23. Hukuk Dairesi 2015/8382 E. , 2017/3097 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasında 01.04.2010-31.12.2010 tarihleri arasında geçerli olmak üzerine "Pay ve Fiyat Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin 12. maddesinde belirlenen durum halinde, depozito olarak tutulan paranın 14 gün içende tur operatörüne iade edileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkil firmanın İsrail asıllı bir şirket olup ülkeler arasında yaşanan olumsuz durumlardan dolayı 12. maddeye göre satışın yapılamadığını, 14 günlük sürenin geçmesine rağmen miktarın iadesinin yapılmadığını, konu ile ilgili olarak 15.06.2010 tarihinde davalı tarafa depozitonun iadesini talep eden yazı ve ihtarname gönderildiğini, davalının ihtara cevap vermediğini, depozito bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibin haksız itiraz üzerine durdurulduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra-inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle yetki ve zamanaşımı itirazında bulunarak, müvekkilinin sözleşmedeki tüm edimlerini yerine getirerek sözleşmede belirtilen şartlarda oteldeki odaları davacı acenta için ayırıp, boş tuttuğunu ancak davacı tarafın sözleşmenin 12. maddesini bahane ederek yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı tarafın dava dilekçesinde siyası gerilim tarihinden ve ne olduğundan hiç bahsetmediğini, depozitonun iadesinin talep edildiği tarihin sözleşme bitiminden 1 yıl sonra olduğunu kaldı ki davacının 12. maddeye göre derhal bildirimde bulunması gerekirken böyle bir bildirimin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında Garanti Kontenjan Sözleşmesi bulunduğu, davacı tur operatörünün İsrail uyruklu yabancı bir firma olması ve İsrail Devletiyle ülkemiz arasındaki siyası ilişkiler ve gerilimler nedeniyle davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği, sözleşmenin 12. maddesi ile, iki ülke arasındaki siyasi gerilimlerin mücbir sebep olarak kabul edilip bu durumda tarafların sorumlu tutulamayacağının ve böyle bir durumda depozito olarak tutulan paranın da tur operatörüne iade edileceğinin kararlaştırıldığı, davalının usulünce tutulan ticari defterlerinde davacıdan avans olarak alınan 233.373,93 USD tutarında borcun kayıtlı olduğu, bunun avans olarak davalıya verilen depozito parası olduğu ve bu paranın sözleşmenin 12. maddesindeki mücbir sebep düzenlemesiyle davacıya iadesinin gerektiği, alacağın likit olmadığı, davacının kötüniyetli oluşu ispatlanamadığı, davalının temerrüdünden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi uyarınca yapılan yabancı para borcuna ilişkin faiz .../...
S.2.
hesabı sonucu icra takip tarihine kadar olan işlemiş faiz tutarının da 985,36 USD olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin katılma yoluyla tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı tarafça icra inkâr tazminatı talebinde bulunulmuştur.
Hükme esas alınan raporda, dava konusu edilen depozito alacağının, davalı tarafın usulünce tutulan ticari defterlerinde davacıdan avans olarak alınan bedel olarak kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, alacağın yargılamayı gerektirmediği ve likit olduğu gözetilerek davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı gerekçe ile yazılı şekildi hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin katılma yoluyla tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.