Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/17919
Karar No: 2018/4187
Karar Tarihi: 18.04.2018

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/17919 Esas 2018/4187 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2016/17919 E.  ,  2018/4187 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki eşya alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı; davalı ile 2013 yılında evlendiğini, nişanda ve düğünde takılan nakit para ve ziynetleri bankada davalı ile müşterek açtıkları bir kasaya koyduklarını, boşanmaya karar verdikten sonra ziynetleri almak için bankaya gittiğinde kasanın boşaltılmış olduğunu gördüğünü ileri sürerek, 10.000 TL nakit para ile, 12 adet 22 ayar bilezik, 53 adet çeyrek altın, 42 adet gram altın, 2 adet cumhuriyet altınının dava tarihindeki değerinin tespiti ile şimdilik toplam 15.000 TL"nin işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
    Davalı; öncelikle düğünde davacının belirttiği kadar para ve altın takılmadığını, yalnızca 5.000 TL nakit para ile 8 adet bilezik, 30 adet çeyrek+gram altın takıldığını, düğünde takılan 5.000TL nakit paranın 2.000 TL"sinin düğün salonuna verildiğini, 1.600 TL"si ile tül perde ve çeyiz masraflarına harcandığını, davacının düğün için 3.000 TL kredi çektiğini ve 1.400 TL bakiye nakit para ile 1.600TL de altın bozdurularak davacının kredi borcunun ödendiğini, yine davacının eve klima almak için 1.500 TL"lik altın bozdurduğunu, kasaya hiç nakit para konmadığını, bakiye kalan altınları ise davacının yanına alarak evi terk ettiğini, kendisinde ziynet ve altın olmadığını belirtmiş, boşanma davasında veriği 01.04.2014 havale tarihli dilekçesi ile de; kasada bulunan ve kendisi tarafından alındığı bildirilen altınların, davacının rızası alınmak sureti ile alındığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
    Mahkemece; davacının davasını dayandırdığı vakıaları ve olguları ispat edemediği, boşanma davası sırasında da yeminli olarak dinlenen davalı tanığı ..."in çeyiz altınlarının davacı tarafından bozdurulduğu ve klima alındığı, ince bileziklerin bozularak kalın bilezik haline dönüştürüldüğü ve davacının müşterek haneden ayrılırken klimayı da söküp yanında götürdüğü yönündeki beyanı ile eldeki dava dosyasındaki beyanının birbirini doğrulamasının yanında bu tanığın ifadesinin diğer davalı tanıklarının ifadeleri ile de örtüştüğü, kiralık kasaya en son davacının 30.12.2013 tarihinde operasyon yaptığı, evde bulunan klimayı söküp götürebilen davacının kiralık kasada bulunan ziynet eşyalarını kasada bırakmasının beklenemeyeceği, kasanın davalı tarafından boşaltıldığının davacı tarafından ispat olunamadığı, davacı tarafa davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı ve davacı vekilinin davalıya yemin teklifinde bulunmayacağını bildirdiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
    1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-) Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay İçtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir.
    Ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak, normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir. Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını, ispat yükü altındadır.
    Somut olayda; davacı kadın, ziynet eşyalarının davalı ile müşterek bir kasaya konulduğunu, daha sonra davalının ziynetleri alarak kasayı boşalttığını gördüğünü ileri sürmüş, davalı ise düğünde takılan nakit paranın bir kısmı ile düğün salonuna olan borcun ödendiğini, yine nakit paranın bir kısmı ve bir kısım altınların bozdurularak eve perde ve klima ile eşya alındığını belirterek kasada bulunan ve kendisi tarafından alındığı bildirilen altınların, davacının rızası alınmak sureti ile alındığını kalanın ise davacı tarafta bulunduğunu savunmuştur.
    Mahkemece dinlenen davalı tanıkları ile davacının evden ayrıldıktan sonra eve gelip, klima ve bir kısım eşyaları götürdüğü sabittir. Ne var ki; bu eşyalar dışında düğünde takılan para ve altınların bozdurularak yapılan harcamaların, davacının rızası ile geri ödenmemek üzere verildiğinin ispat yükü kendisine düşen davalı tarafça ispat edilememiştir.
    Hal böyle olunca, mahkemece; eve takılan klima ve tül perde gibi ev eşyaları dışında, düğünden takılan para ve altınlar için yapılan masrafların tespit edilerek davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yukarıdaki gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bendde açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi