21. Hukuk Dairesi 2016/7947 E. , 2017/1707 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı Kurum tarafından gecikme zammına yasal faiz işletmek suretiyle tahsil edilen paradan şimdilik 5,000,00 TL " sinin ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak belirtildiği şekilde, sübut bulmayan davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı ... AŞ, dava dilekçesine ekli listede belirtilen ... Ürünleri Sanayi AŞ ... İşletme Müdürlüğü işyerinden borçlarını tahsil etmek amacıyla ..."nın açtığı icra takiplerinde gecikme zammına kanuni faiz işletmek suretiyle tahsil edilen şimdilik 5.000,00 TL"nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davacı tarafça dava konusu yapılan icra takip dosyaları bildirilmediği gibi re"sen yapılan araştırmada da bir sonuca ulaşılamadığından, eksiklik sebebiyle dava dilekçesinin reddine dair verilen ilk karar Dairemizin 27.12.2012 Tarih ve 2011/5185 E, 2012/24830 K sayılı kararı ile; davacının iddiasının dayanağı olan vakıaları ve iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği dava dilekçesinde açıklandığı halde yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle davacı tarafından iddia edilen devre ait bilgi ve belgeler celbedilip... Ürünleri Sanayi AŞ ile davacı ... AŞ arasında devir nedeniyle bir ilişki var ise, ... Ürünleri Sanayi AŞ ... İşletme Müdürlüğü işyeri hakkında ..."nca yapılan icra takibine ilişkin dosya celbedilip diğer deliller de toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, bozma kararına uyan mahkemece son olarak davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; ilk olarak ... 7. İş Mahkemesi"nin 2008/163 E sayılı dosyasında dava açıldığı, ancak mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile her bir işletmenin bağlı bulunduğu illerde ayrı ayrı davaların açıldığı, Başbakanlık Özelleştirme Dairesi Başkanlığı"nın başkanlık makamına yazdığı 24.09.1998 tarihli yazı ile; Bakanlar Kurulu"nun 20.05.1993 Tarihli kararı ile özelleştirme kapsamına alınan ..."nin 18 işletmesi ile 1 tesisinin özelleştirildiğinin, 1 işletmesinin ..."ye devredildiğinin ve kalan 4 işletmesinin de 1998 yılı içerisinde özelleşeceğinin, bu nedenle ..."nin ayrı bir genel müdürlük olarak faaliyetine devam etmesinin kaynak israfına neden olacağının belirtildiği ve ... AŞ"nin tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte ... ile birleştirilmesinin teklif edildiği, ... AŞ"nin 06.03.2000 tarihinde ... ile birleştiği, Başbakanlık Özelleştirme Dairesinin 23.08.2005 tarihli yazısı ile ..."ye; ..."nın tüm hak ve borçları ile birlikte şirketleri ile birleştirilmesine karar verildiğinin bildirildiği... Holding AŞ"nin de 01.09.2005 tarihli yönetim kurulu toplantısında ..."nın şirket ile birleştirilmesine karar verdiği, mahkemece davalı Kurum"dan 1.2510.01.01.000197.53.02-54 nolu iş yerinin dosyasının istenildiği, davalı Kurum tarafından; bu sicilli işyerinin,... Fabrika Müdürlüğü olarak 506 sayılı Yasa kapsamına alındığının, daha sonra ünvanının ... Orman Ürünleri San AŞ ... İşletme Müdürlüğü olarak değiştiğinin, iş yerinin 24.09.1998 tarihinde KTÜ Rektörlüğüne, 20.02.2007 tarihinde Rize Üniversitesi Rektörlüğüne devredildiğinin bildirildiği,... tarafından ise; ... Fabrikası alanının işletmesi ve işçileri ile birlikte 06.10.2006 tarihinde... Üniversitesi"ne devredildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, her ne kadar mahkemece işyeri devri araştırılmışsa da; davalı Kurum tarafından, ... Orman Ürünleri Sanayi AŞ ... İşletme Müdürlüğü işyerinden borçlarını tahsil etmek amacıyla başlatılan icra takibine esas dosya incelenmeden, devir yoksa bile davacı tarafından borç ödenmiş ise işin esasına girilmesi gerektiği göz ardı edilerek sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
06.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.