11. Hukuk Dairesi 2017/776 E. , 2018/6155 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/02/2016 tarih ve 2015/125-2016/154 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında taşıma hizmetinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, davalıdan faturaya dayalı olan alacakları olduğunu, alacağı nedeniyle icra takibi yaptığını, davalının kısmi itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek kısmi itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir,
Davalı vekili, müvekkilinin ... dışından ithal ettiği meyva sularını davacı şirketin taşıdığını, malların taşınması sırasında hasar meydana geldiğini, buna ilişkin faturanın düzenlenerek davacıya tebliğ edildiğini, bu faturaya alacaklının itiraz etmediğini, takibin haksız ve kötü niyetli başlatıldığını, davalının icra takibindeki kadar borcu bulunmadığından davanın reddine, davacının % 20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile davalı tarafın davacıya icra takibindeki kadar borcu olduğu, davalı tarafın borcunu ödememesi üzerine açılmış olan icra dosyasına itiraz ettiği, takibin durdurulmasına sebep olduğu gerekçeleri ile davanın kabulü ile takibin devamına karar vermiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı navlun alacağının tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı taraf, nakliye sırasında meydana geldiği iddia edilen hasarın ihbar edilmediğini, davalının sunduğu hasara ilişkin tutanağın alt taşıyıcı ... Nakliyat firması çalışanı ... tarafından imzaladığını, bu hasardan davacının haberi olmadığını ileri sürmüştür. Davalı taraf ise, taşıma sırasında hasarın vuku bulduğunu, hasar tutanağı ile bu durumun saptanması sebebiyle ayrıca davacıya ihbarın gerekmeyeceğini, hasar tutarına ilişkin faturayı da davacıya tebliğ ettiğini, faturaya itiraz edilmediğini savunmuştur. Toplanan kanıtlar ve tarafların iddiaları uyarınca, davalının dayandığı hasar tutanağındaki
... isimli şahsın davacının alt taşıyan firmasının çalışanı olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davacının alt taşıyanı tarafından tutulan tutanak karşısında ihbarın yapıldığı ve gerçekleştirilen nakliye sırasında emtianın bir kısmının zarara uğradığının kabulü gerekmektedir. Ancak davalı tarafından düzenlenen yansıma faturasının davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve davacı defterlerine kaydedildiği ispatlanamadığından, mahkemece yapılacak iş, varlığı saptanan hasarın kıymetlendirilmesinden ibarettir. Kuşkusuz, davalının aynı sözleşme ilişkisinden kaynaklanan ve kötü ifa sebebiyle uğradığı zararın mahsubunu isteme hakkı bulunmaktadır. Bu durum karşısında, navlun alacağına dayanan bu davada davalının mallarının hasar gördüğü anlaşılmakla mahkemece davalının hasar iddiası ile ilgili inceleme yapılmadan, sadece davacının defterleri incelenmek sureti ile belirlenen rapor çerçevesinde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir. Bu sebeple, davalı yanın temyiz itirazları yerinde görülerek yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.