11. Hukuk Dairesi 2017/585 E. , 2018/6310 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/05/2016 tarih ve 2014/690-2016/254
sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... A.Ş. ... Şubesinde 1999 yılında hesap açtığını, mevduatının talimatı ve ...’nın izni olmaksızın ... Bankasına gönderildiğini, müvekkilinin en başından beri mevduatının ... Bank A.Ş.’de olduğunu düşündüğünü, havale talimatının başkaları tarafından doldurulduğunu ve banka çalışanın imzasının da olmadığını, işlem nedeniyle davalı bankanın sorumlu olduğunu belirterek 2.600,00 TL’nin 16/12/1999 tarihinden itibaren dönemsel olarak işleyecek değişen oranlarda kısa vadeli kredilere uygulanan avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ...’nin hisse devir sözleşmesi gereği sorumluluğu üzerine aldığını, davanın taraf değişikliği ile re"sen ...’ye yöneltilmesi gerektiğini, aleyhlerine açılan davanın husumetten reddi gerektiğini, ayrıca mevduatın açılmasından bu yana 10 yılı aştığından zamanaşımı nedeniyle de davanın reddi gerektiğini, öte yandan hata veya hile söz konusu ise hak düşürücü sürenin de geçtiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının mevduatını yatırdığı ... Bank A.Ş.’nin 21/12/1999 tarihinde fona devredildiği ve ... bünyesinde diğer bankalarla birleştirilip ... grubuna devredildiği akabinde ... grubunun hisselerinin tamamını 07/07/2008 tarihinde davalıya sattığını ve ticaret unvanının ... olarak değiştirildiği bu nedenle husumet itirazlarının yerinde olmadığı, paranın ... hesabına yatırıldığına dair muhasebe kaydının bulunmadığı, zamanaşımının davacının zararının ... Bankasından tahsil etme imkanının kalmadığının anlaşılmasından itibaren başlayacağından bahisle mezkur def"inin de yerinde olmadığı gerekçesiyle 2.600,00 TL’nin yatırıldığı 16/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava tarihi olan 24/10/2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun"un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun"un 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın re"sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re"sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.