Abaküs Yazılım
4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/14894
Karar No: 2021/2978
Karar Tarihi: 14.06.2021

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/14894 Esas 2021/2978 Karar Sayılı İlamı

4. Hukuk Dairesi         2021/14894 E.  ,  2021/2978 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
    MAHKEMESİ : Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 8.06.2021 Salı günü davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... geldiler. Davalı ... adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili ile davalı ... vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    -K A R A R-
    Davacı vekili; Müvekkili ile davalılardan ..."in tarafı olduğu Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018-626 Esas, 2019-118 K. Sayılı dosyasında, davalı ..."in Giresun 3. İcra Müdürlüğünün 2018/16841 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın kaldırılarak takibin devamına karar verildiğini, Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli kararından 1 hafta önce davalıların kendi aralarında Giresun İli, Keşap İlçesi ... Mah. Sahil Mevki ... Ada ... Parsel B Blok 5. Kat 23 nolu taşınmazda alım satım işlemi yaptıklarını, satış işleminin amacının mal kaçırmak olduğunu, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, davalı borçlu ..."in taşınmazda ikamet etmeye devam ettiğini belirterek dava konusu taşınmazın satışının muvazaalı olması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı ... vekili; müvekkilinin maddi olarak zor durumda kalması nedeniyle evini sattığını, eve ilişkin bedelin 14/03/2019 tarihinde alıcı ... tarafından iki kısım halinde müvekkilinin hesabına yatırıldığını, müvekkili ile ..."ın 14/03/2019 tarihinde kira sözleşmesi hazırladıklarını, müvekkilinin aylık 300,00 TL kira karşılığında evde oturmaya devam ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Davalı ...; davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, ivazlar arasında misli bir farkın olduğundan söz edilmesinin mümkün olmadığı, öte yandan davacı alacaklı tarafından, davalı üçüncü kişi ..."ın, davalı borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve alacaklılarına zarar verme kastı ile hareket ettiğini bildiğine veya bilmesi gerektiğine ilişkin somut bir delil ileri sürülmediği, sadece dosya kapsamında davacı tarafın; dava konusu taşınmazda davalı borçlunun ikamet ettiğini
    beyan ettiği, bu hususun ise davalı 3.kişinin davacı tarafa zarar kastı ile hareket ettiğini açık bir şekilde ortaya koymadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
    Trabzon Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK"nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
    İİK"nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
    Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
    Somut olayda, davalı üçüncü kişi ..."ın, davalı borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve alacaklılarına zarar verme kastı ile hareket ettiğini bildiğine veya bilinmesi gerektiğine ilişkin somut bir delil ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemiştir.
    Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli ile gerçek değeri arasında bir bedel farkı bulunmadığı sabit olmuştur. Borçlu ile davalı 3.kişi arasında bir akrabalık bağı olduğu da ispatlanmamıştır. Ancak; davalı borçlu ve 3.kişinin Giresun Keşap İlçesi Yoliçi Mahallesi nüfusuna kayıtlı oldukları, davalı 3.kişinin Yoliçi Mahallesinde, davalı borçlunun ise dava konusu taşınmazda ikamet ettiği, yargılama sırasında davalı 3.kişi ...’ın diğer davalı borçluyu aynı köylüsü olması nedeniyle tanıdığını, 20-25 yıllık arkadaşı olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
    Bu durumda mahkemece, davalı 3.kişi ...’ın İİK’nun 280/1.maddesi kapsamında borçlunun mali durumunu ve alacaklılarını ızrar kastını bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olup olmadığının değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyize konu yerel mahkeme kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA; HMK 373/1 maddesi gereğince istinaf mahkemesinin esastan red kararının kaldırılarak dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi