8. Hukuk Dairesi 2015/2983 E. , 2015/11220 K.
"İçtihat Metni"Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat tespiti
..... ve müşterekleri ile..... ve müşterekleri aralarındaki muhdesat tespiti davasının kabulüne dair Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi"nden verilen 23.10.2014 gün ve 110/529 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay"ca incelenmesi bir kısım davalılar .... ve .... vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.05.2015 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden..... ve ..... vekili, Avukat . ... geldi. Karşı taraftan .... ve müşterekleri vekili Avukat ... geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, paylı mülkiyet şeklinde taraflar adına kayıtlı bulunan 413 parsel üzerindeki kuruluk, samanlık ve 2 katlı binanın vekil edenlerine ait olduğunu, ortaklığın giderilmesi davası sırasında diğer paydaşların bu durumu kabul ettiklerini, ancak davalıların karşı koyduğunu ileri sürerek söz konusu muhtesatın müvekkillerine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar..... ve.... vekili, davanın yersiz açıldığını, dava konusu muhdesatın ortak muristen kaldığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, dâhili davalılar ...... ve Müberra Dinlen 07.06.2012 tarihli oturumda davayı kabul ettiklerini bildirmişlerdir.
Mahkemece, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi"nin bozma ilamına uyularak davanın kabulüne, 413 parsel üzerideki evin davacıların yakın murisi..... tarafından yapıldığı dolayısı ile mülkiyetinin davacılara ait olduğunun ve taşınmaz değerinin %12"sine isabet eden 12.480 TL. değerindeki iyileştirme ve değer artırıcı işlemin davacılardan İ.. A.. tarafından yapıldığının tespitine, karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan..... ile ...... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; muhdesat ve değer artırıcı iyileştirmelerin tespiti isteğine ilişkindir.
1-Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mahkemece Yargıtay 7. Hukuk Dairesi"nin bozma ilamına uyularak, sonucuna göre işlem tesis edildiğine göre, aşağıda yazılı nedenler dışındaki davalılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Mahkemece önceki kararda, taşınmaza yapılan iyileştirme ve değer artırıcı işlemlerin davacı tarafından yapıldığının tespitine ilişkin davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin hükmü temyiz etmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince; değer artırıcı giderlerin tespiti isteminde davacıların hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar
...
verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak taşınmaz üzerindeki muhdesatla ilgili delillerin değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiş, davalılar vekilinin başvurusu üzerine karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, iyileştirme giderlerine ilişkin mahkemenin vermiş olduğu önceki ret kararı, 7. Hukuk Dairesi"nce incelenmiş, ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığına işaret edilerek uygun görülmüş ve iyileştirme giderlerine ilişkin ret kararı kesinleşmiştir. O halde; kesinleşen ret kararına rağmen iyileştirme giderleri hususunda yeniden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı; mahkemece taşınmaz üzerindeki binanın davacıların murisi tarafından yapıldığının tespitine karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamı ile toplanan delillere uygun düşmemiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, ortak kök muris... 29.09.2003 tarihinde, davacıların yakın murisi ... ise; 03.04.2003 tarihinde ölmüştür. Yargılama sırasında dinlenen davacı ve davalı tanık beyanlarına göre, taşınmaz üzerindeki ortak muris Mustafa"ya ait önceki evin 1967 yılında meydana gelen depremde zarar görmesi nedeniyle yıkılarak yerine mevcut binanın peyder pey yapıldığı, muris ... ile... ölene kadar birlikte aynı evde yaşadıkları, arazilerin birlikte ekilerek elde edilen ortak gelirlerin binanın yapımında kullanıldığı belirlendiğine göre, muhdesatın ortak muris ... ile davacıların yakın murisi ...tarafından müşterek olarak yapıldığının tespitine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonunda evin tamamının davacıların yakın murisi ... tarafından yapıldığı anlaşıldığından mülkiyetinin davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Diğer yönden; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu"nun 718. maddesi hükmünde, arazi üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklandığından, taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatın taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Bu olgu gözönüne alındığında, kural olarak ve aksine bir hüküm bulunmadıkça taşınmaz üzerindeki muhdesatın mülkiyetinin tespiti dava edilemeyeceği gibi, mahkemelerce de muhdesatın taşınmazın arzına malik olanlar dışında başka bir kişiye ait olması sonucunu doğuracak şekilde hüküm verilemez. Ne var ki, çoğun içinde azın da bulunduğu, muhdesatın mülkiyetinin tespiti isteminin muhdesatın meydana getirildiğinin tespiti istemini de içerdiği gözönüne alındığında, mülkiyet tespiti istemiyle açılan davalarda, koşullarının varlığı ve davanın kanıtlanması halinde davaya konu "muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine" karar verilmesi gerekirken,"mülkiyetin davacılara ait olduğunun tespitine" karar verilmesi yerinde değildir.
SONUÇ: Davalılar ..... ile .... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda (2.) bentte yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK"nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca temyiz eden davalılar lehine BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1.) bentte yazılı nedenlerle reddine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.100,00 TL Avukatlık Ücreti"nin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılara verilmesine, taraflarca HUMK"un 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK"un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 1.776.10 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden bir kısım davalılar .. ve .. iadesine,12.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.