3. Hukuk Dairesi 2016/17013 E. , 2018/4195 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davaya konu iş hanında bulunan 204 ve 211 no.lu bürolarda kiracı olduğunu, davalının kendisinden 211 no.lu yer için 1998 yılından itibaren kaçak su kullanım bedeli istediğini, ancak bu büronun uzun süre Türk Hukuk Enstitüsü ... Şubesi olarak kullanıldığını, bu büroda başka bir avukatla birlikte çalıştıklarını, su tesisatının önceden kurulu olduğunu, kendilerine işhanından su kullanımı yapıldığının söylendiğini, bu nedenle 13 yıl gibi bir su kullanım bedeli ile aylık 5 ton su kullanma miktarının usulsüz olduğunu ileri sürerek son altı aya ilişkin dönem dışındaki su bedelinin ve aylık 5 ton miktar dışındakinin iptaline, aksi halde beş yıl öncesi zamanaşımına uğramakla iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; aldırılan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere dava konusu olayda söz konusu büronun 1998 yılında açılmış olmasının orada o tarihten itibaren tutulan tek tutanak tarihine kadar kaçak su tüketildiği anlamına gelmeyeceği, kaldı ki davacının sunduğu dernekler masası belgesine göre burasının Türk Hukuk Enstitüsü ... Şubesi olarak kullanıldığı, Mart 2011 tarihinden itibaren davacı tarafından kullanıldığı, bu durumda ... Encümeni tarafından bir tarife ya da Meclis kararı var ise bu kararda belirlenen esaslara göre hesaplama yapılmasının doğru olacağı, olası böylesi bir kararda diğer illerde olduğu gibi kaçak kullanım süresinin 1 yılı geçemeyeceği ve kaçak tüketim bedelinin buna göre belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile bilirkişi tarafından belirlenen 1 yıllık kaçak tüketim bedeli üzerinden davanın kabulü ve fazlaya ilişkin kaçak su kullanımına ilişkin tahakkukun ise iptali gerektiğinden davanın kısmen kabulüne, davacının 00123710 nolu su aboneliğinden dolayı 1.456,46 TL borçlu olduğunun tespiti ile fazlaya ilişkin kaçak su kullanmaya ilişkin tahakkukun iptaline karar verilmiş, hüküm; davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-) 6100 sayılı HMK"nun 33 maddesi ve 04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı YİBK"na göre olayları izah taraflara, kanunları re"sen uygulamak ve dolayısıyla hukuki nitelendirmede bulunmak hakime ait bir görevdir.
Menfi tespit davası; İcra İflas Kanunun 72 vd. maddelerinde düzenlenen, borçlunun, borcu ödemeden önce borçlu olmadığının tespiti için açılan bir davadır. İş bu dava, takip sırasında borçlu olunmadığının ispatı için açılabileceği gibi icra takibinden önce de açılabilir.
Somut olayda davacı; kendisinden, kaçak su kullanım bedelinin tahsilinin talep edildiğini ileri sürerek, son altı aya ilişkin dönem dışındaki su bedelinin ve aylık 5 ton miktar dışındaki tahakkukun iptaline, aksi halde beş yıl öncesi tahakkukun zamanaşımına uğradığından iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davacının iş bu talebinin; hakkında tahakkuk eden kaçak su kullanım bedelinden borçlu olmadığı kısmın tespit edilmesine yönelik icra takibinden önce açılan menfi tespit davası olduğu açıktır.
O halde mahkemece; öncelikle asıl alacak miktarı belirlenmeli, bundan sonra kaçak su kullanım bedelinin tespiti konusunda uzman bir bilirkişi tarafından alınacak rapor ile davacının borçlu olduğu ve olmadığı miktar tespit edilmeli, son olarak da davanın menfi tespit davası olduğu göz önünde bulundurularak davacının borçlu olmadığı kısım yönünden harcın tamamlanması için davacıya HMK"nın 150. maddesi gereği süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece; yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmadan, yalnızca davacının borçlu olduğu miktar hususunda hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.