11. Hukuk Dairesi 2017/760 E. , 2018/6315 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi’nce verilen 26/12/2016 tarih ve 2016/32-2016/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 01/01/2013 tarihinden itibaren elektrik dağıtım sektöründe faaliyet gösterdiğini, "..." markasının tescili için yaptığı başvurunun davalı şirkete ait "..." markası ile karıştırılması ihtimali bulunduğundan bahisle, davalının yaptığı itiraz üzerine reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazın ... ... tarafından reddedildiğini, her iki markanın karıştırılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin elektrik dağıtım ve perakende hizmeti verdiğini, davalının ise elektrik dağıtım hizmetine ilişkin hiçbir faaliyetinin bulunmadığını, müvekkiline ait "..." markasının tescilsiz kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığını, bu nedenle 556 sayılı KHK"nın 7/2 maddesi uyarınca marka başvurusunun reddedilemeyeceğini ileri sürerek davalı ... ... kararın iptali ile markanın tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; davacının iki aylık dava açma süresini geçirdiğini, davacının markası ile redde mesnet alınan markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, iltibas ihtimalinin bulunduğunu, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili; davacıya ait ... başvurusu ile müvekkiline ait ... markasının benzer olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, aynı tür hizmetleri kapsadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre; davacının "..." başvuru markasıyla, davalının "..." ibareli tescilli markası arasında okunuş, görsel ve işitsel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, orta düzeydeki tüketici kitlesi nezdinde aradaki farklılığın algınamayacağı, bu nedenle
bilirkişi raporu doğrultusunda 556 sayılı KHK"nın 8/1-b maddesi anlamında iltibasın bulunduğu, davacı bakımından aynı KHK"nın 7/2. maddesinin uygulama imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden kanuna aykırı bulunmadığı gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK"nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. madddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15/10/2018 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.