20. Hukuk Dairesi 2017/3325 E. , 2018/7329 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-birleşen dosya davalıları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar-birleşen dosya davalıları vekili dava dilekçesi ile, dava konusu apartmanda 3 nolu dükkan niteliğindeki bağımsız bölümün maliki olduğunu, davacının kiracısının bulunduğu apartmanın zemin katında bulunan bahçe ve ortak yerlerle ilgili olarak tamamen bilgisi dışında alınmış kararlar olduğunu, apartman tarafından alınan kararların kendisine usulüne uygun çağrı yapılmadığından bilinmediğini, 10.09.2007 tarihli genel kurulda alınmış karar gereği tüm kat malikleri tarafından noter tasdikli muvafakatname ile apartmanın bahçesinin kullanımı için davacıların kiracısı şirkete ilgili tüm izin ve yerleri kullanma yetkisinin verilmiş olmasına rağmen yasalara aykırı kararlar alındığını, tüm kat maliklerine tebligat yapılmadan birkaç bağımsız kat maliki tarafından alınmış yasalara aykırı kararların tamamının geçersiz ve yok hükmünde olduğundan iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen ...5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/782 Esas sayılı dosyasında davalı-birleşen dosya davacıları vekili dava dilekçesi ile, 10.09.2007 tarihli 61 nolu kat malikleri kurulu kararında katılanların imzası olmadığını, ayrıca yine 61 nolu karara atıf yapan 10.09.2007 tarihli bir iznin bulunduğu bu izinde "apartmanın giriş katında bulunan dükkanda gerekli tadilat ve dekorasyonu yapmasına izin veriyoruz" ibaresinin bulunduğunu, bahsi geçen izinde imzası bulunan kişilerin bu izni bahçenin kullanımı için değil dükkanın kullanımı için gerekli tadilat ve dekorasyonun yapılması amacıyla verdiklerini, bu iznin alınmasından sonra imzaların altına el yazısı ile "kat maliklerinin imzaladığı bu belge 61 nolu ve 10.09.2007 tarihli kararın eki ve ayrılmaz parçasıdır." ibaresinin imza atanların bilgisi dışında eklendiğini, bu ibarenin belgeye imza atan kat malikleri tarafından paraflanmamış ve imzalanmamış olduğunu ve ortada bir izin bulunmadığı gibi bu iznin oy birliği ile de verilmediğini ve 02.11.2013 tarihli son toplantıda da 61 nolu kararın geçersiz olduğuna dair karar alındığını belirterek 10.09.2007 tarihli ve 61 nolu kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davacılar-birleşen dosyanın davalılarının davasının reddine, 10.09.2007 tarihli 61 nolu kat malikleri kurulu kararında kat maliklerinin imzası bulunmadığından bu kurul kararının geçersiz olduğu, sonradan ayrı bir kağıda alınan imzaların kararın altına atılmış imza yerine geçmeyeceği, yine kat maliklerinin imzaladığı bu belge 10.09.2007 tarihli kararın eki ve ayrılmaz parçasıdır denilmesine rağmen bu sonradan yapılan ilave cümlenin altı da imzalanmadığından bu karara geçerlilik katmayacağı gerekçesiyle davalılar-birleşen dosya davacılarının davalarının kabulü ile; kat malikleri kurulunun almış olduğu 10/09/2007 tarihli 61 nolu kararının iptaline karar verilmiş, hüküm davacı-birleşen dosya davalıları tarafından temyiz edilmiştir
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden;
1- Davacılar-birleşen dosya davalıları vekili dava dilekçesi ile kiracısının bulunduğu apartmanın zemin katında bulunan bahçe ve ortak yerlerle ilgili olarak tamamen bilgisi dışında alınmış kararlar olduğunu, apartman tarafından alınan kararların kendisine usulüne uygun çağrı yapılmadığından bilinmediğini, tüm kat maliklerine tebligat yapılmadan birkaç bağımsız kat maliki tarafından alınmış kanunlara aykırı kararların tamamının geçersiz ve yok hükmünde olduğundan iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş ise de, talep sonucu kısmında hangi tarihli toplantının iptalini istediğini açıkça belirtmediği, HMK"nın 119/1-ğ maddesine göre, dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde davacının, neye karar verilmesini istiyorsa onu açık bir şekilde yazması gerektiğinin hüküm altına alındığı, talep sonucunun açık olmaması durumunda, HMK"nın 31. maddesine göre mahkemece, davacıya talep sonucunun açıklattırılması gerektiğinin düşünülmemiş olması,
2- 5711 sayılı Kanunla değişik 634 sayılı Kanunun hakimin müdahalesi başlıklı 33. maddesindeki karar iptali davaları için öngörülen sürelerle ilgili değişikliğin 14/11/2007 tarihli olduğu, davanın ise 30/07/2013 tarihinde açıldığı, bu bakımdan davanın açıldığı tarih itibariyle dava dilekçesinin açıklattırılması ile belirlenen iptali istenen toplantının süresinde olup olmadığının incelenmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 13/11/2018 günü oy birliği ile karar verildi.