1. Ceza Dairesi 2016/1085 E. , 2017/1042 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme, tehdit
HÜKÜM : TCK.nun 81/1, 62/1, 53/1, 63, 54. maddeleri uyarınca 25 sene hapis cezası,
TCK.nun 106/1, 43/1-2, 62. maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası, CMK.nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Temyizin kapsamına göre; sanık ... hakkında, maktul ..."yi kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne hasren yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ..."nın, maktul ..."yi kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik incelemeye yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
Sanığın aksi sabit olmayan savunmasına göre, maktulün kendisine yumruk atması üzerine, bıçak ile muhtelif yerlerinden bıçakladığını ifade ettiği ve sanığın sağ mandibulada hassasiyet bulunduğuna yönelik kati hekim raporunun bulunması karşısında, sanık hakkında tahrik nedeniyle TCK.nun 29. madde gereğince asgari hadden indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin .../...
08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri doğrultusunda sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA 04/04/2017 gününde, sayın Üye ... ve sayın Üye ..."ın karşı oyu ile oyçokluğu ile karar verildi.
(M) (M)
KARŞI OY :
Maktul ... ile katılan ..."ın kardeş oldukları, katılan ... sanıktan aldığı kaçak sigara parasının bir kısmını ödemeyerek onu oyaladığı, bunun üzerine sanığın katılan ..."a cep telefonu ile mesaj göndererek “ya sen benim anamı sinkaf edeceksin, ya da ben senin ananı sinkaf edeceğim, paramı vermezsen sen ya da ailenden kim denk gelirse vuracağım” diye tehdit ettiği, bunu çevredeki bazı şahıslara da söylediği, 29/10/2012 günü saat:15.00-16.00 sıralarında tanık ..."ın dükkanında katılan ..."a yönelik benzer sözler söylediği, yine tanık Mehmet Bilgi"nin ifadesinde belirttiği üzere, olay günü “o benim paramı bu gece getirecek, ben adamın anasını sinkaf eder gebertirim” diyerek gerçekleştireceği eylemi ve kararı o na da söylediği, sanık açıkça alacağını alamadığı takdirde katılan ... veya ailesinden birinin öldürme iradesini önceden defalarca ortaya koyduğu, öldürmek için artık başka ve yeni bir tahrike gerek bulunmadığı,
Olay günü saat:19.00 sıralarında muhtar Şükrü Parlak, sanığın ağabeyi Murat"ı telefonla arayarak, sanığın alkollü olarak sağa sola sataştığını, birinin başına bela olabileceğini, gelip eve götürmesini söylediği,
Sanık soruşturma aşamasında, müdafii huzurundaki savunmasında; “paramı vermezse kendisini veya ailesinden karşısına kim çıkacaksa onu vuracağını” söylediğini, ancak ..."ın kendisini dikkate almadığını, kendisi de olay günü alkol alarak evdeki ekmek bıçağını yanına aldığını, bıçağı keskinleştirdiğini ve onların evine gittiğini, konuşacağını söyleyerek maktul ..."yi evden aldığını ve onu vurduğunu beyan ettiği, anlaşılmıştır.
Sanığın doktor raporunda, sağ mandibulada (çene) hassasiyet belirtildiği ve sanığın kanında normal değeri 0-10 mg. olan 140,1 mg. alkol bulunduğu belirtilmiştir.
Diğer bir anlatımla, sanığın görünürde herhangi bir darp cebir izi bulunmadığı
belirtilmiştir. Hassasiyet, doktor raporu ile belirlenebilir bir bulgu olmayıp, sanık çenesinden darbe aldığını söyleyince, doktor da, raporuna hassasiyet olarak yazmıştır.
Bir an için gerçekten sanığın çenesinde yumrukla vurmaya bağlı hassasiyet bulunduğunu kabul edelim. Sanıkta yüksek oranda alkol bulunduğu tespit edilmiştir. Maktul, altısı göğüs kısmına, ikisi karın kısmına, biri kol kısmına olmak üzere 9 kesici delici alet yarası almıştır. Sanık 25, maktul 38 yaşlarındadır. Bu durumda olan sanık, maktule bıçakla defalarca vururken, maktulün sanığa bir kez vurabilmesi olayın meydana geliş şekline daha uygun düşmektedir.
Bu itibarla, sanığın mağdur veya ailesinden birini vuracağını önceden etraftakilere defalarca söylediği, bunun için artık maktulün sanığa haksız harekette bulunmasına gerek ve neden bulunmadığı, bu nedenle sanığın evden ekmek bıçağı alarak onu biletip keskinleştirdiği, bu amaçla maktul ve mağdurun kaldığı eve gittiği, mağdur ..."ın evde olmaması üzerine, önceden karar verdiği şekilde dışarı çıkan Ali"ye defalarca bıçakla vurarak onu öldürdüğü, soruşturma aşamasındaki savunmasının son bölümünde açıkça olayı özetleyecek biçimde “Ali karşıma çıktı, ben de onu vurdum” dediği, böylece maktulden sanığa yönelik haksız tahrik oluşturacak söz ve davranış bulunmaması karşısında, olaya uygun düşmeyen, herhangi bir bulgu tarif edilmeyen doktor raporuna dayanılarak, sanık lehine haksız tahrik indirimi yapılması yönündeki sayın çoğunluk görüşüne katılamıyoruz.
04/04/2017 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...."ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukat ..."in yokluğunda 06/04/2017 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.