3. Ceza Dairesi 2016/2925 E. , 2017/289 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ... müdafiinin, katılan sıfatına yönelik temyiz talebinin süresinde olmaması nedeniyle, reddine karar verilerek yapılan incelemede;
1) Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanuna Muhalefet Etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesi"nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödememesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun"un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK"un 322. maddesi gereğince, hükmün TCK"nin 52/4 maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkrasından " 5275 sayılı kanunun 106.maddesi gereğince hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan tebligata rağmen 30 gün içinde seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmesine başlanmadığı veya başlanıp da devam edilmediği takdirde 5275 sayılı yasanın 106/3 maddesi uyarınca para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına (İhtarat yapılamadı)" şeklindeki cümlenin çıkartılarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında silahla organ işlevinin zayıflamasına neden olacak şekilde kasten yaralama ve sanık ... hakkında silahla kasten yaralama ile iki kez 6136 sayılı Kanuna Muhalefet etme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine; Ancak;
a) Sanık ..."in savunmasında, aracıyla seyir halinde iken, katılan sanık ..."in içerisinde bulunduğu araç ile yolunun kesilerek ateşli silahla saldırıda bulunulması üzerine, yanında bulunan silahla karşılık verdiğini beyan ettiği, tanık ..."ın da soruşturma aşamasında alınan kolluk beyanında, ..."ın ateş etmesi üzerine sanık ..."in silahla karşılık verdiğini beyan ettiği olayda, katılan sanık ..."in eyleminin meşru müdafaa veya ağır tahrik altında nitelikli yaralama olup olmadığı hususlarının tartışılmaması,
b) Sanık ..."in aracının yakılması ile ilgili ... hakkında kamu davası açıldığı ve Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2012/187 esas sayılı dosyasında yargılamanın yapıldığı dikkate alınarak, anılan davanın sonucuna göre, sanık ... hakkında hükmedilecek cezadan, haksız tahrik nedeniyle yapılacak indirim ve derecesinin takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Tanık ..."ın idaresindeki araçta yapılan aramada ele geçen ve 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak bıçaklardan olan kamanın, aidiyeti hususu sanık ... ve ..."tan sorulup açıklattırılmadan, sanık ..."in yasak bıçak taşıma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
d) Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanuna Muhalefet Etme suçlarından kurulan hükümlerde; para cezası yönünden 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödememesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
e) Anayasa Mahkemesi"nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
f) Kabule göre; sanık ... hakkında ruhsatsız tabanca ve yasak niteliğe haiz bıçaklardan olan kama bulundurması eylemlerinin tek suç oluşturduğu, sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna Muhalefet Etme suçundan bir kez mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde ayrı ayrı ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun"un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 19/01/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.