21. Hukuk Dairesi 2015/21008 E. , 2017/1391 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar ile davalılardan ... vekillerince ve ... temsilcisi ... tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile “A- İşbu dava dosyamız yönünden; 58.101,60 TL maddi tazminatın 17/12/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve SS. ...Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinden müştereken ve müteselsilen tahsiliyle, davacı ..."e verilmesine; -500 TL maddi tazminatın 17/12/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve SS. ...Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinden müştereken ve müteselsilen tahsiliyle, davacı ..."e verilmesine; -100.000 TL manevi tazminatın 17/12/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve SS. ...Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinden müştereken ve müteselsilen tahsiliyle, davacı ..."e verilmesine; -20.000 TL manevi tazminatın 17/12/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve SS. ...Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinden müştereken ve müteselsilen tahsiliyle, davacı ..."e verilmesine;-20.000 TL manevi tazminatın 17/12/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve SS. ...Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinden müştereken ve müteselsilen tahsiliyle, davacı ..."e verilmesine; -20.000 TL manevi tazminatın 17/12/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve SS. ...Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinden müştereken ve müteselsilen tahsiliyle, davacı ..."e verilmesine;2-Davalı ... Ltd. Şti"ye karşı açılan davanın husumet Yokluğu nedeniyle reddine; Birleşen 2015/121 E sayılı dava dosyası yönünden; 1-Davacının davasının kabulü ile; 11.763,48 TL maddi tazminatın 17/12/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve SS. ...Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinden müştereken ve müteselsilen tahsiliyle, davacı ..."e verilmesine karar verilmiştir.
.../...
Somut olayda, davalı ...’nin asıl işveren sıfatı bulunmadığı gibi salt davalı ...’un kooperatif üyesi olmasının da kooperatife işverenlik ile ilgili sorumluluk yüklemeyeceği açıktır. Zira tüm dosya kapsamından, davalı kooperatifin ana sözleşmesinden, kooperatifin ortaklarına yük taşıma işi vermek ve organizasyon yapmak dışında herhangi bir sorumluluğu ve yetkisi olmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddi ile kusur durumunun buna göre taraflar yönünden yeniden değerlendirilerek belirlenmesi gerekmektedir.
Bunun yanı sıra dava dilekçesi ile davacı olarak Hatice ve ... gösterilmiş iken ıslah dilekçesi ile Murat ve ..."in de davacı olarak gösterilmesi ve bu doğrultuda karar verilerek ıslah dilekçesi ile sonradan belirtilen çocuklar hakkında da manevi tazminata hükmedilmesi hatalıdır. HMK’nun 176. ve devam maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya istem sonucunun değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir davanın açılması olanağı bulunmamaktadır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalı, davalıların sair temyiz itirazları ile davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmelidir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, sair yönler incelenmeksizin, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 27/02/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.