yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak değerlendirilmiştir.
Bilindiği üzere; direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için, mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir (6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 429. maddesi). Eş söyleyişle; mahkemenin yeni bir bilgi, belge ve delile dayanarak veya bozmadan esinlenip gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek, dolayısıyla da ilk kararının gerekçesinde dayandığı hukuki olguyu değiştirerek karar vermiş olması halinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.
Somut olayda ise; Yerel Mahkeme, Özel Daire bozma ilamında belirtilen hususların araştırılması için cevap verilmemiş ise de, ilgili müzekkereler yazıldıktan sonra Yerel Mahkeme “direnme” olarak adlandırdığı kararı vermiştir.
Öyleyse, mahkemece bozma ilamında belirtilen konuların araştırılması için müzekkereler yazması hali eylemli uyma olup, direnme kararının varlığından söz edilemeyeceğinden, Yerel Mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu karar yeni hüküm niteliğindedir.
Hal böyle olunca; kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi ise, Hukuk Genel Kurulu’na değil, Özel Daire’ye aittir.
Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
S O N U Ç : Yukarıda gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 23. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.05.2014 gününde oyçokluğu ile karar verildi.